Kar payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/322 E. 2011/7733 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar payı↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ kâr payı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 01/01/2001 tarihli tutanakla davacıdan Yimpaş Holding'de kar zarar ortaklığında çalıştırılmak üzere 290.400 DM Alman Markı'nın 01/01/2001'de teslim alındığı, teslim alanların ... ve ... olduğu, davalı şirketin cevabi yazısında davacının hisselerini 22/06/2000 ve 29/06/2000 tarihinde Yimpaş Yozgat İht. Paz. ve A.Ş'ne devrettiğinin ve bahsi geçen tutanağa kayıtlarda rastlanmadığının bildirildiği, tutanakta imzaları bulunan ... ve ...’in davalı şirket çalışanı olsa da davalı ... temsile yetkili kişiler olmadığı, şirket kayıtlarında dava konusu paranın kaydı bulunmadığı, gayri resmi kayıt var ise bunun da ispat edilemediği, davacının da davalı şirkete ortak olma konusunda gerekli özen ve dikkati göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili, kar-zarar ortaklığında çalıştırılmak üzere davalı şirkete 01.01.2001 tarihli tutanakla ödünç para verildiğini iddia ederek, ödünç paranın ve kar payının tahsilini istemiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık pay defterinin devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelerde, davacının Yimteks Teks. AŞ’de bulunan 1000 adet hissesini ve Yimpaş Holding A.Ş.’de bulunan 193 hissesini, Yimpaş Yozgat İht. Mad. AŞ’ye devrettiği belirtilse de bu belgeler altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı davacıdan sorulmamıştır.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı belgelerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6309 E. 2010/12550 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
… yaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının Yimpaş Holding A.Ş. «hisse senedi» almaması ve davalı yönetim ve denetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir durumun olmaması nedeniyle adı geçen davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, TTK 405.madde gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği gerekçesiyle, davalılar Yimpaş Yozgat İht.Mad.P …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler», pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4988 E. 2011/15592 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · kâr payı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
A.Ş.’nin ortağı olduğunu, Yimpaş Gıda San. ve Tic.A.Ş.'de ortaklığının bulunmadığını bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısımlarının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hisselerinin bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalı ...'ın sermaye şirketleri olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler», pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4661 E. 2011/4233 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · kâr payı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacıların davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılardan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili cevabında davacı ...’in müvekkili her iki şirketin, diğer davacının ise, Yimpaş Gıda San.ve Tic.A.Ş’nin ortağı olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterlerinin» davacılara ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu kararda… öre, davacıların, davalı şirketlere ortak olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca ortakların sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceği, davalı yöneticinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun bulunmadığı, sözleşme kurulurken bu davalının davacıların iradesini fesada uğratan eylemlerinden söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, diğer davalı bakımından ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere, TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler», pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4660 E. 2011/4375 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · cy/cy kaydı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu kararda… e Tic.A.Ş.’de ortak olduğunu, Yimpaş Gıda San.ve Tic.A.Ş.’de ise herhangi bir ortaklıklarının bulunmadığını savunmuş, Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.’ye ait ortaklık «pay defterinin» davacılara ait kısmının fotokopilerini sunmuştur.Bu belgelerde davacı ...’nın davalı Yimpaş Yozgat İht.Mad....A.Ş.’de 50.000 TL nominal bedelli 300 adet, ...’nın ise anılan davalı şirkette 50.000 TL nominal bedelli, 219 adet hissesinin kayıtlı olup, Takasbank’tan gelen yazıda da davacı ...’nın davalı Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.’de anılan miktarda hisse adedinin olduğu, ... adına ise Yimpaş Grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydının» tespit edilemediği bildirilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu kararda… nci maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı şirketler hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
… ak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8070 E. 2011/7388 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketleri'nin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu kararda… şirkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler» pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4637 E. 2011/3659 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketleri'nin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu kararda… 5/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle davalı şirketler hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da «anonim şirketler» pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4065 E. 2011/15056 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · kâr payı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak sıretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında 'çoğun içinde az da vardır kuralı' gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine ( tahsiline ) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemizce intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline «hisse senedi» devir ve kabul sözleşmesi adı altında belge verilerek karşılığında 34.051 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pay sahipliği · ba formu · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Anonim Şirket olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nın 405/2 maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmü gereği sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirketlerin tasfiye halinde olmadığı, davalılar ... ve ...'in sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkan ve üyesi olup «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davalı olan bu şirketin «yönetim kurulu» tarafından verilen cevapta da davacının «hisse senedi» talep «formu» ile müracaat ederek ortak olduğu bildirilmiştir.Takasbank kayıtlarına göre de, davacının davalı Yozgat Yimpaş İht.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.'nın 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7046 E. 2011/6740 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz kararda… eki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık «pay defterinin» devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’nde hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesinde pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerinin düzenlendiği, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanı ...’ın ise «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut bulunmadığı, davacının davalı ...
Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş.’nde ise hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın ise «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
… ak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/322 E. , 2011/7733 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2009 tarih ve 2006/569-2009/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/01/2001 tarihinde 290.400 DM’yi davalı şirkete kar-zarar ortaklığında çalıştırılmak üzere ödünç olarak verdiğini, ancak kar ödemesi yapılmadığı gibi ödünç verilen paranın da geri ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 6.000 DM’nin TL karşılığının ödünç verme tarihinden itibaren kar payı ve ticari kredi faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 253 hisse müvekkili şirketin ortağı iken hisselerini devrettiğini 1 yıllık zamanaşımının dolduğunu, kaldı ki TTK’nun 329. ve 405. maddesi gereğince Anonim Şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, 01/01/2001 tarihli tutanakla davacıdan Yimpaş Holding'de kar zarar ortaklığında çalıştırılmak üzere 290.400 DM Alman Markı'nın 01/01/2001'de teslim alındığı, teslim alanların ... ve ... olduğu, davalı şirketin cevabi yazısında davacının hisselerini 22/06/2000 ve 29/06/2000 tarihinde Yimpaş Yozgat İht. Paz. ve A.Ş'ne devrettiğinin ve bahsi geçen tutanağa kayıtlarda rastlanmadığının bildirildiği, tutanakta imzaları bulunan ... ve ...’in davalı şirket çalışanı olsa da davalı ... temsile yetkili kişiler olmadığı, şirket kayıtlarında dava konusu paranın kaydı bulunmadığı, gayri resmi kayıt var ise bunun da ispat edilemediği, davacının da davalı şirkete ortak olma konusunda gerekli özen ve dikkati göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı vekili, kar-zarar ortaklığında çalıştırılmak üzere davalı şirkete 01.01.2001 tarihli tutanakla ödünç para verildiğini iddia ederek, ödünç paranın ve kar payının tahsilini istemiştir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir.
Somut olayda davalı vekili cevabında, davacının müvekkili şirketin ortağı iken hisselerin devrettiğini savunarak, buna ilişkin altında davacının imzası olduğu iddia edilen “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı iki adet belge ve ortaklık pay defterinin devrin işlendiği davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelerde, davacının Yimteks Teks. AŞ’de bulunan 1000 adet hissesini ve Yimpaş Holding A.Ş.’de bulunan 193 hissesini, Yimpaş Yozgat İht. Mad. AŞ’ye devrettiği belirtilse de bu belgeler altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı davacıdan sorulmamıştır.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle “Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” başlıklı belgelerdeki imzanın davacıya ait olup olmadığının davacıdan sorulup imzaların sıhhati araştırılarak, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacının nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı, davacı hisselerini devretmiş ise tüm hisselerinin devrinin söz konusu olup olmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028600100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz