Anonim şirket yönetim kurulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13257 E. 2010/9099 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu↗ ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ ba formu↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ husumet yokluğu↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ ortaklık ilişkisi↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirketler oldukları, davacının davalı şirketlerden ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nde 242 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şirketlerden ... Holding A.Ş.nde hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... Holding A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (12.500) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı ... AŞ. unvanını taşımakta olup, devredenin ... AŞ. ve ödenen miktarın (24.200) DM. olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama AŞ.’nde (50.000) TL. nominal bedelli 242 hissesi olup hisse devir yolu ile ortak olmuştur. Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nde 242 adet hissesi mevcuttur.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13258 E. 2010/9100 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · pay defteri · husumet yokluğu · anonim şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Holding A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın ise «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… erinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Holding A.Ş. hakkında açılan davanın esastan davalı, ... hakkında açılan davanın ise «husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaHolding A.Ş., devredilen hisse adedinin 58, «birim fiyatının» (300) Euro ve ödenen miktarın (17.400) Euro olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... grup şirketlerine ait «hisse senedi» «kaydının» tesbit edilemediği bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/76 E. 2010/11254 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… e verilenin istenemeyeceği, yine ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat
Benzer bu karardaGıda San.A.Ş., devredilen hisse adedinin 200, «birim fiyatının» (100) Euro ve ödenen miktarın (20.000) Euro olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4647 E. 2011/3923 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
… , davacının davalılardan Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.Tic.A.Ş.nin şirketin ortağı olduğunu savunmuş,davacının 242 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin anılan şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Takasbank, davacının anılan davalı şirkette 242 adet «hisse senedinin» kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu kararda… , davacının davalılardan Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.Tic.A.Ş.nin şirketin ortağı olduğunu savunmuş,davacının 242 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiş,ortaklık servis yazısında davacı hisselerinin anılan şirket pay defterinde kayıtlı olduğu açıklanmıştır.Takasbank, davacının anılan davalı şirkette 242 adet «hisse senedinin» kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13267 E. 2010/9465 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… eleri Pazarlama ve Tic AŞ’nde ise 114 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı, davalı tarafından gönderilen «pay defteri» fotokopilerinden bir tanesinde davacının bir kısım payları devrettiğine dair kayıt bulunması hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · pasif husumet · ek tasfiye · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… eleri Pazarlama ve Tic AŞ’nde ise 114 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun «anonim şirketler» ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirketler hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
AŞ, devredilen hisse adedinin birinde 100, diğerinde 9, «birim fiyatının» 100 DM ile 500 DM ve ödenen toplam miktarın 14.500 DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı bildirilmiştir.
Grup şirketlerine ait bir «hisse senedi» «kaydına» rastlanılmadığı, davalı tarafından gönderilen «pay defteri» fotokopilerinden bir tanesinde davacının bir kısım payları devrettiğine dair kayıt bulunması hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/754 E. 2010/11643 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak, davan …
1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat
Benzer bu karardaA.Ş, devredilen hisse adedinin 100, «birim fiyatının» (500) DM ve ödenen miktarın (50.000) DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13260 E. 2010/9464 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 1278 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · pasif husumet · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 1278 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesine göre pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına mütaallik hakların saklı olduğu, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, bu nedenle davalı ...’a karşı «husumet» yöneltilemeyeceği sonucuna varılarak, davalı şirket hakkındaki davanın esastan, davalı ... hakkındaki davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Bu talep «formu» davalı ...Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret AŞ unvanını taşımakta olup, devredenin hisse adedinin 1.200, «birim fiyatının» (25.000.000) TL ve ödenen miktarın (110.000) DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/74 E. 2010/10962 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · ba formu · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Gerçekten de TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi hükmüne göre, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tasfiye» payına mütaallik hakların mahfuz olduğu, buna göre sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketlerin tasfiye halinde bulunmadığı, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacının talebi yerinde olmadığı, ayrıca ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı, «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın red …
A.Ş., 13.07.1999 tarihli sözleşmede devredilen hisse adedinin 300, «birim fiyatının» (100) DM ve ödenen miktarın (30.000) DM; 20.07.1999 tarihi sözleşmede de devredilen hisse adedinin 850, birim fiyatının (100) DM ve ödenen miktarın (85.000) DM olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzalarını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4070 E. 2011/15562 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şi …
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, davacının davalı şirketlerden ...
Benzer bu kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Takasbank ise, davacının 22 adet Yimpaş Yozgat İhtiyaç Malzemeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. «hisse senedinin», «pay defteri» bilgileri arasında kayıtlı olduğunu mahkemeye bildirmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında <çoğun içinde az da vardır kuralı> gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz
Benzer bu karardaDavalılar vekili, davacının davalılardan Yimpaş Holding A.Ş.'nin ortağı olduğunu savunmuş, davacının 86 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmına ilişkin belgeyi «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13257 E. , 2010/9099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2007 tarih ve 2007/53-2007/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı Avukatı ... ile davalı Avukatı ...gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 01.01.2001 tarihinde 24.200 DM (12.500 Euro) karşılığı 22.500 YTL karşılığında ... Holding A.Ş. Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi ibaresi olan belge ile davalı şirkete ortak olduğunu, müvekkiline parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, devir senedinde yer alan ... A.Ş. unvanlı bir şirketin bulunmadığını, yapılan işlemin SPK mevzuatına aykırı olduğunu ileri sürerek, ilgili ... Holding A.Ş. Hisse Devir ve Kabul Sözleşmesi adlı belge ile SPK, TTK, Bankalar Kanunun ve diğer kanun hükümleri uyarınca hisse senedi satımı yapılamayacağının tesbitine, bu doğrultuda geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbitine, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve müvekkili tarafından yatırılan 12.500 Euro (24.200 DM) karşılığı 22.500 YTL'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili ... Holding A.Ş. ortağı olmayıp ... Yozgat İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olduğunu, iradeyi bozan sebeplere dayalı olarak açılan davada bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının şirket ortağı olduğu için ortaklık sözleşmesinin geçersizliğinin tesbitini isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirketler oldukları, davacının davalı şirketlerden ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nde 242 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği, yine davacının davalı şirketlerden ...
Holding A.Ş.nde hissesi bulunmadığı, dolayısıyla bu şirketin de taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... Holding A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın ise husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline hisse talep formu imzalatılarak (12.500) Euro ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirketlere ortak olmadığını iddia etmektedir. Bu talep formu davalı ... AŞ. unvanını taşımakta olup, devredenin ... AŞ. ve ödenen miktarın (24.200) DM. olduğu açıklamalarını içermekte ve davacı ile bir başkasının imzasını taşımaktadır. Ancak, davacının imzası dışındaki imzanın davalılarla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer verilmemiştir. Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterlerinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama AŞ.’nde (50.000) TL.
nominal bedelli 242 hissesi olup hisse devir yolu ile ortak olmuştur. Takasbank kayıtlarına göre de davacının ... Yozgat İhtiyaç Maddeleri AŞ.’nde 242 adet hissesi mevcuttur.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu ... Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027815200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz