İpoğin Fekki
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6486 E. 2011/6855 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipotek akit tablosu↗ teminat kapsamı↗ mirasçılık↗ ipotek↗ kefalet↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, BK. 397. maddesine göre vekaletin vekilin ölümü ile sona erdiği, muris ...'nın 04.03.2000 tarihinde vefat ettiği, 24.11.1997 tarihinde oğlu ...’ya ipotek tesisi için vekaletname verdiği, ...'nın 19.09.2000 tarihinde murisi ...’nın ölümünden yaklaşık 6 ay 15 gün sonra yeniden kredi kullandığı, ...’nın babasının ölümünden haberi olmamasının hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, davacı bankanın ...’ya kullandırdığı 23.000,00TL krediyi 14.10.1999 tarihli krediye istinaden verdiği, muris ...’nın maliki olduğu taşınmazlar üzerine yeni bir ipotek tesis edilmediği, kredinin kullanıldığı 19.09.2000 tarihli bir ipotek belgesi bulunmadığı, vekalet ölümle sona erdiği için 19.09.2000 tarihinde dava dışı ...’nın vekil olarak ipotek tesis etme yetkisinin bulunmadığı, 19.09.2009 tarihinde verilen kredi için ayrı bir kredi sözleşmesi düzenlenmediği, kredi tespit formuna kefil olarak ...’nın imzası bulunmadığı gibi ...’nın ölümünden 6 ay 15 gün sonra düzenlendiğinden imzalamasının mümkün olmadığı, bu nedenle ...’nın kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, ölüm ile kefaletin de sona ereceği, ...'nın ölümü ile oğlu ...’ye verdiği vekalet sona erdiği için ipotek nedeniyle mirasçılarına bir borç geçmediği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, davalının murisi dava dışı ...'nın 22.09.2000 ve 25.09.2000 tarihli kredilerde kefaletinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, davalının murisinin dava dışı ...'ya verdiği vekaletnameye dayalı olarak ... tarafından davacı bankadan alınan kredi karşılığı murise ait taşınmazlar üzerine konulan ipotek kapsamı ile sınırlı olmak üzere 69.000 TL alacağın davalı mirasçıdan tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar davalının murisinin kefalete dayalı sorumluluğu sona ermişse de, murisin aynı zamanda dava dışı borçlu ... lehine taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmesi hususunda vekaletname verdiği iddia edildiğine ve kredinin murisin vefatından sonra kullanıldığı sabit olduğuna göre, ipotek akit tablosunun celbedilip ipoteğin süresi ve teminat kapsamı ile hangi borcun teminatı olarak verildiğinin belirlenerek, ipotekten kaynaklanan bir sorumluluk olup olmadığının tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4114 E. 2021/2847 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8558 E. 2013/22133 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhatap banka · imza incelemesi · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · garantörlük · keşideci · çek · tacir
Benzer bu karardaDava, «muhatap banka» tarafından «garanti» edilen «çek» bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, «çek» üzerindeki imzanın «keşideciye» ait olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemizin uyulan bozma kararında çekteki imzanın «keşideciye» ait olup olmadığı incelenmeden davanın kabulüne karar verildiği, oysa bankanın basiretli bir «tacir» gibi hareket ederek gerekli dikkat ve özeni göstermesi, tereddüt halinde çeki uzman kişilere inceletmesi gerektiği hususlarına işaret edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmakla, «usuli kazanılmış hak» oluşmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6486 E. , 2011/6855 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sarız Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.06.2009 tarih ve 2007/29-2009/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ...’nın müvekkili ile 03/11/1998 tarihli Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme ile ...’nın 14.000,00 TL kredi kullandığını, bu krediye teminat teşkil etmek üzere davalı ... ve borçlu ...’nın babası olan muris ...’nın maliki bulunduğu taşınmazları ipotek ettirmesi konusunda ...’yı vekil tayin ettiğini, 04/11/1998 tarihinde mevcut vekaletnameye istinaden Kayseri ili Sarız ilçesinde bulunan taşınmazların üzerine ipotek tesis edildiğini, ...’nın 14/10/1999 tarihinde 23.000,00 TL yeni kredi kullandığını, muris ...’nın 04/03/2000 tarihinde vefat ettiğini, aynı sözleşmeye istinaden ...’ya 22/09/2000 tarihinde 15.000,00, 25/09/2000 tarihinde 8.000,00 TL olmak üzere toplam 23.000,00 TL tutarında kredi kullandırıldığını, kredi borcu zamanında ödenmediği için icra takibi yapıldığını, ...'nın mirasçısı olan davalı ...’nın borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, 14/10/1999 tarihinde kullandırılan kredinin 18/09/2000 tarihinde tahsil edildiğini, ilgililer tarafından ipoteğin fekedilmesi konusunda talepte bulunulmadığını, ilk sözleşmenin devamı niteliğinde son kredi kullanıldığını, ipoteğin mala bağlı ayni hak olması nedeniyle ...’nın vefat etmesinin ipoteğe ilişkin hakta değişiklik meydana getirmeyeceğini, davalının murisinin borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek 69.000,00 TL alacağın davalıdan ipoteğin paraya çevrilmesi sureti ile tahsilini talep ve dava etmiş, 25.06.2008 tarihli dilekçesi ile murisin borcundan müteselsilen ipotek kapsamı ile davalı sorumlu olduğundan 69.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, murisi ...'nın vefatı ile vekaletin sona erdiğini, murisin asıl borçlu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, BK. 397. maddesine göre vekaletin vekilin ölümü ile sona erdiği, muris ...'nın 04.03.2000 tarihinde vefat ettiği, 24.11.1997 tarihinde oğlu ...’ya ipotek tesisi için vekaletname verdiği, ...'nın 19.09.2000 tarihinde murisi ...’nın ölümünden yaklaşık 6 ay 15 gün sonra yeniden kredi kullandığı, ...’nın babasının ölümünden haberi olmamasının hayatın olağan akışına göre mümkün olmadığı, davacı bankanın ...’ya kullandırdığı 23.000,00TL krediyi 14.10.1999 tarihli krediye istinaden verdiği, muris ...’nın maliki olduğu taşınmazlar üzerine yeni bir ipotek tesis edilmediği, kredinin kullanıldığı 19.09.2000 tarihli bir ipotek belgesi bulunmadığı, vekalet ölümle sona erdiği için 19.09.2000 tarihinde dava dışı ...’nın vekil olarak ipotek tesis etme yetkisinin bulunmadığı, 19.09.2009 tarihinde verilen kredi için ayrı bir kredi sözleşmesi düzenlenmediği, kredi tespit formuna kefil olarak ...’nın imzası bulunmadığı gibi ...’nın ölümünden 6 ay 15 gün sonra düzenlendiğinden imzalamasının mümkün olmadığı, bu nedenle ...’nın kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, ölüm ile kefaletin de sona ereceği, ...'nın ölümü ile oğlu ...’ye verdiği vekalet sona erdiği için ipotek nedeniyle mirasçılarına bir borç geçmediği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, davalının murisi dava dışı ...'nın 22.09.2000 ve 25.09.2000 tarihli kredilerde kefaletinin bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Dava, davalının murisinin dava dışı ...'ya verdiği vekaletnameye dayalı olarak ... tarafından davacı bankadan alınan kredi karşılığı murise ait taşınmazlar üzerine konulan ipotek kapsamı ile sınırlı olmak üzere 69.000 TL alacağın davalı mirasçıdan tahsili istemine ilişkindir. Her ne kadar davalının murisinin kefalete dayalı sorumluluğu sona ermişse de, murisin aynı zamanda dava dışı borçlu ... lehine taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmesi hususunda vekaletname verdiği iddia edildiğine ve kredinin murisin vefatından sonra kullanıldığı sabit olduğuna göre, ipotek akit tablosunun celbedilip ipoteğin süresi ve teminat kapsamı ile hangi borcun teminatı olarak verildiğinin belirlenerek, ipotekten kaynaklanan bir sorumluluk olup olmadığının tespitiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 06.06.2011tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028015100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz