6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14379 E. 2011/7113 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşen ilam marka hakkına tecavüz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markası ile davalı şirket tarafından ithal edilerek satışı yapılan ürünlerdeki markaların benzer olmadığı markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf kendi adına tescilli marka hakkına dayanmış olup, davalı tarafça ithal edilen ürünlerdeki markanın ise tescilsiz olduğunu ve taklit ürünler satıldığını ileri sürmüştür. Her ne kadar mahkemece, her iki markanın benzer olmadığı şeklindeki yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, markalardaki esas unsurun “dream” ibaresi olması karşısında mahkemenin gerekçesine itibar edilemez.

Bu durumda mahkemece, kararın gerekçesinde atıf yapılan ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olup olmadığı ile davalı tarafından ithal edilerek satışı yapılan ürünlerdeki marka üzerinde davalının davacıya nazaran üstün hak sahibi bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14379 E.  ,  2011/7113 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2009 tarih ve 2006/553-2009/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin “şekil+DREAM TÜRK MALI” ibareli 1992/138940 nolu markasının giyim emtiası için tescilli olduğunu ve bu ibareli ürünleri tescil tarihinden bu yana üreterek satışını yaptığını, davalının ise "Dream" ve "Dream Sport", "Dream Jeans" ibarelerini taşıyan ürünleri yurt dışından ithal ederek mağazalarında satışını sağlamasının müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, markaların benzer olmadığını İtalya'dan ithal edilen ürünlerin orijinal ürünler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı markası ile davalı şirket tarafından ithal edilerek satışı yapılan ürünlerdeki markaların benzer olmadığı markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığı, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunun da aynı doğrultuda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

Davacı taraf kendi adına tescilli marka hakkına dayanmış olup, davalı tarafça ithal edilen ürünlerdeki markanın ise tescilsiz olduğunu ve taklit ürünler satıldığını ileri sürmüştür. Her ne kadar mahkemece, her iki markanın benzer olmadığı şeklindeki yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de, markalardaki esas unsurun “dream” ibaresi olması karşısında mahkemenin gerekçesine itibar edilemez.

Bu durumda mahkemece, kararın gerekçesinde atıf yapılan ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kesinleşmiş bir mahkeme ilamı olup olmadığı ile davalı tarafından ithal edilerek satışı yapılan ürünlerdeki marka üzerinde davalının davacıya nazaran üstün hak sahibi bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028258800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.