Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6350 E. 2024/2632 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ aaüt↗ kişilik hakları↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ tanıma↗ bedelsizlik↗ müteselsil sorumluluk↗ ciro↗ yargılama giderleri↗ alacak davası↗ kâr kaybı↗ kâr dağıtımı↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ ilan↗ kusur↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/120 E., 2018/83 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Yayıncılık San.Tic.A.Ş. (...Yayıncılık) ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Yayıncılık vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2013 yılında ... tarafından yazılan ve ...Yayıncılık tarafından yayınlanıp dağıtılan "ANAYASA HUKUKU" isimli kitapta, müvekkilinin "Anayasa Hukukuna Giriş", "Devletin Genel Teorisi", "Hukuk Açısından Monarşi ve Cumhuriyet Kavramlarının Tanımı Sorunu", "Üniter Devlet ve Demokratik Açılım", "Cumhurbaşkanı-Hükümet Çatışması: Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddebilirmi" adlı eserlerinden usulsüz alıntıların bulunduğunu, yapılan alıntıların bazılarında kaynak gösterilmediğini diğerlerinde ise dipnotta kaynak olarak gösterilmesine rağmen, alıntıların tırnak içinde veya girintili paragraf şeklinde olması gerekirken buna uyulmadığını, dolayısıyla alıntının belli olacak şekilde yapılması şartına uyulmadığını, davalının alıntılarının 5845 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'un (5845 sayılı Kanun) 35 inci maddesine aykırı olduğunu belirterek dava konusu kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun ya da olmasın bütün nüshalarının toplatılarak imhası suretiyle tecavüzün refini, yeni baskılarının yapılmaması tecavüzün menini, Mahkeme hükmünün en yüksek trajlı üç gazetede ilanına ve ilgili kurumlara bildirilmesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi 9.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 10.000,00 TL tazminatın tecavüz ve haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan kendi aralarındaki kazanç paylaşım oranına göre tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının bir başka eseri olan "Örneklerle Usulsüz Alıntı Sorunu:...." isimli kitabının yayınlanması üzerine, söz konusu dava açılmadan 4 ay önce 11 Kasım 2013 tarihinde ...Yayınevine faks çekerek ve mail göndererek, dava konusu kitabın Web Sitesinden çıkarılmasını ve dağıtımının durdurulmasını ve başka dağıtımcılara ve kitapçılara gönderilmişse onlardan tekrar alınmasını, web sitesinden kitabın reklamının çıkarılmasını ve yapılması gereken ne varsa onların yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin dava konusu kitabı, Anayasa ile ilgili genel bilgiler ve temel kavramlar üzerinde, öğrenmeyi kolaylaştırma adına interaktif eğitim kullanarak eğitici ile öğrenci arasındaki etkileşimi sağlamak ve öğrenmeyi kolaylaştırmak amacı ile hazırladığını, kitapta bir çok yazarın eserinden olduğu gibi davacının kitaplarından da yararlandığını, 22 eserine yer verdiğini, bu eserlere toplam 93 atıf yaptığını, kaynakçada da bu eserleri gösterdiğini, davacının usulsüz atıf yapıldığını iddia ettiği 42 örnekten 28 tanesinde, hem dipnotta davacının ilgili eserine atıf yaptığını hem de bu eserleri kaynakçada gösterdiğini, davacı tarafından kaynak gösterilmediği iddia edilen bilgilerin, Anayasa hukukuna ilişkin genel bilgiler içerdiğini, bu bilgilerin Anayasada da benzer şekillerde yer aldığını ya da paragrafın sonunda davacının eserine atıfta bulunduğunu, dava konusu kitapta davacının eserlerin ve adının hiçbir zaman gizlenmediğini, bilerek ve isteyerek davacının eserlerinden herhangi bir aşırma yapma ya da onun görüşlerini kendi görüşleri gibi yansıtma gayesi taşımadığını, davacının herhangi bir maddi kayba uğramadığını, manevi yönden ise kendisini zorda bırakacak ilmi kariyerini zedeleyecek kişilik haklarını zarara uğratacak herhangi bir kayba neden olunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Yayıncılık cevap dilekçesinde; yayınevenin Mahkemenin 2014/11 E. sayılı dosyasına konu Polisler İçin Anayasa Hukuku isimli kitabı ihtarnamenin ellerine ulaşmasından sonra kitabın derhal toplatıldığını, yine ...'e ait Anayasa Hukuku isimli kitabı da ihtar olmaksızın tedbiren toplattıklarını, internet sitesinde satışa son verdiklerini, diğer internet sitelerine kitabın tedarikinin sona erdiğine dair bilgi verdiklerini, satışı durdurulan 133 adet basılı, 145 adet basılmamış kitap bulunduğunu, 345 adet bandrol alındığını, bu kitaplardan 34 adedinin satıldığını, 11 adedin mevzuat gerekği verilmesi gereken kamu kurumlarına iletildiğini, 8 adedin yazarın istediği kişilere tanıtım kopyası olarak bedelsiz gönderildiğini, yazara da 15 adet kitabın sözleşme gereğince ücretsiz verildiğini, dolayısı ile tecavüzün men'i ve ref'ine ilişkin taleplerin konusuz kaldığını, yayınevinin kazanç elde etmediğini, kitabın tedbiren toplatılmış olması nedeni ile zararda olduğunu, tazminat bedelinden yayınevinin bir sorumluluğunun doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in bir paragraf boyunca ortalama 8-10 cümle ile bilgi açıklamasında bulunduğu, paragraf sonunda veya tek bir cümle için davacıya atıfta bulunduğu, sava dosyasının, bilirkişi raporlarının, taraflarca sunulan belge ve bilgilerin incelenmesinde davalı ...'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca maddi tazminat bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün masrafı davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede ilanına, 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Yayıncılık ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ...Yayıncılık vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında hesaplamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden kusurun ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de ilan verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dosyada verilen ilk raporun hatalı ve yanlış olduğunu, bu yüzden itiraz edildiğini, davaya konu çalışmanın herhangi çalışma gaye ve akademik kariyer beklentisi amacı ile hazırlanmadığını, bu çalışmada toplam 447 dipnot şeklinde atıfta bulunulduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 155 adet kitap da kaynakça kısmının yer aldığını, dipnotlarda bazıları müstakil bazıları da başka eserlerle birlikte olmak üzere 93 yerde davacı ...'e atıf yapıldığını, kaynakça kısmında 22 adet kitap ve makalesine yer verildiğini, ...'in eserlerinin de adının gizlendiğini, bilerek ve isteyerek yazılmadığının bilerek ve isteyerek olmadığını, iktibasın yararlanılan kaynakların bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl eserlere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmasından bahisle, gerek atıf yapılan diğer kitapların gerekse davacı eserlerinin bağımsızlığına halel getirmediği, çalışmada faydalandığı eserleri ve yazarlarını gizlemek ve başkalarına ait olan fikirleri kendi fikri gibi yansıtmak gibi bir kastının ya da gayesinin olmadığını, 300 adet basılan bu çalışmadan dolayı davacının maddi ve manevi zarara uğramasının mümkün olmadığını belirterek, FSEK kapsamında fikri hakların ihlali söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının anılan eser ile ilgili çoğaltma ve yayma haklarına sahip bulunduğu, davacının mali ve manevi hak sahibi olduğu eserin, ilmi eser niteliğinde olduğu, bir başkası tarafından anılan eserden yapılacak çoğaltma ve yayma için davacıdan yazılı izin alınmasının gerektiği, buna karşın davalıların yazar ve yayımcı oldukları ve dosyaya sunulan '"Anayasa Hukuku" isimli eserde davacının mali haklarına sahip olduğu eserden maksadı aşacak biçimde usulsüz biçimde, kaynak gösterilmeksizin çokça iktibaslar yapıldığı, bu suretle davacının çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, davalıların bu eserlerden alıntı yaptığının hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları ile açıkça belirlendiği, bu suretle davacının 5845 sayılı Kanun'un 22 ve 23 üncü maddelerinden kaynaklanan mali haklarından “çoğaltma” ve “yayma” haklarının ihlal edildiği, bu sebeple davacı tarafından anılan Kanun'un 68 inci maddenin birinci fıkrasına göre telif tazminatı ve manevi tazminat isteyebileceğinin manevi tazminat isteyebileceğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, bilirkişiler tarafından hesaplanan maddi tazminat kapsamında kalan ve davacının talep ettiği maddi tazminatın ve yasal koşulları oluşan manevi tazminata hükmedilmesinde ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı lehine 2018 yılı AAÜT gereğince vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Yayıncılık vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 43 yerde usulsüz alıntı olduğu iddiasıyla dava açılmış olmasına rağmen bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukuku olan Sinan Bayındır tarafından hazırlanan rapora göre 3 örnekte atıf hatası olduğunu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doç.Dr. Murat Yanık tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, temyize konu çalışmada toplam 447 dipnot şeklinde atıf bulunduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 155 adet kitabın da kaynakça kısmında yer aldığını, davacının çalışmalarının dipnot ve kaynakça kısmında açıkça gösterildiğini, dipnotlarda 93, kaynakça kısmında da 22 adet çalışmasına yer verildiğini, bu durumda davacıdan aşırma yapma veya onun görüşlerini kendi görüşleri gibi yansıtma gayesinin bulunmadığını, anılan Kanun kapsamında iktibas yaparken hakkın açıkça kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, iktibasın yararlanılan kaynakların bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl eserlere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmasından bahisle gerek atıf yapılan diğer kitapların gerek davacı eserlerinin bağımsızlığına halel getirmediğini, davacının açıklanan gerekçelerle ve bilirkişi raporları bağlamında herhangi bir ticari amaç ve gaye gütmeden 300 adet basılan bu çalışmadan dolayı maddi ve manevi zarara uğramış olmasının mümkün olmadığını, davacının herhangi bir maddi kayba uğramadığını, manevi yönden kendisini zorda bırakacak, ilmi kariyerini zedeleyecek, kişilik haklarını zarara uğratacak herhangi bir kayba neden olmadığını, iktibas yapılırken eser sahiplerinin şeref ve itibarını düşürecek ve manevi haklarına halel getirecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ...Yayıncılık vekili temyiz dilekçesinde özetle; esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihal yoktur denilmesine rağmen varmış gibi hüküm kurulduğunu, bilirkişi hesaplamalarının yanlış yapıldığını, intihal oranı tespit edilmeden sanki tüm kitap alıntıymış gibi hesaplar yapıldığını, kitapların tamamı ve üst fiyat üzerinden intihal ve telif yüzdesi alınmadan tazminat hesaplandığını, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca tazminat istenmesine, Mahkemece karşı tarafın talebi olmamasına rağmen 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabı yapıldığını, yayın evi içerik denetimi yapmadığından kusur şartı oluşmadığı için maddi tazminat açısından müvekkilin ayrılması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise; yine anılan Kanun'un 107 nci maddesine göre talep edildiğini, kusur şartı gözetilmeden davacının istediği 9.000,00 TL'yi 2014 şartlarında hem yazar hem yayınevi için müştereken takdir edildiğini, bu miktarın fahiş ve yüksek olduğunu, olayın akışı ve intihal iddiasının gerçek olsa bile çok düşük olması karşısında 1.000,00-2.000,00 TL arasında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurunun ispat edilemediğini, çünkü yayınevinin içerik denetimi yapma yetkisinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde yazar ve yayınevini ayırarak sonuç kısmında kazanç oranına göre tazminatların ayrı ayrı tahsilini talep ettiğini, yani davacının müteselsilen ödeme talebi olmadığını, buna rağmen Mahkemece müteselsilen sorumlu tuttuğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği intihallerin bile kitabın %3'ünü geçmediğini, basılan kitap sayısının 300 adet olduğunu, 28 adetinin satıldığını, geri kalanın imha edildiğini, burada yapılacak hesaplama ile 28*20.62=578,2*%15 telif =86,73 TL'nin 28 adet kitabın toplam telifi olduğunu, bunun üzerinden intihal oranına göre bir rakam çıkacağını, bilirkişiler tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden hesaplama yaptıklarını, davacının tecavüzün refini talep ettiğini, bu talepte ise zaten anılan Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceğini, alınan raporun 3 kişilik olduğunu ek raporun ise 2 kişilik olduğunu bunun zaten usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığının belirtildiğini, anayasa hukukçusu olmayan diğer bilirkişilerin inceleme dahi yapmadan intihal oranı dahi tespit etmeden kitapların toplam ciro değeri üzerinden afaki hesaplar yapıldığını, kararda 3 büyük gazetede ilanına karar verdiğini, bu kararın yanlış ve fahiş olduğunu, çünkü bu kararın gerekçesinin olması gerektiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, mühim bir sebep ve menfaat olması gerektiğini, ilanın şekil ve muhtevasının da karar da belirtilmesi gerektiğini, vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını, manevi tazminatlarda yüksek ücret hesaplandığını, maddi tazminatlarda ise hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait eser hakkına tecavüzünün tespiti, men'i, ref'i, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5845 sayılı Kanun'un 22, 23 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamında yapılan incelemede, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda hukukçu bilirkişilerin intihal konusunda farklı görüş bildirdikleri, mali müşavir bilirkişisinin ise tazminat hesabı konusunda rapor sunduğu, alınan ek raporun ise intihal konusunda olumlu görüş bildiren bilirkişi ile mali müşavirden alındığı, Mahkemece intihalin varlığının kabul edildiği görülmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukukçusu olan Yardımcı Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre üç örnekte atıf hatası olduğu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, buna rağmen Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ...Yayıncılık vekili ise temyiz başvuru dilekçesinde esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığına dair görüş bildirilmesine rağmen Mahkemece aksine hüküm kurulduğunu, alınan raporun üç kişilik olduğunu, ek raporun ise iki kişilik olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
3.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda intihalin varlığı hususunda hukukçu bilirkişiler arasında görüş farklılıklarının bulunduğundan üniversitede anayasa hukuku kürsüsünden profesör bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten rapor alınmasından sonra sonucuna göre tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6349 E. 2024/2663 K.
Ortak:kâr dağıtımı · haksız fiil · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · ilan · kusur · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… 'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2013 yılında ... tarafından yazılan ve ...Yayıncılık tarafından yayınlanıp «dağıtılan» "ANAYASA HUKUKU" isimli kitapta, müvekkilinin "Anayasa Hukukuna Giriş", "Devletin Genel Teorisi", "Hukuk Açısından Monarşi ve Cumhuriyet Kavramlarının Tanımı Sorunu", "Üniter Devlet ve Demokratik Açılım", "Cumhurbaşkanı-Hükümet Çatışması: Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddebilirmi" adlı eserlerinden usulsüz alıntıların bulunduğunu, yapılan alıntıların bazılarında kaynak gösterilmediğini diğerlerinde ise dipnotta kaynak olarak gösterilmesine rağmen, alıntıların tırnak içinde veya girintili paragraf şeklinde olması gerekirken buna uyulmadığını, dolayısıyla alıntının belli olacak şekilde yapılması şartına uyulmadığını, davalının alıntılarının 5845 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'un (5845 sayılı Kanun) 35 inci maddesine aykırı olduğunu belirterek dava konusu kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun ya da olmasın bütün nüshalarının toplatılarak imhası suretiyle tecavüzün refini, yeni baskılarının yapılmaması tecavüzün menini, Mahkeme hükmünün en yüksek trajlı üç gazetede «ilanına» ve ilgili kurumlara bildirilmesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince «belirsiz alacak davası» niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi 9.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 10.000,00 TL tazminatın tecavüz ve «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan kendi aralarındaki kazanç paylaşım oranına göre tahsiline, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… plamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… e davalı ...' in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu ve usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Polisler İçin Anayasa Hukuku" isimli kitabın (ISBN:975-02-1731-9) bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal …
… nlış yapıldığını, mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunun yanlış oluşturulduğunu, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
… amak amacıyla öncelikle matbaada basmaya karar verdiğini, daha sonra kitap olarak ... yayıncılık tarafından basıldığını, derslerde kullanılması amacıyla öğrencilere «dağıtıldığını», başta ders notu olarak hazırlandığı için kitap içerisindeki atıflarda eksiklik olabileceğini, kitabın ders notu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının maddi ve manevi zararının talep ettiği miktarlarda olmadığını, davacının eserlerinden alınan kısımların genel ifadeler olduğunu, sadece davacının eserlerinde olan özgün «bölümler» olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · iş bölümü
Benzer bu kararda… ini, bu sebeple sorumlu olduğunu, örnek olarak 23 adet usulsüz alıntının sunulduğunu, ancak çok daha fazla sayıda usulsüz alıntı bulunduğunu, dava konusunda pek çok «bölümün» alıntılardan ibaret olduğunu, davalının alıntılarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde öngörülen şartlara aykı …
… amak amacıyla öncelikle matbaada basmaya karar verdiğini, daha sonra kitap olarak ... yayıncılık tarafından basıldığını, derslerde kullanılması amacıyla öğrencilere «dağıtıldığını», başta ders notu olarak hazırlandığı için kitap içerisindeki atıflarda eksiklik olabileceğini, kitabın ders notu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının maddi ve manevi zararının talep ettiği miktarlarda olmadığını, davacının eserlerinden alınan kısımların genel ifadeler olduğunu, sadece davacının eserlerinde olan özgün «bölümler» olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… nı karşılamak amacı ile sadece bir kez ve 350 adet basıldığını, herhangi çalışma gaye ve akademik kariyer beklentisi amacı ile hazırlanmadığını, bu çalışmada toplam «266» dipnot şeklinde atıfta bulunulduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 85 adet kitap da kaynakça kısmında yer aldığını, dipnotlarda bazıları müstakil bazıları da başka ese …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9284 E. 2017/4126 K.
Ortak:kâr dağıtımı · haksız fiil · ilan · kusur · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2013 yılında ... tarafından yazılan ve ...Yayıncılık tarafından yayınlanıp «dağıtılan» "ANAYASA HUKUKU" isimli kitapta, müvekkilinin "Anayasa Hukukuna Giriş", "Devletin Genel Teorisi", "Hukuk Açısından Monarşi ve Cumhuriyet Kavramlarının Tanımı Sorunu", "Üniter Devlet ve Demokratik Açılım", "Cumhurbaşkanı-Hükümet Çatışması: Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddebilirmi" adlı eserlerinden usulsüz alıntıların bulunduğunu, yapılan alıntıların bazılarında kaynak gösterilmediğini diğerlerinde ise dipnotta kaynak olarak gösterilmesine rağmen, alıntıların tırnak içinde veya girintili paragraf şeklinde olması gerekirken buna uyulmadığını, dolayısıyla alıntının belli olacak şekilde yapılması şartına uyulmadığını, davalının alıntılarının 5845 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'un (5845 sayılı Kanun) 35 inci maddesine aykırı olduğunu belirterek dava konusu kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun ya da olmasın bütün nüshalarının toplatılarak imhası suretiyle tecavüzün refini, yeni baskılarının yapılmaması tecavüzün menini, Mahkeme hükmünün en yüksek trajlı üç gazetede «ilanına» ve ilgili kurumlara bildirilmesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince «belirsiz alacak davası» niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi 9.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 10.000,00 TL tazminatın tecavüz ve «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan kendi aralarındaki kazanç paylaşım oranına göre tahsiline, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… 'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı …
… plamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin «son» fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en «yetkin» araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan ... tarafından meydana getirilen ... adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden «bölümlerde» dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ... adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile «ilan» talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının «kusur» şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan ... adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda «haksız fiil» teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref' ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
1-Dava, davalı şahıs tarafından yazılan ve diğer davalı şirket tarafından yayın ve «dağıtımı» yapılan ... isimli eserde, davacı tarafından daha önce yayına konulan eserlerden intihal yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş bölümü · yetki
Benzer bu kararda… riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin «son» fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en «yetkin» araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan ... tarafından meydana getirilen ... adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden «bölümlerde» dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ... adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile «ilan» talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının «kusur» şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan ... adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda «haksız fiil» teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref' ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
-
Tecavüzün ref'i | Tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6143 E. 2024/2299 K.
Ortak:dosya masrafı · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… karşı tarafın talebi olmamasına rağmen 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabı yapıldığını, yayın evi içerik denetimi yapmadığından «kusur» şartı oluşmadığı için «maddi tazminat» açısından müvekkilin ayrılması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise; yine anılan Kanun'un 107 nci maddesine göre talep edildiğini, kusur şartı gözetilmeden davacının istediği 9.000,00 TL'yi 2014 şartlarında hem yazar hem yayınevi için müştereken takdir edildiğini, bu miktarın fahiş ve yüksek olduğunu, olayın akışı ve intihal iddiasının gerçek olsa bile çok düşük olması karşısında 1.000,00-2.000,00 TL arasında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurunun ispat edilemediğini, çünkü yayınevinin içerik denetimi yapma «yetkisinin» olmadığını, davacının dava dilekçesinde yazar ve yayınevini ayırarak sonuç kısmında kazanç oranına göre tazminatların ayrı ayrı tahsilini talep ettiğini, yani davacının müteselsilen ödeme talebi olmadığını, buna rağmen Mahkemece «müteselsilen sorumlu» tuttuğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği intihallerin bile kitabın %3'ünü geçmediğini, basılan kitap sayısının 300 adet olduğunu, 28 adetinin satıldığını, geri kalanın imha edildiğini, burada yapılacak hesaplama ile 28*20.62=578,2*%15 telif =86,73 TL'nin 28 adet kitabın toplam telifi olduğunu, bunun üzerinden intihal oranına göre bir rakam çıkacağını, bilirkişiler tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden hesaplama yaptıklarını, davacının tecavüzün refini talep ettiğini, bu talepte ise zaten anılan Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceğini, alınan raporun 3 kişilik olduğunu ek raporun ise 2 kişilik olduğunu bunun zaten usul ve yasaya aykırı olduğunu, «eksik incelemeyi» yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığının belirtildiğini, anayasa hukukçusu olmayan diğer «bilirkişilerin inceleme» dahi yapmadan intihal oranı dahi tespit etmeden kitapların toplam «ciro» değeri üzerinden afaki hesaplar yapıldığını, kararda 3 büyük gazetede «ilanına» karar verdiğini, bu kararın yanlış ve fahiş olduğunu, çünkü bu kararın gerekçesinin olması gerektiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, mühim bir sebep ve menfaat olması gerektiğini, ilanın şekil ve muhtevasının da karar da belirtilmesi gerektiğini, «vekalet ücretlerinin» yanlış hesaplandığını, manevi tazminatlarda yüksek ücret hesaplandığını, maddi tazminatlarda ise hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını belirter …
… 'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı …
… plamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… tarafın davacının eser sahipliğinden doğan mali hakları arasında çoğaltma ve yayma hakkını ihlal ettiği, yine manevi haklar arasında adın belirtilmesi ve umuma arz «yetkisini» ihlal ettiği, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacının talebi ile sınırlı kalınacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… nusu alıntı yapıldığı iddia edilen kısımların davacının özgün ifadeleri olup olmadığı ve alıntı yapılıp yapılmadığı tartışılmadan bilirkişi raporuyla verilen hükmün «eksik incelemeye» dayalı olduğu, alıntıların Anayasa ve İdare Hukukunun temeli sayılan Fransızca kitaplardan çeviri yapılarak aktarılmış ve müvekkilin de bu konuda yeterli olduğunu gösteren belgelerin dosyaya eklendiği, hukukun temel ve genel geçer kavramlarının alıntılanmasında kaynak göstermeye gerek olmadığı, manevi tazminat konusunda vermiş olduğu kararın hukuka, «hakkaniyete» ve dosya içeriğine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet
Benzer bu kararda… nusu alıntı yapıldığı iddia edilen kısımların davacının özgün ifadeleri olup olmadığı ve alıntı yapılıp yapılmadığı tartışılmadan bilirkişi raporuyla verilen hükmün «eksik incelemeye» dayalı olduğu, alıntıların Anayasa ve İdare Hukukunun temeli sayılan Fransızca kitaplardan çeviri yapılarak aktarılmış ve müvekkilin de bu konuda yeterli olduğunu gösteren belgelerin dosyaya eklendiği, hukukun temel ve genel geçer kavramlarının alıntılanmasında kaynak göstermeye gerek olmadığı, manevi tazminat konusunda vermiş olduğu kararın hukuka, «hakkaniyete» ve dosya içeriğine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Tecavüzün ref'i | Tecavüzün men'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6113 E. 2024/2297 K.
Ortak:dosya masrafı · yetkisizlik kararı · maddi tazminat · ilan
İncelediğiniz kararda… 'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL «vekalet ücretinin» davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalı …
… karşı tarafın talebi olmamasına rağmen 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabı yapıldığını, yayın evi içerik denetimi yapmadığından «kusur» şartı oluşmadığı için «maddi tazminat» açısından müvekkilin ayrılması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise; yine anılan Kanun'un 107 nci maddesine göre talep edildiğini, kusur şartı gözetilmeden davacının istediği 9.000,00 TL'yi 2014 şartlarında hem yazar hem yayınevi için müştereken takdir edildiğini, bu miktarın fahiş ve yüksek olduğunu, olayın akışı ve intihal iddiasının gerçek olsa bile çok düşük olması karşısında 1.000,00-2.000,00 TL arasında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurunun ispat edilemediğini, çünkü yayınevinin içerik denetimi yapma «yetkisinin» olmadığını, davacının dava dilekçesinde yazar ve yayınevini ayırarak sonuç kısmında kazanç oranına göre tazminatların ayrı ayrı tahsilini talep ettiğini, yani davacının müteselsilen ödeme talebi olmadığını, buna rağmen Mahkemece «müteselsilen sorumlu» tuttuğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği intihallerin bile kitabın %3'ünü geçmediğini, basılan kitap sayısının 300 adet olduğunu, 28 adetinin satıldığını, geri kalanın imha edildiğini, burada yapılacak hesaplama ile 28*20.62=578,2*%15 telif =86,73 TL'nin 28 adet kitabın toplam telifi olduğunu, bunun üzerinden intihal oranına göre bir rakam çıkacağını, bilirkişiler tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden hesaplama yaptıklarını, davacının tecavüzün refini talep ettiğini, bu talepte ise zaten anılan Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceğini, alınan raporun 3 kişilik olduğunu ek raporun ise 2 kişilik olduğunu bunun zaten usul ve yasaya aykırı olduğunu, «eksik incelemeyi» yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığının belirtildiğini, anayasa hukukçusu olmayan diğer «bilirkişilerin inceleme» dahi yapmadan intihal oranı dahi tespit etmeden kitapların toplam «ciro» değeri üzerinden afaki hesaplar yapıldığını, kararda 3 büyük gazetede «ilanına» karar verdiğini, bu kararın yanlış ve fahiş olduğunu, çünkü bu kararın gerekçesinin olması gerektiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, mühim bir sebep ve menfaat olması gerektiğini, ilanın şekil ve muhtevasının da karar da belirtilmesi gerektiğini, «vekalet ücretlerinin» yanlış hesaplandığını, manevi tazminatlarda yüksek ücret hesaplandığını, maddi tazminatlarda ise hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını belirter …
… plamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… ı, herhangi bir alanda bir doktora bitirmemiş birisinin Anayasa Hukuku kitabı yazmasının başlı başına şüphe uyandıran bir durum olduğunu, kitabın "bilimsel özgünlük «taşıyan» nitelikte" kitap olmadığını ileri sürerek dava konusu kitabın yeni baskısının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, mahkemenin vereceği hükmün «masrafı» davalılara ait olmak üzere Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazetede «ilanına» ve ilgili kurumlara bildirilmesine, ayrıca 1.000,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi olmak üzere zarar tam olarak belirlenebilir duruma geldiğinde artırmak üzere topla …
… tarafın davacının eser sahipliğinden doğan mali hakları arasında çoğaltma ve yayma hakkını ihlal ettiği, yine manevi haklar arasında adın belirtilmesi ve umuma arz «yetkisini» ihlal ettiği, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacının talebi ile sınırlı kalınacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · iş bölümü · taşıyan
Benzer bu kararda… ı, herhangi bir alanda bir doktora bitirmemiş birisinin Anayasa Hukuku kitabı yazmasının başlı başına şüphe uyandıran bir durum olduğunu, kitabın "bilimsel özgünlük «taşıyan» nitelikte" kitap olmadığını ileri sürerek dava konusu kitabın yeni baskısının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, mahkemenin vereceği hükmün «masrafı» davalılara ait olmak üzere Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı üç gazetede «ilanına» ve ilgili kurumlara bildirilmesine, ayrıca 1.000,00 TL maddi, 9.000,00 TL manevi olmak üzere zarar tam olarak belirlenebilir duruma geldiğinde artırmak üzere topla …
… P Davalılar vekili cevap dilekçesinde; öncelikle kaynaksız alıntı yapıldığı iddia edilen kitabın herhangi bir bilimsel özgünlük iddiası taşımadığını, kitabın takdim «bölümü» ve arka kapağında kitabın meslek yüksek okulu ve iktisadi idari bilimler fakültesi öğrencileri ile iş sınavlarına yönelik ders notu niteliğinde olduğunu, kitap haz …
… syaya eklendiğini, hukukun temel ve genel geçer kavramlarının alıntılanmasında kaynak göstermeye gerek olmadığını, manevi tazminat konusunda verilen kararın hukuka, «hakkaniyete» ve dosya içeriğine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6350 E. , 2024/2632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/2350 Esas, 2022/1019 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2014/120 E., 2018/83 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Yayıncılık San.Tic.A.Ş. (...Yayıncılık) ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Yayıncılık vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2013 yılında ... tarafından yazılan ve ...Yayıncılık tarafından yayınlanıp dağıtılan "ANAYASA HUKUKU" isimli kitapta, müvekkilinin "Anayasa Hukukuna Giriş", "Devletin Genel Teorisi", "Hukuk Açısından Monarşi ve Cumhuriyet Kavramlarının Tanımı Sorunu", "Üniter Devlet ve Demokratik Açılım", "Cumhurbaşkanı-Hükümet Çatışması: Cumhurbaşkanı Kararnameleri İmzalamayı Reddebilirmi" adlı eserlerinden usulsüz alıntıların bulunduğunu, yapılan alıntıların bazılarında kaynak gösterilmediğini diğerlerinde ise dipnotta kaynak olarak gösterilmesine rağmen, alıntıların tırnak içinde veya girintili paragraf şeklinde olması gerekirken buna uyulmadığını, dolayısıyla alıntının belli olacak şekilde yapılması şartına uyulmadığını, davalının alıntılarının 5845 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanun'un (5845 sayılı Kanun) 35 inci maddesine aykırı olduğunu belirterek dava konusu kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun ya da olmasın bütün nüshalarının toplatılarak imhası suretiyle tecavüzün refini, yeni baskılarının yapılmaması tecavüzün menini, Mahkeme hükmünün en yüksek trajlı üç gazetede ilanına ve ilgili kurumlara bildirilmesini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 nci maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000,00 TL maddi 9.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 10.000,00 TL tazminatın tecavüz ve haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan kendi aralarındaki kazanç paylaşım oranına göre tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının bir başka eseri olan "Örneklerle Usulsüz Alıntı Sorunu:...." isimli kitabının yayınlanması üzerine, söz konusu dava açılmadan 4 ay önce 11 Kasım 2013 tarihinde ...Yayınevine faks çekerek ve mail göndererek, dava konusu kitabın Web Sitesinden çıkarılmasını ve dağıtımının durdurulmasını ve başka dağıtımcılara ve kitapçılara gönderilmişse onlardan tekrar alınmasını, web sitesinden kitabın reklamının çıkarılmasını ve yapılması gereken ne varsa onların yapılmasını talep ettiğini, müvekkilinin dava konusu kitabı, Anayasa ile ilgili genel bilgiler ve temel kavramlar üzerinde, öğrenmeyi kolaylaştırma adına interaktif eğitim kullanarak eğitici ile öğrenci arasındaki etkileşimi sağlamak ve öğrenmeyi kolaylaştırmak amacı ile hazırladığını, kitapta bir çok yazarın eserinden olduğu gibi davacının kitaplarından da yararlandığını, 22 eserine yer verdiğini, bu eserlere toplam 93 atıf yaptığını, kaynakçada da bu eserleri gösterdiğini, davacının usulsüz atıf yapıldığını iddia ettiği 42 örnekten 28 tanesinde, hem dipnotta davacının ilgili eserine atıf yaptığını hem de bu eserleri kaynakçada gösterdiğini, davacı tarafından kaynak gösterilmediği iddia edilen bilgilerin, Anayasa hukukuna ilişkin genel bilgiler içerdiğini, bu bilgilerin Anayasada da benzer şekillerde yer aldığını ya da paragrafın sonunda davacının eserine atıfta bulunduğunu, dava konusu kitapta davacının eserlerin ve adının hiçbir zaman gizlenmediğini, bilerek ve isteyerek davacının eserlerinden herhangi bir aşırma yapma ya da onun görüşlerini kendi görüşleri gibi yansıtma gayesi taşımadığını, davacının herhangi bir maddi kayba uğramadığını, manevi yönden ise kendisini zorda bırakacak ilmi kariyerini zedeleyecek kişilik haklarını zarara uğratacak herhangi bir kayba neden olunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Yayıncılık cevap dilekçesinde; yayınevenin Mahkemenin 2014/11 E. sayılı dosyasına konu Polisler İçin Anayasa Hukuku isimli kitabı ihtarnamenin ellerine ulaşmasından sonra kitabın derhal toplatıldığını, yine ...'e ait Anayasa Hukuku isimli kitabı da ihtar olmaksızın tedbiren toplattıklarını, internet sitesinde satışa son verdiklerini, diğer internet sitelerine kitabın tedarikinin sona erdiğine dair bilgi verdiklerini, satışı durdurulan 133 adet basılı, 145 adet basılmamış kitap bulunduğunu, 345 adet bandrol alındığını, bu kitaplardan 34 adedinin satıldığını, 11 adedin mevzuat gerekği verilmesi gereken kamu kurumlarına iletildiğini, 8 adedin yazarın istediği kişilere tanıtım kopyası olarak bedelsiz gönderildiğini, yazara da 15 adet kitabın sözleşme gereğince ücretsiz verildiğini, dolayısı ile tecavüzün men'i ve ref'ine ilişkin taleplerin konusuz kaldığını, yayınevinin kazanç elde etmediğini, kitabın tedbiren toplatılmış olması nedeni ile zararda olduğunu, tazminat bedelinden yayınevinin bir sorumluluğunun doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in bir paragraf boyunca ortalama 8-10 cümle ile bilgi açıklamasında bulunduğu, paragraf sonunda veya tek bir cümle için davacıya atıfta bulunduğu, sava dosyasının, bilirkişi raporlarının, taraflarca sunulan belge ve bilgilerin incelenmesinde davalı ...'in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu, usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceğinin anlaşıldığı, ayrıca maddi tazminat bakımından davacı talebiyle sınırlı kalacağından davacının davasının kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Anayasa Hukuku" isimli kitabın bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün masrafı davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede ilanına, 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca takdir edilen 3.145,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, maddi tazminat yönünden davacı vekilinin emeği uyarınca AAÜT uyarınca takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Yayıncılık ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ...Yayıncılık vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarında hesaplamaların yanlış yapıldığını, Mahkemece 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu usul ve yasaya aykırı olduğunu, maddi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden kusurun ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan Mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunda ek raporun iki kişi olarak verildiğini, 3 büyük gazete de ilan verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; dosyada verilen ilk raporun hatalı ve yanlış olduğunu, bu yüzden itiraz edildiğini, davaya konu çalışmanın herhangi çalışma gaye ve akademik kariyer beklentisi amacı ile hazırlanmadığını, bu çalışmada toplam 447 dipnot şeklinde atıfta bulunulduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 155 adet kitap da kaynakça kısmının yer aldığını, dipnotlarda bazıları müstakil bazıları da başka eserlerle birlikte olmak üzere 93 yerde davacı ...'e atıf yapıldığını, kaynakça kısmında 22 adet kitap ve makalesine yer verildiğini, ...'in eserlerinin de adının gizlendiğini, bilerek ve isteyerek yazılmadığının bilerek ve isteyerek olmadığını, iktibasın yararlanılan kaynakların bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl eserlere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmasından bahisle, gerek atıf yapılan diğer kitapların gerekse davacı eserlerinin bağımsızlığına halel getirmediği, çalışmada faydalandığı eserleri ve yazarlarını gizlemek ve başkalarına ait olan fikirleri kendi fikri gibi yansıtmak gibi bir kastının ya da gayesinin olmadığını, 300 adet basılan bu çalışmadan dolayı davacının maddi ve manevi zarara uğramasının mümkün olmadığını belirterek, FSEK kapsamında fikri hakların ihlali söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının anılan eser ile ilgili çoğaltma ve yayma haklarına sahip bulunduğu, davacının mali ve manevi hak sahibi olduğu eserin, ilmi eser niteliğinde olduğu, bir başkası tarafından anılan eserden yapılacak çoğaltma ve yayma için davacıdan yazılı izin alınmasının gerektiği, buna karşın davalıların yazar ve yayımcı oldukları ve dosyaya sunulan '"Anayasa Hukuku" isimli eserde davacının mali haklarına sahip olduğu eserden maksadı aşacak biçimde usulsüz biçimde, kaynak gösterilmeksizin çokça iktibaslar yapıldığı, bu suretle davacının çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, davalıların bu eserlerden alıntı yaptığının hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporları ile açıkça belirlendiği, bu suretle davacının 5845 sayılı Kanun'un 22 ve 23 üncü maddelerinden kaynaklanan mali haklarından “çoğaltma” ve “yayma” haklarının ihlal edildiği, bu sebeple davacı tarafından anılan Kanun'un 68 inci maddenin birinci fıkrasına göre telif tazminatı ve manevi tazminat isteyebileceğinin manevi tazminat isteyebileceğinin tüm dosya kapsamından anlaşıldığını, bilirkişiler tarafından hesaplanan maddi tazminat kapsamında kalan ve davacının talep ettiği maddi tazminatın ve yasal koşulları oluşan manevi tazminata hükmedilmesinde ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarı dikkate alınarak davacı lehine 2018 yılı AAÜT gereğince vekalet ücreti takdir edilmesinde hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Yayıncılık vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 43 yerde usulsüz alıntı olduğu iddiasıyla dava açılmış olmasına rağmen bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukuku olan Sinan Bayındır tarafından hazırlanan rapora göre 3 örnekte atıf hatası olduğunu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doç.Dr. Murat Yanık tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, temyize konu çalışmada toplam 447 dipnot şeklinde atıf bulunduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 155 adet kitabın da kaynakça kısmında yer aldığını, davacının çalışmalarının dipnot ve kaynakça kısmında açıkça gösterildiğini, dipnotlarda 93, kaynakça kısmında da 22 adet çalışmasına yer verildiğini, bu durumda davacıdan aşırma yapma veya onun görüşlerini kendi görüşleri gibi yansıtma gayesinin bulunmadığını, anılan Kanun kapsamında iktibas yaparken hakkın açıkça kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, iktibasın yararlanılan kaynakların bağımsız özelliğini ortadan kaldırmayacak ve asıl eserlere ihtiyacı kaldırmayacak düzeyde olmasından bahisle gerek atıf yapılan diğer kitapların gerek davacı eserlerinin bağımsızlığına halel getirmediğini, davacının açıklanan gerekçelerle ve bilirkişi raporları bağlamında herhangi bir ticari amaç ve gaye gütmeden 300 adet basılan bu çalışmadan dolayı maddi ve manevi zarara uğramış olmasının mümkün olmadığını, davacının herhangi bir maddi kayba uğramadığını, manevi yönden kendisini zorda bırakacak, ilmi kariyerini zedeleyecek, kişilik haklarını zarara uğratacak herhangi bir kayba neden olmadığını, iktibas yapılırken eser sahiplerinin şeref ve itibarını düşürecek ve manevi haklarına halel getirecek bir durumun söz konusu olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ...Yayıncılık vekili temyiz dilekçesinde özetle; esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihal yoktur denilmesine rağmen varmış gibi hüküm kurulduğunu, bilirkişi hesaplamalarının yanlış yapıldığını, intihal oranı tespit edilmeden sanki tüm kitap alıntıymış gibi hesaplar yapıldığını, kitapların tamamı ve üst fiyat üzerinden intihal ve telif yüzdesi alınmadan tazminat hesaplandığını, 6100 sayılı Kanun'un 107 nci maddesi uyarınca tazminat istenmesine, Mahkemece karşı tarafın talebi olmamasına rağmen 5845 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabı yapıldığını, yayın evi içerik denetimi yapmadığından kusur şartı oluşmadığı için maddi tazminat açısından müvekkilin ayrılması gerektiğini, manevi tazminat yönünden ise;
yine anılan Kanun'un 107 nci maddesine göre talep edildiğini, kusur şartı gözetilmeden davacının istediği 9.000,00 TL'yi 2014 şartlarında hem yazar hem yayınevi için müştereken takdir edildiğini, bu miktarın fahiş ve yüksek olduğunu, olayın akışı ve intihal iddiasının gerçek olsa bile çok düşük olması karşısında 1.000,00-2.000,00 TL arasında bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen miktarın yüksek olduğunu, müvekkilinin kusurunun ispat edilemediğini, çünkü yayınevinin içerik denetimi yapma yetkisinin olmadığını, davacının dava dilekçesinde yazar ve yayınevini ayırarak sonuç kısmında kazanç oranına göre tazminatların ayrı ayrı tahsilini talep ettiğini, yani davacının müteselsilen ödeme talebi olmadığını, buna rağmen Mahkemece müteselsilen sorumlu tuttuğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaların yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği intihallerin bile kitabın %3'ünü geçmediğini, basılan kitap sayısının 300 adet olduğunu, 28 adetinin satıldığını, geri kalanın imha edildiğini, burada yapılacak hesaplama ile 28*20.62=578,2*%15 telif =86,73 TL'nin 28 adet kitabın toplam telifi olduğunu, bunun üzerinden intihal oranına göre bir rakam çıkacağını, bilirkişiler tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden hesaplama yaptıklarını, davacının tecavüzün refini talep ettiğini, bu talepte ise zaten anılan Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında tazminat istenemeyeceğini, alınan raporun 3 kişilik olduğunu ek raporun ise 2 kişilik olduğunu bunun zaten usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu...
tarafından intihalin olmadığının belirtildiğini, anayasa hukukçusu olmayan diğer bilirkişilerin inceleme dahi yapmadan intihal oranı dahi tespit etmeden kitapların toplam ciro değeri üzerinden afaki hesaplar yapıldığını, kararda 3 büyük gazetede ilanına karar verdiğini, bu kararın yanlış ve fahiş olduğunu, çünkü bu kararın gerekçesinin olması gerektiğini, kararın ölçüsüz olduğunu, mühim bir sebep ve menfaat olması gerektiğini, ilanın şekil ve muhtevasının da karar da belirtilmesi gerektiğini, vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığını, manevi tazminatlarda yüksek ücret hesaplandığını, maddi tazminatlarda ise hükmedilen miktar üzerinden vekalet ücreti hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya ait eser hakkına tecavüzünün tespiti, men'i, ref'i, ayrıca maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5845 sayılı Kanun'un 22, 23 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosya kapsamında yapılan incelemede, Mahkemece üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, raporda hukukçu bilirkişilerin intihal konusunda farklı görüş bildirdikleri, mali müşavir bilirkişisinin ise tazminat hesabı konusunda rapor sunduğu, alınan ek raporun ise intihal konusunda olumlu görüş bildiren bilirkişi ile mali müşavirden alındığı, Mahkemece intihalin varlığının kabul edildiği görülmektedir.
2. Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde, bilirkişilerden uzmanlık alanı Ceza Hukukçusu olan Yardımcı Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre üç örnekte atıf hatası olduğu, uzmanlık alanı Anayasa Hukuku olan Doçent Doktor .... tarafından hazırlanan rapora göre ise hukuka aykırı iktibas olmadığı sonucunda varıldığını, buna rağmen Mahkemece bilişkişi raporunun aksine davanın kabulüne karar verildiğini, davalı ...Yayıncılık vekili ise temyiz başvuru dilekçesinde esas incelemeyi yapacak olan kamu hukukçusu... tarafından intihalin olmadığına dair görüş bildirilmesine rağmen Mahkemece aksine hüküm kurulduğunu, alınan raporun üç kişilik olduğunu, ek raporun ise iki kişilik olduğunu, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüşlerdir.
3.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda intihalin varlığı hususunda hukukçu bilirkişiler arasında görüş farklılıklarının bulunduğundan üniversitede anayasa hukuku kürsüsünden profesör bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten rapor alınmasından sonra sonucuna göre tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı ... ve davalı ...Yayıncılık vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028670700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz