6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Aktif dava ehliyeti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/17846 E. 2013/15297 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif dava ehliyeti husumet yokluğu taraf ehliyeti vekalet ücreti temsil husumet

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşaması devam ederken davacı tarafça şirketteki hisselerinin davalılara devredildiği, buna göre davaya devam etme hakkının hisseleri devralan davalılara geçtiği, pay devriyle davacının aktif dava ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hisse Devri Tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1983 E. 2020/491 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/17846 E.  ,  2013/15297 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.06.2012 tarih ve 2011/530-2012/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %33,3 oranında payına sahip ortağı olduğunu, davalı şirket ortaklarının, 17.08.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında müvekkilinin muhalif oy kullanmasına ve bunu tutanağa geçirtmesine zor kullanarak engel olduklarını, karar defterine toplantının yapıldığı ancak karar alınamadığı yazılmış iken, sonradan müvekkilinin yokluğunda bu yazının üzeri kapatılarak yeniden karar alındığını belirterek 17.08.2011 tarihli 2011/8 sayılı ortaklar kurulu kararının usulüne uygun olmadığının tespitine ve iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, müvekkilleri şirket ortaklarına husumet yöneltilemeyeceğini, davacının toplantı başlamadan diğer ortaklarla tartışarak şirket merkezini terk ettiğini, TTK m. 381 kapsamında davacının iptal davası açamayacağını, müvekkillerinin davacıya yönelik haksız müdahalesinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama aşaması devam ederken davacı tarafça şirketteki hisselerinin davalılara devredildiği, buna göre davaya devam etme hakkının hisseleri devralan davalılara geçtiği, pay devriyle davacının aktif dava ehliyetinin sona erdiği gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalılar vekilinin temyiz itirazına gelince; mahkemece, davanın husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde, davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028480400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.