Zamanaşımının kesilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12725 E. 2013/15487 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zamanaşımının kesilmesi↗ zamanaşımı defi↗ davanın konusu↗ sözleşmeden doğan dava↗ sigorta sözleşmesi↗ ek prim↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, işbu davanın ek dava niteliğinde olduğu, taraflar arasında davanın konusu, tarafları ve sebepleri aynı olan kesin hükmün bulunduğu, kesin hüküm ve esas teşkil eden ve bilirkişi raporu ile belirlenen 94.572,51 TL davacı zararından önceki dosyada alınan 10.000 TL düşülmek sureti ile davacının kalan 84.572,51 TL alacağının tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.572,51 TL’nin poliçelerin iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz konusundaki fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait araçların zorunlu mali sorumluluk poliçelerinin tanzimi hususunda yapılan sözleşme doğrultusunda tanzim edilmiş sigorta poliçelerinin bir kısmının iptal edilmesi sonucu davacı araçlarının sigorta dışında kalması nedeniyle ödenen primlerin iadesi ve yeni poliçelerin cezalı yapılması ile hasarsızlık indirimlerinden yararlanılamaması nedeniyle alacak istemine ilişkindir. TTK’nın 1268'nci maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta sözleşmesinden doğan tüm taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından açılan Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/458-2008/436 kararı ile sonuçlanan ilk dava 26.08.2005 tarihinde açılmış, 2004-2005 yılları arasında da davalının poliçeleri davalı tarafından iptal edilmiştir. İşbu ek dava ise 05.02.2009 tarihinde açılmıştır. Kısmi dava açılması ile alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan kesim için zamanaşımı kesilir ve fakat dava dışı kalan ve saklı tutulan kesim hakkında zamanaşımının kesilmesi mümkün değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda davalının zamanaşımı def’i değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiçbir gerekçe gösterilmeden zamanaşımı definin reddi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/480 E. 2017/3380 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · haksız eylem · tescilsiz tasarım · maddi hata · infaz · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ine dayalı bir kullanım, tescilli hak kullanımı, meşru, yasal bir kullanım olarak kabul edilse de, davalının anılan markaları kullanırken aynı zamanda, davacıya ait «tescilli tasarımları» da taklit ettiği, bilirkişi tarafından 32.572,46 TL «yoksun kalınan» kâr olabileceğinin hesaplandığı, davalının «haksız eyleminin» nitelik ve boyutlarına, sonuçlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre de 15.000 TL manevi tazminatın da olaya uygun olduğu gerekçesiyle davalının, davacıya ait ambalaj tasarımları olan 2010/01652 sayılı tescilli tasarımı ihlal ederek üretim ve satış yapma eyleminin tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına 33.572,46 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
… celsede verilen kısa kararda “33.572,46 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine” karar verilmiş, karar gerekçesinde ise «maddi tazminat» miktarını 32.572,46 TL olarak belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, duruşma esnasında «maddi hata» yapılarak kısa karara 33.572,46 TL olarak geçirildiği, hükümde yer alan 33.572,46 TL'nın 32.572,46 TL olarak kabul edilmesi gerektiği, 1.000 TL'lik fark için haklı …
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12725 E. , 2013/15487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/04/2011 tarih ve 2009/62-2011/164 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...ile davalı vekili Av.... Çorumlu dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait olan araçların davalı ... tarafından sigortalandığını ve sigorta primlerinin ödendiğini, ancak bilgi haricinde bu poliçelerin büyük bir kısmının davalı tarafından iptal edildiğini, bu durumda müvekkilinin zararının tesbiti için açılan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/457-406 karar sayılı dosyası ile dava açıldığını, zararın o dosyada belirlendiğini, iptal nedeniyle davalının müvekkiline 73.933,71 TL ödemesi gerektiği ve yine iptal nedeniyle idarenin uğramış olduğu ve sonradan ödemek zorunda kaldığı zarar miktarının da 20.638,80 TL olduğunun tesbit edildiğini, işbu davanın ise bakiye alacak için açıldığını ileri sürerek 84.572.51 TL’nin faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca daha önce açılan davanın sonucunun beklenilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, işbu davanın ek dava niteliğinde olduğu, taraflar arasında davanın konusu, tarafları ve sebepleri aynı olan kesin hükmün bulunduğu, kesin hüküm ve esas teşkil eden ve bilirkişi raporu ile belirlenen 94.572,51 TL davacı zararından önceki dosyada alınan 10.000 TL düşülmek sureti ile davacının kalan 84.572,51 TL alacağının tahsili gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 84.572,51 TL’nin poliçelerin iptal tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz konusundaki fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait araçların zorunlu mali sorumluluk poliçelerinin tanzimi hususunda yapılan sözleşme doğrultusunda tanzim edilmiş sigorta poliçelerinin bir kısmının iptal edilmesi sonucu davacı araçlarının sigorta dışında kalması nedeniyle ödenen primlerin iadesi ve yeni poliçelerin cezalı yapılması ile hasarsızlık indirimlerinden yararlanılamaması nedeniyle alacak istemine ilişkindir. TTK’nın 1268'nci maddesinde sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta sözleşmesinden doğan tüm taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. Davacı tarafından açılan Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/458-2008/436 kararı ile sonuçlanan ilk dava 26.08.2005 tarihinde açılmış, 2004-2005 yılları arasında da davalının poliçeleri davalı tarafından iptal edilmiştir.
İşbu ek dava ise 05.02.2009 tarihinde açılmıştır. Kısmi dava açılması ile alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan kesim için zamanaşımı kesilir ve fakat dava dışı kalan ve saklı tutulan kesim hakkında zamanaşımının kesilmesi mümkün değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda davalının zamanaşımı def’i değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hiçbir gerekçe gösterilmeden zamanaşımı definin reddi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028931300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz