Muaccel alacağın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanamaması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/30 E. 2025/89 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz talebinde, alacağın varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç ise ortada muaccel bir para alacağı bulunduğundan söz edilemez; alacaklı, İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca alacağının varlığını, rehinle temin edilmediğini ve muacceliyetini yaklaşık ispat düzeyinde mahkemeye kanaat getirecek şekilde kanıtlamak zorundadır. Karşı yanın beyanı alınmadan, tek taraflı sunulan delillerle bu düzeyde ispat sağlanamamışsa, ihtiyati haciz talebinin reddi isabetlidir; borçlunun icra takibine itirazında sebep bildirmemesi, ileride açılacak davada delil ve savunma sunmasına engel değildir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati haciz için muaccel alacağın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanıp kanıtlanmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerle (özellikle fatura, cari hesap dökümü, e-posta ve nakliye belgeleri) bakiye alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ispatlandığını, alacağın muaccel ve likit olduğunu, davalının bir e-postada borcunu ikrar ettiğini, ayıplı ifa ve zarar iddiasının asılsız ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabulünü istemiştir.
Gerekçe: İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır. Bu kapsamda talep eden, bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmelidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesiyle birlikte yapılmıştır. Davalının icra takibine itiraz ederken sebep bildirmemesi, itirazın iptali davasında delil sunmasına engel değildir. Davacının sunduğu delillere karşı yanın beyanının alınmadığı bu evrede, muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz talep edilmesi mümkün olduğundan, yasal koşullar bulunmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanmadığı yönündeki ara kararda isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İhtiyati haciz talebinde alacağın varlığı ve muacceliyetinin yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanması gerektiğine, tek taraflı sunulan delillerle bu düzeyin sağlanamayacağına ve icra takibine itirazda sebep bildirilmemesinin ileride delil sunmaya engel olmayacağına ilişkin değerlendirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ muacceliyet↗ para alacağı↗ itirazın iptali davası↗ rehinle temin edilmemiş alacak↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/30
KARAR NO 2025/89
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/11/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2024/859 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP VE DAVA
Davacı vekili, Müvekkili alacaklı şirket tarafından, davalı borçlu şirket aleyhinde 13.08.2024 tarihinde, Beykoz İcra Dairesi'nde... E. sayılı dosyasında 80.130,00 Euro bakiye alacak için ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında, davalı şirketin ürün sipariş talepleri doğrultusunda çeşitli anlaşmalar yapıldığını, ürünlerin tamamının teslim edildiğini ve ödemelerin kısmen tahsil edildiğini, müvekkil şirketin son satış ilişkisinden kalan bakiye alacağının ödenmediğini, davalı şirket tarafından, ürünlerin ayıplı olduğu, üretim hatası olduğunun iddia edildiğini, ancak ürünlerin ayıplı olmadığının, üretim hatası olmadığının ve ürünlerde yaşanan sorunun üretimden değil tamamen davalı şirketin hatalı uygulamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, ihtara rağmen bakiye borcun ödenmediğini, davalının ekonomik sorunlar yaşadığı görüldüğünden, rehinle teminat altına alınmamış bakiye alacağın tahsil kabiliyetinin yok olamaması için borçlunun borcunu karşılayabilecek derecede menkul, gayrimenkul ve 3.
Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, talep edenin alacağının varlığının, varsa da miktarının tespitinin ancak yargılama sonucu gerçekleşebileceği, buna bağlı olarak alacağının muacceliyetin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlanamadığı, öte yandan vadesi gelmemiş borca ilişkin şartların varlığına dair bu aşamada dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle İİKnın 257 ve 258 maddesinde düzenlenen yasal şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili; dava dilekçesi ekinde sunulan ve özellikle Ek 4 kapsamında sunulan belgelerde bakiye alacağın varlığı ve miktarının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ispatlandığını, 80.130-Euro bakiye kalan alacağın 13/03/2024 tarihli, 93.640-Euro miktarlı faturadan ve 04/04/2024 tarihli cari hesap dökümünden açıkça görüldüğünü, bakiye alacağın muaccel ve likit olduğunu, e-posta içeriğinden ve nakliye belgelerinden de anlaşılacağını, 02/05/2024 tarihli e-postada davalının müvekkiline olan borcunu ikrar ettiğini, asılsız ayıplı ifa ve zarar iddiası ve kötüniyetli borca itirazın davalının yaşadığı ekonomik sorunların göstergesi olduğunu, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı vekili, davalı aleyhinde bir adet fatura bakiyesi nedeniyle alacaklı olduklarını, davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek alacak miktarı kadar ihtiyati haciz talebinin reddi üzerine istinaf başvurusunda bulunmuştur. İİK'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. İhtiyati haciz talebinin dava dilekçesi ile birlikte yapıldığı anlaşılmaktadır.Davalının başlatılan icra takibine itiraz ettiği ,itirazında sebep bildirmemesi,itirazın iptali davası açıldığında delil bildirmesine engel değildir. Davacının sunduğu delillere karşı karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. İcra takibine itirazda delil gösterilmemesi halinde de davalı açılacak davada verilecek cevap ile birlikte delillerini ve savunmalarını sunulabilecektir.
Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında sonuç olarak ihtiyati haciz talebinin yasal koşulları bulunmadığından, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik ara kararda isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf sebebi yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/10287 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi