Şirketin feshi ve tasfiyesi | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4170 E. 2011/7918 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin feshi ve tasfiyesi↗ organsızlık↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ba beyannamesi↗ şirketin feshi↗ pasif husumet yokluğu↗ yargılama giderleri↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ fesih↗ husumet yokluğu↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ harç↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin yaptırdığı inşaat seviyesinin %6,67 oranında tamamlandığı 2004 yılı yevmiye ve envanter defterlerinde bir muhasebe kaydının bulunmadığı, Uray Vergi Dairesi'ne en son kurumlar vergisi beyannamesinin boş olarak verildiği, bu yıldan sonra da başka bir beyanname verilmediği, 2004 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin ekindeki bilançoya göre şirketin ödenmiş sermayesinin (127.00) TL olup bunun (125,430) TL'nın inşat maliyetlerine harcandığı, davalı şirketin 19.04.2004 tarihinden bu yana organsız kaldığı, şirketin atıl bırakılarak esas amacının yerine getirilmesinin imkansızlaştığı, şirket sermayesinin TTK'nun 324.maddesi anlamında azaldığı, şirkete 31.07.2006 tarihinde kayyum atandığı, 2 yıl boyunca genel kurulun toplanamadığı ve taraflar arasındaki çekişme nedeniyle şirket organlarının oluşturulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'in tayinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, TTK.’nun 434/2. ve 435. maddelerine dayalı olarak açılan bu türden bir davada, husumetin tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise dava, hem şirkete hem de ortaklara karşı açılmış, mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, ancak davalılar yönünden her hangi bir ayrım yapılmadan tüm davalılar yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur.
Mahkemece tüm davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, mümeyyiz gerçek kişi davalılar vekilince davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin karar da temyiz edildiğinden, bu noktada öncelikle davalı ortaklar ve mirasçılarının, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine dair işbu kararı temyiz etmekte hak ve hukuki yararlarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir. Zira ortakların şirketin fesih ve tasfiyesi hakkındaki kararı kendileri veya şirket adına temyiz etme hak ve yetkileri olmadığı gibi, somut uyuşmazlıkta şirket yönünden verilen fesih ve tasfiye kararı, şirketin yetkili temsilcisi tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Bu durum karşısında, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un, mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının hak ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Her ne kadar mümeyyiz davalıların ortağı oldukları davalı şirket hakkındaki fesih ve tasfiye kararını temyiz etmekte hak ve hukuki yararları yoksa da, kendileri yönünden verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararlarının bulunduğu kuşkusuzdur. Zira yukarıdaki bentte de açıklandığı üzere, mahkemece davalı şirketin yanında diğer ortaklar ve mirasçıları yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ve anılan davalılar da yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur. Oysa bu türden bir davada fesih ve tasfiyesi istenen şirket dışındaki davalı ortaklara ve mirasçılarına husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı gibi, anılan davalılara husumetin düşüp düşmeyeceği konusu, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken hususlardandır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı şirket dışındaki davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4170 E. , 2011/7918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarih ve 2006/81 - 2008/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2011 gününde davacılar vekili Av. ... ile davalılar ... vekili Av...., ... Kaplıca Turz. - Tarım San. Tic. A.Ş. Kayyum...gelip, davetiye tebliğine rağmen diğer davalılar duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin toplam 1/3 oranında hissesinin bulunduğu davalı şirketin 10.04.2001 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliğine 3 yıllığına müvekkili ... ile davalılar ... ve ...'in seçildiğini, 2003 yılının başında ...'in şirket defterlerini Kayseri'ye götürdüğünü, bu tarihten itibaren şirketin genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarını yapamadığını ve tüm faaliyetinin durduğunu, TTK'nun 434/2.maddesi uyarınca şirketin amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini, sermayesinin sıfırlanıp yaptırdığı kaplıca tesisinde 2002 yılı sonundan bu yana hiçbir çalışmanın yapılmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini ve tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı şirketin yaptırdığı inşaat seviyesinin %6,67 oranında tamamlandığı 2004 yılı yevmiye ve envanter defterlerinde bir muhasebe kaydının bulunmadığı, Uray Vergi Dairesi'ne en son kurumlar vergisi beyannamesinin boş olarak verildiği, bu yıldan sonra da başka bir beyanname verilmediği, 2004 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin ekindeki bilançoya göre şirketin ödenmiş sermayesinin (127.00) TL olup bunun (125,430) TL'nın inşat maliyetlerine harcandığı, davalı şirketin 19.04.2004 tarihinden bu yana organsız kaldığı, şirketin atıl bırakılarak esas amacının yerine getirilmesinin imkansızlaştığı, şirket sermayesinin TTK'nun 324.maddesi anlamında azaldığı, şirkete 31.07.2006 tarihinde kayyum atandığı, 2 yıl boyunca genel kurulun toplanamadığı ve taraflar arasındaki çekişme nedeniyle şirket organlarının oluşturulamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'in tayinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ... temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, TTK.’nun 434/2. ve 435. maddelerine dayalı olarak açılan bu türden bir davada, husumetin tasfiyesi istenen şirkete yöneltilmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkta ise dava, hem şirkete hem de ortaklara karşı açılmış, mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş, ancak davalılar yönünden her hangi bir ayrım yapılmadan tüm davalılar yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuştur.
Mahkemece tüm davalılar hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi ve yargılama giderleri yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, mümeyyiz gerçek kişi davalılar vekilince davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin karar da temyiz edildiğinden, bu noktada öncelikle davalı ortaklar ve mirasçılarının, davalı şirketin feshi ve tasfiyesine dair işbu kararı temyiz etmekte hak ve hukuki yararlarının bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekir. Zira ortakların şirketin fesih ve tasfiyesi hakkındaki kararı kendileri veya şirket adına temyiz etme hak ve yetkileri olmadığı gibi, somut uyuşmazlıkta şirket yönünden verilen fesih ve tasfiye kararı, şirketin yetkili temsilcisi tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un, mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının hak ve hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Her ne kadar mümeyyiz davalıların ortağı oldukları davalı şirket hakkındaki fesih ve tasfiye kararını temyiz etmekte hak ve hukuki yararları yoksa da, kendileri yönünden verilen kararı temyiz etmekte hukuki yararlarının bulunduğu kuşkusuzdur. Zira yukarıdaki bentte de açıklandığı üzere, mahkemece davalı şirketin yanında diğer ortaklar ve mirasçıları yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ve anılan davalılar da yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmuştur. Oysa bu türden bir davada fesih ve tasfiyesi istenen şirket dışındaki davalı ortaklara ve mirasçılarına husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı gibi, anılan davalılara husumetin düşüp düşmeyeceği konusu, yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gereken hususlardandır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı şirket dışındaki davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un, davalı şirket hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... vekili ile ... (...), ..., ... ve ...’un temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029189200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz