6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16583 E. 2013/15261 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz ıslah maddi tazminat eksik inceleme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, halı emtiasında kullandığı tescilli “3 K ... KOLEKSİYON”markasının baskın unsurunun “...” sözcüğü olduğu, davalının davacıya ait tescilli markanın esaslı ve çekici unsuru olan “...” sözcüğünü, tüketiciye sunduğu reklam broşüründe bu malın davalıya ait olduğu şeklinde bir kanaat yaratabilecek şekilde aynen kullanmış olmasının 9. madde anlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu, KHK.nın 66/2-c maddesine göre, maddi tazminatın bilirkişi raporuna göre 19.071,90 TL olarak hesap edildiği, ancak dava dilekçesinde fazlaya ilişkin maddi tazminat talepleri saklı tutulmamış bulunduğundan, davacının ıslah talebinin yerinde olmadığı, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmi

1- Davalı savunmasında, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin halı emtiası için karakteristik özellik belirten ve bu nedenle davacı markasının tali unsuru niteliğinde bulunup marka koruması kapsamında bir kelime olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden az önce açıklanan davalının savunması bakımından herhangi bir görüş alınmamıştır. O halde mahkemece aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden davacı markasında yer alan “...” kelimesinin halı emtiası için 556 sayılı KHK 7/1-c bendi anlamında tasviri işaret niteliğinde olup olmadığı ve yine bu kelimenin davacı tarafından kullanım biçiminin aynı KHK'nın 12. maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/16583 E.  ,  2013/15261 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2012 tarih ve 2006/428-2012/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkil şirketin tescilli ve tanınmış markası olan “...” ibaresinin davalı firma tarafından 09.09.2006 tarihli Hürriyet Gazetesi ile dağıtımı yapılmış tanıtım ve reklam kitapçığının 3. sayfasında yer alan halı koleksiyonunun ismi olarak kullanılıp satışa arz edildiğini, davalının bu eyleminin müvekkilinin hem marka hakkına tecavüz, hem de haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir yoluyla haksız fiilin sona erdirilmesini, 5.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkil şirketin şirkete ait tescilli “Halıdrom”, “Drom”, “Antik Tuğra” markalarının bulunduğunu, “...” markası ile satışa sunulan hiçbir ürününün bulunmadığını, “...” isminin sadece müvekkilinin halı koleksiyonunun ismi olduğunu, davacının tescilli markasının “3 K ... KOLEKSİYON” şeklinde olup markanın esas unsurunun “3 K” ibaresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, halı emtiasında kullandığı tescilli “3 K ... KOLEKSİYON”markasının baskın unsurunun “...” sözcüğü olduğu, davalının davacıya ait tescilli markanın esaslı ve çekici unsuru olan “...” sözcüğünü, tüketiciye sunduğu reklam broşüründe bu malın davalıya ait olduğu şeklinde bir kanaat yaratabilecek şekilde aynen kullanmış olmasının 9. madde anlamında marka hakkına tecavüz oluşturduğu, KHK.nın 66/2-c maddesine göre, maddi tazminatın bilirkişi raporuna göre 19.071,90 TL olarak hesap edildiği, ancak dava dilekçesinde fazlaya ilişkin maddi tazminat talepleri saklı tutulmamış bulunduğundan, davacının ıslah talebinin yerinde olmadığı, marka hakkı tecavüze uğrayan marka sahibinin manevi tazminat talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi ile 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı taraf vekilleri temyiz etmi

1- Davalı savunmasında, davacı markasında yer alan “...” ibaresinin halı emtiası için karakteristik özellik belirten ve bu nedenle davacı markasının tali unsuru niteliğinde bulunup marka koruması kapsamında bir kelime olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden az önce açıklanan davalının savunması bakımından herhangi bir görüş alınmamıştır. O halde mahkemece aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden davacı markasında yer alan “...” kelimesinin halı emtiası için 556 sayılı KHK 7/1-c bendi anlamında tasviri işaret niteliğinde olup olmadığı ve yine bu kelimenin davacı tarafından kullanım biçiminin aynı KHK'nın 12.

maddesi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmaksızın eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.