Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12972 E. 2011/7528 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'altmış günlük', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hata↗ sicilden terkin↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ ortalama tüketici↗ terkin↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tasarım tescil başvurusuna davacı tarafından itiraz edildiği, itirazın TPE YİDK’nun 2007/T-250 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın davacıya 11.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise altmış günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceği, ancak kesinleşen tasarımın hükümsüzlüğünün istenebileceği, iptali istenen tasarımların biçiminin davacıya ait marka ile tasarım tescilleri ve bunların piyasaya sunum biçimlerini gösteren 2005-2007 yılı kataloglarında bulunan ürünlerin görünümlerinden hareketle gerçekleştirildiği, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle yeni olmadıkları, sonuç alarak davalı adına yapılan tasarım tescillerinin hukuka uygun bulunmadığı, davalı markasının konusu olan “SWEET BABY” ibareli işaretin genel görünüm ve telaffuz itibariyle davacıya ait “WEE” ibareli markalar ile karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, biçim, renk ve düzenleniş tarzı dikkate alındığında iltibasa sebebiyet vereceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 gün 2006/52088 sayılı markanın 10/10. sınıfta yer alan “biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcılar” emtiaları yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlüğüne karar verilen markanın kod numarasının kısa kararla gerekçeli kararda farklı yazılmasının, mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata olmasına göre davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TPE YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "sweet baby" ibaresi ile davacı markasında yer alan "wee" ibaresi arasında biçim, renk ve düzenleniş anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı başvurusundaki "sweet" ibaresinin içinde yer alan "wee" harflerinin renklendirme ve biçim itibariyle davalı markasındaki "wee" ibaresi ile benzerlik oluşturduğunun kabul edilebilmesi için anılan "wee" harflerinin davalı markasının ortalama tüketicisi nezdinde akılda kalan ve dikkat çeken unsur olarak nitelendirilmesi gereklidir. Oysa, davacı markası "burda wee" ibarelerinden, davalı başvurusu ise tatlı bebek anlamına gelen "sweet baby" kelimelerinden oluştuğuna göre, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14020 E. 2012/266 K.
Ortak:sicilden terkin · terkin
İncelediğiniz kararda… raz edildiği, itirazın TPE YİDK’nun 2007/T-250 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın davacıya 11.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise altmış günlük «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceği, ancak kesinleşen tasarımın hükümsüzlüğünün istenebileceği, iptali istenen tasarımların biçiminin davacıya ait marka ile tasarım tescilleri ve bunların piyasaya sunum biçimlerini gösteren 2005-2007 yılı kataloglarında bulunan ürünlerin görünümlerinden hareketle gerçekleştirildiği, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle yeni olmadıkları, sonuç alarak davalı adına yapılan tasarım tescillerinin hukuka uygun bulunmadığı, davalı markasının konusu olan “SWEET BABY” ibareli işaretin genel görünüm ve telaffuz itibariyle davacıya ait “WEE” ibareli markalar ile karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, biçim, renk ve düzenleniş tarzı dikkate alındığında «iltibasa» sebebiyet vereceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile «sicilden terkin» istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 …
2-Dava, TPE YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile «sicilden terkin» istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6809 E. 2024/2957 K.
Ortak:iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… raz edildiği, itirazın TPE YİDK’nun 2007/T-250 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın davacıya 11.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise altmış günlük «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceği, ancak kesinleşen tasarımın hükümsüzlüğünün istenebileceği, iptali istenen tasarımların biçiminin davacıya ait marka ile tasarım tescilleri ve bunların piyasaya sunum biçimlerini gösteren 2005-2007 yılı kataloglarında bulunan ürünlerin görünümlerinden hareketle gerçekleştirildiği, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle yeni olmadıkları, sonuç alarak davalı adına yapılan tasarım tescillerinin hukuka uygun bulunmadığı, davalı markasının konusu olan “SWEET BABY” ibareli işaretin genel görünüm ve telaffuz itibariyle davacıya ait “WEE” ibareli markalar ile karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, biçim, renk ve düzenleniş tarzı dikkate alındığında «iltibasa» sebebiyet vereceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile «sicilden terkin» istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 …
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "sweet baby" ibaresi ile davacı markasında yer alan "wee" ibaresi arasında biçim, renk ve düzenleniş anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir.
Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle «iltibas» tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Benzer bu kararda… erinin, davacının itiraza mesnet markasının kapsadığı “kağıttan mamul çocuk bezleri” malları ile benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı, markaların ilişkilendirilme «dahil» karıştırılma ihtimali doğuracak derecede benzer olduğu tespit edilen mal ve hizmetlerde taraf markaları arasında556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi «iltibas» koşulunun bulunduğu, bunun dışında olanlar açısından ise iltibas koşulları oluşmadığı gibi davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nede …
Hukuk Dairesince Yerel Mahkemece verilen karar kaldırılarak «husumetin» müvekkillere yöneltilmesi gerektiğine karar verildiğini, Yerel Mahkemece 04.11.2019 tarihinde müvekkillerinin davaya «dahil» edilmesi ve akabinde dava «dilekçesinin tebliğ» edilmesine karar verildiğini ve 26.01.2020 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapıldığını, müvekkillere karşı ikame edilen iş bu davanın tarihi 04.11.2019 olduğunu, iş bu sebeple dava ikame edildiği tarih itibariyle 556 sayılı KHK yerine 6769 sayılı Kanun'un getirilmesi ve ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesini de iptal etmiş olması sebebiyle 556 sayılı KHK döneminde tescil edilen davacı tarafa ait marka yönünden KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamındaki kullanma yükümlülüğü hükümlerinin uygulamasının mümkün olmadığını, emsal Yargıtay içtihatları kapsamında da 6769 sayılı Kanun hükümlerinin iş bu dava bakımından uygulanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekttiğini, iki marka arasında benzerlik/«iltibas» (karıştırılma ihtimalinin) bulunup bulunmadığı hususu yani diğer bir deyişle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı konusu hukuki bir konu olup bu hususta bilirkişinin görüş ve kanaatine başvurulmasının yerinde olmadığını, benzerlik hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve alınan raporunda hükme esas alınmasının açıkça usule ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, tal …
… ul çocuk bezleri” malları ile benzer mal ve hizmet niteliği taşıdığı, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) anlamında «iltibas» koşulunun oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usul ekonomisi · dava dilekçesinin tebliği · adi ortaklık · ön inceleme duruşması · derdestlik · def'i · bilirkişi incelemesi · ıslah
Benzer bu karardaDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece «ıslah» dilekçesi kapsamında davacı tarafın söz konusu markayı ciddi anlamda kullanıp kullanmadığına dair araştırma yapılması gerektiği gibi davacı tarafın da artık söz konusu markayı kullandığına dair ispat yükünü yerine getirmesi için süre vermesi gerekmesine rağmen her iki işlem de iş bu davanın 556 sayılı KHK kapsamında görülmesi gerektiği gerekçesiyle yapılmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun (6769 sayılı Kanun) ile getirilen defi imkânının amacı ve hükümlerin kaleme alınışının da geçmişe yönelik bir olguyu esas alan nitelikte olması, söz konusu hükümlerin süregelen bir vakıayı esas alması nedeniyle derhal uygulanabilirliği gözetildiğinde, «usul ekonomisine» de uygun şekilde, KHK döneminde açılmış «derdest» hükümsüzlük/tecavüz davalarının davalılarına, 6769 sayılı Kanun ile getirilen defi hükmünü kullanma olanağının tanınması gerektiğini, davacı tarafın iş bu davaya konu ettiği markasını tescil tarihinden itibaren hiçbir zaman kullanmamış olduğunu, Türk halkının söz konusu markayı bilmemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince kullanmama «def»’inin cevap dilekçesinin ıslah edilmesi suretiyle ileri sürülmüş olmasına rağmen bu talebin reddine karar verildiğini, davacı tarafın müvekkillerin ortağı olduğu «adi ortaklığa» karşı 27.07.2016 tarihinde iş bu davanın ikame edildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.
Hukuk Dairesince Yerel Mahkemece verilen karar kaldırılarak «husumetin» müvekkillere yöneltilmesi gerektiğine karar verildiğini, Yerel Mahkemece 04.11.2019 tarihinde müvekkillerinin davaya «dahil» edilmesi ve akabinde dava «dilekçesinin tebliğ» edilmesine karar verildiğini ve 26.01.2020 tarihinde ön «inceleme duruşması» yapıldığını, müvekkillere karşı ikame edilen iş bu davanın tarihi 04.11.2019 olduğunu, iş bu sebeple dava ikame edildiği tarih itibariyle 556 sayılı KHK yerine 6769 sayılı Kanun'un getirilmesi ve ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesini de iptal etmiş olması sebebiyle 556 sayılı KHK döneminde tescil edilen davacı tarafa ait marka yönünden KHK’nın 14 üncü maddesi kapsamındaki kullanma yükümlülüğü hükümlerinin uygulamasının mümkün olmadığını, emsal Yargıtay içtihatları kapsamında da 6769 sayılı Kanun hükümlerinin iş bu dava bakımından uygulanması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekttiğini, iki marka arasında benzerlik/«iltibas» (karıştırılma ihtimalinin) bulunup bulunmadığı hususu yani diğer bir deyişle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı konusu hukuki bir konu olup bu hususta bilirkişinin görüş ve kanaatine başvurulmasının yerinde olmadığını, benzerlik hususunda «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve alınan raporunda hükme esas alınmasının açıkça usule ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, tal …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8459 E. 2022/4865 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "sweet baby" ibaresi ile davacı markasında yer alan "wee" ibaresi arasında biçim, renk ve düzenleniş anlamında «iltibas» tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketicileri» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir.
… raz edildiği, itirazın TPE YİDK’nun 2007/T-250 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın davacıya 11.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise altmış günlük «hak düşürücü süre» geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceği, ancak kesinleşen tasarımın hükümsüzlüğünün istenebileceği, iptali istenen tasarımların biçiminin davacıya ait marka ile tasarım tescilleri ve bunların piyasaya sunum biçimlerini gösteren 2005-2007 yılı kataloglarında bulunan ürünlerin görünümlerinden hareketle gerçekleştirildiği, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle yeni olmadıkları, sonuç alarak davalı adına yapılan tasarım tescillerinin hukuka uygun bulunmadığı, davalı markasının konusu olan “SWEET BABY” ibareli işaretin genel görünüm ve telaffuz itibariyle davacıya ait “WEE” ibareli markalar ile karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, biçim, renk ve düzenleniş tarzı dikkate alındığında «iltibasa» sebebiyet vereceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile «sicilden terkin» istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 …
Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle «iltibas» tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Benzer bu kararda… a hüviyetinde olup, BEBE ve BABY kelimelerinin kullanımları dikkate alındığında BEBENEO markasının kullanılmasının davacı markalarıyla karışıklığa sebep olmayacağı, «ortalama tüketicinin» ayırt edici niteliği bulunmayan BEBE ibaresini farklı marka bütünleri içerisinde algılamasının markalar arasında «iltibasa» sebep olmayacağı, bu nedenle markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığının tespit edilmesine, davacı markaları ile davalı başvurusunun konusu olan işaret …
… tarafa ait BEBENEO markaları dikkate alındığında her iki marka arasında ortak unsurun bebe ibaresi olup, bebe ibareli çok sayıda tescilli marka olduğu, bu ibarenin «ayırt ediciliği» olmayan yaygın kullanım nedeniyle zayıf marka niteliğinde olduğu, söz konusu davacı ve davalı kullanımlarında her ne kadar bebe ibareleri ortaksa da, «ortalama tüketici» gözünde zayıf marka niteliği dikkate alındığında ayırt ediciliği olup, karıştırma ve bağlantı kurulma ihtimali bulunmadığı, davacı tarafın bebe ibaresi zayıf marka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… tarafa ait BEBENEO markaları dikkate alındığında her iki marka arasında ortak unsurun bebe ibaresi olup, bebe ibareli çok sayıda tescilli marka olduğu, bu ibarenin «ayırt ediciliği» olmayan yaygın kullanım nedeniyle zayıf marka niteliğinde olduğu, söz konusu davacı ve davalı kullanımlarında her ne kadar bebe ibareleri ortaksa da, «ortalama tüketici» gözünde zayıf marka niteliği dikkate alındığında ayırt ediciliği olup, karıştırma ve bağlantı kurulma ihtimali bulunmadığı, davacı tarafın bebe ibaresi zayıf marka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12972 E. , 2011/7528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2008/188-2009/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2007/02670 başvuru numarası ile Ambalaj (bebek bakım araç ve gereçlerinde) isimli beşli tasarımı tescil ettirmek istediğini, bunlardan ilk dördünün müvekkili adına tescilli 2005/01919 ve 2006/02985 sayılı tasarımlar dikkate alındığında, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığını, bu nedenle davalı kuruma yaptıkları başvurunun YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca müvekkilinin 1999 yılında 3,10 ve 21. sınıflarda tescil edilmiş bulunan “BURDA WEE” markasının sahibi olduğunu, 10. sınıfta tescilli “SWEET BABY” markasının ise davalıya ait olduğunu, bu sınıfta yer alan bir kısım emtia yönünden davalı markasının müvekkiline ait marka ile birebir aynı olduğunu, markalar arasında iltibas doğma tehlikesinin bulunduğunu, 556 sayılı KHK’nun 8/b maddesi uyarınca davalı markasının iptalinin gerektiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 27.03.2008 tarih ve 2008/T-250 sayılı kararının iptaline, 2007/02670 kodlu ambalaj beşli tasarımından 01, 02, 03 ve 04 sayılı tasarım tescillerinin iptaline, sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli “SWEETY BABY” markasının kısmen hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen kararın ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, iptali istenen tasarımlarla davacıya ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan dikdörtgen şekilleri dışında benzerlik taşımadıklarını, davacının iddialarını ambalajlar üzerinde somutlaştıramadığını, iptali istenen markanın da davacıya ait markaya benzemediğini, zira markaların bir bütün olarak değerlendirilmelerinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tasarım tescil başvurusuna davacı tarafından itiraz edildiği, itirazın TPE YİDK’nun 2007/T-250 sayılı kararı ile reddedildiği ve bu kararın davacıya 11.04.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise altmış günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle YİDK kararının iptalinin istenemeyeceği, ancak kesinleşen tasarımın hükümsüzlüğünün istenebileceği, iptali istenen tasarımların biçiminin davacıya ait marka ile tasarım tescilleri ve bunların piyasaya sunum biçimlerini gösteren 2005-2007 yılı kataloglarında bulunan ürünlerin görünümlerinden hareketle gerçekleştirildiği, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle yeni olmadıkları, sonuç alarak davalı adına yapılan tasarım tescillerinin hukuka uygun bulunmadığı, davalı markasının konusu olan “SWEET BABY” ibareli işaretin genel görünüm ve telaffuz itibariyle davacıya ait “WEE” ibareli markalar ile karıştırılabilecek derecede benzerlik taşıdığı, biçim, renk ve düzenleniş tarzı dikkate alındığında iltibasa sebebiyet vereceği gerekçesiyle YİDK kararının iptaline ilişkin davanın reddine, davalı şirkete karşı açılan marka ve tasarım hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemli davanın kabulüne, 23.05.2007 gün ve 2007/2132-1,2,3,4 kod sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalı şirket adına tescilli 31.12.2006 gün 2006/52088 sayılı markanın 10/10.
sınıfta yer alan “biberonlar, biberon emzikleri, emzikler ve bebekler için diş kaşıyıcılar” emtiaları yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlüğüne karar verilen markanın kod numarasının kısa kararla gerekçeli kararda farklı yazılmasının, mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata olmasına göre davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TPE YİDK kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu başvuruda yer alan "sweet baby" ibaresi ile davacı markasında yer alan "wee" ibaresi arasında biçim, renk ve düzenleniş anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu kabul edilmiş ise de, iltibas tehlikesi değerlendirmesinde, işaretlerin dikkat çekici özellikleri de gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketicileri nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekir. Bu değerlendirme yapılırken de ibareler bir bütün olarak dikkate alınıp ibarenin parçalara bölünmesi suretiyle iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı başvurusundaki "sweet" ibaresinin içinde yer alan "wee" harflerinin renklendirme ve biçim itibariyle davalı markasındaki "wee" ibaresi ile benzerlik oluşturduğunun kabul edilebilmesi için anılan "wee" harflerinin davalı markasının ortalama tüketicisi nezdinde akılda kalan ve dikkat çeken unsur olarak nitelendirilmesi gereklidir. Oysa, davacı markası "burda wee" ibarelerinden, davalı başvurusu ise tatlı bebek anlamına gelen "sweet baby" kelimelerinden oluştuğuna göre, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028526000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz