Aktif dava ehliyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17846 E. 2013/15297 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşaması devam ederken davacı tarafça şirketteki hisselerinin davalılara devredildiği, buna göre davaya devam etme hakkının hisseleri devralan davalılara geçtiği, pay devriyle davacının aktif dava ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1983 E. 2020/491 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille «temsil» ettiren davalılar yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… %5 hissesinin murise devredilmesine karar verildiği ve bu pay devriyle birlikte murisin şirkette %87 oranında hissedar olduğu, davalı karşı davacı vekilince anılan «yönetim kurulu» toplantısında alınan kararların «toplantı nisabına» uyulmaması ve şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisini» haiz olan en az 2 üyenin imzası bulunmaması sebebiyle «geçersiz» olduğu savunulmuşsa da, şirket ana sözleşmesinin 11. maddesiyle, şirketin tek imza ile temsil edilebilmesine cevaz verildiği ve Mülga TTK’da şirketin tek imza ile temsil edilmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde anılan yönetim kurulu kararında imza eksikliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, murisin hisselerini devrettiği 15.09.2000 tarihli ve 46 numaralı yönetim kurulu kararının ise iptal edildiği, bu durumda murisin şirkette %87 oranında hissedar olduğu, bu pay durumuna göre davacının şirkette %21,75 oranında hissesi bulunduğu, yapılan tespitler karşısında, karşı davadaki talebin dinlenilmesine imkan bulunmadığı, davacı yanca, kendisine ait olan payın «pay defterine tescili» talep edilmişse de, tescilin taraf işlemi olup, mahkemece karara bağlanacak hususlardan olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette %5,75 daha «payının» olduğunun tespitine, tescil talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:pay defterine tescil · toplantı ve karar nisabı · karar nisabı · pay defteri · kâr payı · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… %5 hissesinin murise devredilmesine karar verildiği ve bu pay devriyle birlikte murisin şirkette %87 oranında hissedar olduğu, davalı karşı davacı vekilince anılan «yönetim kurulu» toplantısında alınan kararların «toplantı nisabına» uyulmaması ve şirketi «temsil» ve ilzam «yetkisini» haiz olan en az 2 üyenin imzası bulunmaması sebebiyle «geçersiz» olduğu savunulmuşsa da, şirket ana sözleşmesinin 11. maddesiyle, şirketin tek imza ile temsil edilebilmesine cevaz verildiği ve Mülga TTK’da şirketin tek imza ile temsil edilmesini yasaklayan bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde anılan yönetim kurulu kararında imza eksikliğinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, murisin hisselerini devrettiği 15.09.2000 tarihli ve 46 numaralı yönetim kurulu kararının ise iptal edildiği, bu durumda murisin şirkette %87 oranında hissedar olduğu, bu pay durumuna göre davacının şirkette %21,75 oranında hissesi bulunduğu, yapılan tespitler karşısında, karşı davadaki talebin dinlenilmesine imkan bulunmadığı, davacı yanca, kendisine ait olan payın «pay defterine tescili» talep edilmişse de, tescilin taraf işlemi olup, mahkemece karara bağlanacak hususlardan olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne, davacının davalı şirkette %5,75 daha «payının» olduğunun tespitine, tescil talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/17846 E. , 2013/15297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/530-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33,3 oranında payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirket ortaklarının, 17.08.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında müvekkilinin muhalif oy kullanmasına ve bunu tutanağa geçirtmesine zor kullanarak engel olduklarını, karar defterine toplantının yapıldığı ancak karar alınamadığı yazılmış iken, sonradan müvekkilinin yokluğunda bu yazının üzeri kapatılarak yeniden karar alındığını belirterek 17.08.2011 tarihli 2011/8 sayılı ortaklar kurulu kararının usulüne uygun olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının toplantı başlamadan diğer ortaklarla tartışarak şirket merkezini terk ettiğini, TTK m. 381 kapsamında davacının iptal davası açamayacağını, müvekkillerinin davacıya yönelik haksız müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşaması devam ederken davacı tarafça şirketteki hisselerinin davalılara devredildiği, buna göre davaya devam etme hakkının hisseleri devralan davalılara geçtiği, pay devriyle davacının aktif dava ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028480400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz