Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/831 E. 2013/17294 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ saklama yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ usulsüz tevdi↗ mutlak ticari dava↗ internet bankacılığı↗ kusur oranı↗ mahsup↗ vade↗ taşıyan↗ yasal faiz↗ kusur↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 2.bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak, davacının hesabından 5000 TL'sinin çekilmesine sebebiyet verdikleri, her iki davalının da %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle 5.000 TL'nin 10/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle oluşan bedelin yarısının davalı bankadan, yarısının da diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Hizm. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307'nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve haşan mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ... Hizm A.Ş.’nin sim kart değişikliğinde gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin 3. kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır. Davacının alacağı, davalı Banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ... Hizm A.Ş.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı Banka'ya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...Ş.’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı ...Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK'nın 4'üncü maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan olup, davacı vekili, dava dilekçesinde, talep ettiği alacağa avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/882 E. 2013/1570 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen raporuna göre, davalıların davacının uğramış oldukları zarardan dolayı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.100,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3016 E. 2013/2148 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz kararda1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) …
Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4. ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · temerrüt faizi · havale · yetki · hasar · temerrüt
Benzer bu karardaTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ...Ş. vekilinin «yetki itirazının» HUMK’nın 9/.... maddesi uyarınca reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekm …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaplara «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, diğer davalının ise sim kart başvurusu sırasında gerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, 59.426,...
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaAynı Yasa’nın 472/1'inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15432 E. 2016/6614 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Hizm A.Ş.’nin bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı Banka'ya aittir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Şayet usulsüz işlemde davalı ...'nın bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 472/1'nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın ne'i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · internet bankacılığı · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında «internet bankacılığı» yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) …
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61'nci maddesi).
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale · hasar
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu, ceza davasında davalı ... yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.200 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Aynı Yasa’nın 472/1'inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve «hasarı» mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/831 E. , 2013/17294 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.10.2012 tarih ve 2007/734-2012/1666 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Hizm. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan yatırım hesabından, sim kartının kopyalanması suretiyle internet vasıtasyla toplamda 5000 TL çekildiğini, davalıların gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından oluşan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek 5000 TL'sinin 10/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen 2.bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak, davacının hesabından 5000 TL'sinin çekilmesine sebebiyet verdikleri, her iki davalının da %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle 5.000 TL'nin 10/01/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle oluşan bedelin yarısının davalı bankadan, yarısının da diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... Hizm. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı Banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet bankacılığı yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307'nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur.
Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve haşan mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ... Hizm A.Ş.’nin sim kart değişikliğinde gerekli kontrolleri yapmayarak onay şifresinin 3. kişilerin eline geçmesinden dolayı sorumlu tutulmak suretiyle kusurlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır. Davacının alacağı, davalı Banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ... Hizm A.Ş.’nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı Banka'ya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...Ş.’ne husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalı ...Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava TTK'nın 4'üncü maddesinde öngörülen mutlak ticari davalardan olup, davacı vekili, dava dilekçesinde, talep ettiği alacağa avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. Mahkemece avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Hizm. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına, 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ... Hizm. A.Ş.'ye iadesine, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028144500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz