6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ba/bs formları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8080 E. 2011/7617 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ba/bs formları anonim şirket yönetim kurulu ortaklık sözleşmesi şahsi sorumluluk pasif husumet yokluğu hisse senedi pay defteri pasif husumet husumet yokluğu anonim şirket ortaklık ilişkisi yönetim kurulu kararı cy/cy kaydı eksik inceleme husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: SPK · TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia,savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu,TTK'nun 405/2 maddesi sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan,diğer davalılar hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden 09.10.1998 tarihli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalatılarak toplam (40.040) DM. alındığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formları davalı ... Gıda A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredilen hisse adedinin toplam (104) her bir hisse bedelinin sırasıyla (385) DM., ödenen miktarın da toplam (40.040) DM. olduğu açıklamalarını içermekte, davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzaların davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Yimpaş Holding A.Ş, 20.05.2008 tarihli yazısı ile davacının Yimpaş Holding A.Ş.’nde (1.000.000) TL. nominal bedelli (24) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’nde (1.000.000) TL nominal bedelli (104) adet hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank A.Ş. kayıtlarına göre de davacının hisse kaydına rastlanmamıştır.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8084 E. 2011/7500 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4630 E. 2011/3214 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6388 E. 2010/12544 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

5 benzer karar daha
  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4628 E. 2011/3213 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4659 E. 2011/4002 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık uyuşmazlığı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4070 E. 2011/15562 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6297 E. 2010/12213 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Ortaklık sözleşmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4636 E. 2011/3664 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/8080 E.  ,  2011/7617 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2008 tarih ve 2008/113-2008/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.06.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalılar avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu'nun 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin davalı şirketlere 40.040.DM (20.472,12.Euro) karşılığı 35.717,70.YTL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, bu nedenlerle davasının kabulü ile müvekkili tarafından yatırılan 20.472,12.Euro (40.040.DM) karşılığı 35.717,70 .YTL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia,savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu,TTK'nun 405/2 maddesi sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan,diğer davalılar hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkilinden 09.10.1998 tarihli hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi imzalatılarak toplam (40.040) DM. alındığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formları davalı ... Gıda A.Ş. unvanını taşımakta olup, devredilen hisse adedinin toplam (104) her bir hisse bedelinin sırasıyla (385) DM., ödenen miktarın da toplam (40.040) DM. olduğu açıklamalarını içermekte, davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzaların davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Yimpaş Holding A.Ş, 20.05.2008 tarihli yazısı ile davacının Yimpaş Holding A.Ş.’nde (1.000.000) TL.

nominal bedelli (24) adet, Yimpaş Gıda A.Ş.’nde (1.000.000) TL nominal bedelli (104) adet hissesinin bulunduğunu bildirmiştir. Takasbank A.Ş. kayıtlarına göre de davacının hisse kaydına rastlanmamıştır.

Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.

Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028543800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.