Kusur karinesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13093 E. 2011/6622 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusur karinesi↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ kar dağıtımı↗ şirket zararı↗ fesih↗ kâr dağıtımı↗ limited şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ avans faizi↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 2001 yılından beri zarar ettiği, davalı ortakların 1996 yılından beri şirketi temsile yetkili oldukları, şirketin zarar ettiği süreçte sahip olduğu ilaç ruhsatnamesinin de iptal edildiği, bu suretle şirket sermayesinin tamamının yitirildiği, davacının toplantılara çağrılmadığı ve şirketle ilgisinin sağlanmadığı, şirketin kar ettiği dönemde kar dağıtımına ilişkin bir karar bulunmadığı, şirketin mahkeme kararıyla fesih ve tasfiyesine karar verildiği, davalıların şirketin sevk ve idaresinde basiretli yönetim göstermeyerek şirketin sermayesini yitirmesine ve feshine neden oldukları, bu nedenle davacıyı zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000 TL'nın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tay İlaç Sanayi ve Tic.Ltd.Şti.'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yöneticilerinin şirkete verdikleri zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlu- luğu kusura dayanan bir sorumluluktur. TTK'nun 338. maddesi ile bu hususta kusur karinesi
getirilmiş ve üyelerin zararın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını ispat etmeleri halinde zarardan sorumlu olmayacakları kabul edilmiştir. Bu durumda, mümeyyiz davalı, davacının ileri sürdüğü zararın, kendi kusurlu yönetiminden değil ekonomik kriz ve sektörel nedenlerden kaynaklandığını savunduğuna göre, TTK'nun 338. maddesi uyarınca bu hususta davalıya ispat imkanı tanınarak bu yönde uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususlarda inceleme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13093 E. , 2011/6622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2009 tarih ve 2007/281 - 2009/416 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi mümeyyiz davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılar ile birlikte dava dışı Tay İlaç Ltd.Şti.'nin ortağı olduğunu, davalıların yönetici ortak olarak müvekkiline bilgi vermedikleri gibi, şirket karından hissesine düşen miktarı ödemediklerini, şirketin davalılarca kasıtlı zarara uğratıldığını, öz sermayesinin kaybettirildiğini ileri sürerek, müvekkilinin hissesine düşecek 15.000 TL'nın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin 2001 yılından beri zarar ettiği, davalı ortakların 1996 yılından beri şirketi temsile yetkili oldukları, şirketin zarar ettiği süreçte sahip olduğu ilaç ruhsatnamesinin de iptal edildiği, bu suretle şirket sermayesinin tamamının yitirildiği, davacının toplantılara çağrılmadığı ve şirketle ilgisinin sağlanmadığı, şirketin kar ettiği dönemde kar dağıtımına ilişkin bir karar bulunmadığı, şirketin mahkeme kararıyla fesih ve tasfiyesine karar verildiği, davalıların şirketin sevk ve idaresinde basiretli yönetim göstermeyerek şirketin sermayesini yitirmesine ve feshine neden oldukları, bu nedenle davacıyı zarara uğrattıkları gerekçesiyle, davanın kabulüne, 15.000 TL'nın dava tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile Tay İlaç Sanayi ve Tic.Ltd.Şti.'ne ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket yöneticilerinin şirkete verdikleri zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Zira, şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumlu- luğu kusura dayanan bir sorumluluktur. TTK'nun 338. maddesi ile bu hususta kusur karinesi
getirilmiş ve üyelerin zararın meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını ispat etmeleri halinde zarardan sorumlu olmayacakları kabul edilmiştir. Bu durumda, mümeyyiz davalı, davacının ileri sürdüğü zararın, kendi kusurlu yönetiminden değil ekonomik kriz ve sektörel nedenlerden kaynaklandığını savunduğuna göre, TTK'nun 338. maddesi uyarınca bu hususta davalıya ispat imkanı tanınarak bu yönde uzman bir bilirkişi heyetinden rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu hususlarda inceleme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027951300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz