Infaz kabiliyeti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13352 E. 2010/9087 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz kabiliyeti↗ irsaliyeli fatura↗ sevk irsaliyesi↗ irsaliye↗ ticari işletme↗ infaz↗ marka hakkına tecavüz↗ fatura↗ terkin↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacı şirketin 21.01.1988 tarihinde sicile tescil edildiği ve faaliyet konuları arasında kağıtçılığın da yer aldığı, 02.10.1995 günü ünvan ve 10.07.1997 tarihinde statü tadilinde bulunduğu, davacı tarafın ayrıca 10.09.1999 günlü "... KAĞIT+ŞEKİL" markasını 16.sınıfta adına tescil ettirdiği, davalı şirket ortaklarından... "... KAĞIT PAZARLAMA" ünvanıyla ticaret hayatına devam ederken 06.01.1993 tarihinde davalı şirketin kurulduğu, davalının tescilli ticaret ünvanının bizzat kendisinin ticaret ünvanına ve markaya tecavüz oluşturmayacağı, ancak, davalının sevk irsaliyesi ve faturalarında davalı adına tescilli olmayan işaret kull...arak ve ayrıca ticari işlemlerde ünvanı kullanırken "..." ibaresini büyük, kalın ve koyu harflerle yazarak, ünvanın diğer kısımlarını ise daha küçük ve ince yazarak davacının markasındaki ana unsuru ön plana çıkarmak suretiyle vurgu işlemi yapmasının davacı markasına tecavüz teşkil ettiği; birleşen dava yönünden ise davalının tescilli ticari ünvanını yaklaşık 17 yıl gibi uzun bir süre kullanıp, bu ünvan altında yatırımlar yapıp, istihdam sağlayıp, çeşitli markaların sahibi olmasına karşın davacının bu aşamadan sonra ünvan terkini isteminin TMK'nun 2. maddesi karşısında kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının ticari işletmesine ilişkin işlerde ticaret ünvanını kullanırken davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde hareket etmesinin davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret ünvanının görsel ve işitsel olarak davacının ticaret ünvanıyla iltibasa yol açtığı iddiasının ise usulen tescil edilmiş ticaret ünvanının kullanımının tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağından reddine, hüküm kesinleştiğinde markasal kullanıma yönelik markaya iltibas ve tecavüze ilişkin kararın gazetede ilanına karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde day...an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin gerekçeli kararında “Davalının ticari işletmesine ilişkin işlerde ticaret ünvanını kullanırken davacının 99/014811 nolu ... Kağıt + şekil markası ile iltibas oluşturacak şekilde (... çekirdek ünvanı büyük ve kalın harflerle, geri kalan tasviri kısım ise daha küçük harflerle yazılarak ve davacının tescilli markasındaki şekli çağrıştıracak şekilde tescilde bulunmayan şekil ile ünvanı kullanış şekli davalının delilindeki boş olarak sunulan ve dava tarihi itibarıyla kullanımda olan sevk irsaliyesi ve fatura örnekleri) markanın ana unsuru öne çıkarılarak vurgu işlevi yapılması nedeniyle markaya tecavüzün tespiti ile durdurulmasına…” şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamından davalının ticaret ünvanının yanında birden fazla logolar kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalı şirketin hangi logosunun davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve kullanımının engellendiği kararda açıkça gösterilmemiş olmakla kararın bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından 16,28,35 ve 40. sınıflarda tescilli şekil markası örneği temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olup, mahkemece şayet bu logonun kullanımı engellenmeye çalışılmış ise de hükümsüz kılınmadıkça tescilli bir markanın kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğinin düşünülmemesi de hatalı olmuştur. Yine davalı tarafından “...” ibaresi üzerinde kağıt-kağıtçılık veya ambalaj mal ve hizmetlerinde öncelikli kullanım hakkının kendilerinde olduğu, bu durumun davacının marka tescilinden önceki tarihlere isabet ettiği savunulmuş olup bu savunma üzerinde de durulması ve karar yerinde tartışılması gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle infaz olanağı bulunmayacak biçimde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/13352 E. , 2010/9087 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN DAVA
Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2008/68 Esas
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2008 tarih ve 2007/14-2008/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kağıt ve kağıtçılık sektöründe faaliyet gösterip, "... KAĞIT" tescilli markasının sahibi bulunduğu, davalının müvekkilinin markadan doğan haklarına ve ünvanına tecavüz ettiğini ileri sürerek, davacının marka ve ticaret ünvanına vaki tecavüzün önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına, davalının haksız rekabetinin ve tecavüzünün giderilmesine karar verilmesini, birleşen davasında ise davalının ticaret ünvanında yer alan "... KAĞITÇILIK" ibaresinin ticaret sicilinden silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1989 yılından beri "..." esas unsurlu ticaret ünvanını kullanıp haklı bir tanınmışlığa ulaştığını, davacı şirketin ilk ve ana iştigal konusunun ofset matbaacılık olup, kağıtçılık olmadığını, davacı şirketin iştigal konusunda yapmış olduğu değişiklikten çok daha önce müvekkilinin kağıtçılıkla ilgili ticari faaliyetinin bulunup, kesintisiz olarak devam ettiğini, davacının uzun süre suskun kalmış olmakla müvekkiline karşı hak talebinde bulunamayacağını, kötü niyetli olduğunu ileri sürerek asıl ve birleşen davaların reddiyle, TTK'nun 61. Maddesi gereğince kararın gerekçe ve hüküm konusunun gazetede ilanına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacı şirketin 21.01.1988 tarihinde sicile tescil edildiği ve faaliyet konuları arasında kağıtçılığın da yer aldığı, 02.10.1995 günü ünvan ve 10.07.1997 tarihinde statü tadilinde bulunduğu, davacı tarafın ayrıca 10.09.1999 günlü "... KAĞIT+ŞEKİL" markasını 16.sınıfta adına tescil ettirdiği, davalı şirket ortaklarından... "... KAĞIT PAZARLAMA" ünvanıyla ticaret hayatına devam ederken 06.01.1993 tarihinde davalı şirketin kurulduğu, davalının tescilli ticaret ünvanının bizzat kendisinin ticaret ünvanına ve markaya tecavüz oluşturmayacağı, ancak, davalının sevk irsaliyesi ve faturalarında davalı adına tescilli olmayan işaret kull...arak ve ayrıca ticari işlemlerde ünvanı kullanırken "..." ibaresini büyük, kalın ve koyu harflerle yazarak, ünvanın diğer kısımlarını ise daha küçük ve ince yazarak davacının markasındaki ana unsuru ön plana çıkarmak suretiyle vurgu işlemi yapmasının davacı markasına tecavüz teşkil ettiği;
birleşen dava yönünden ise davalının tescilli ticari ünvanını yaklaşık 17 yıl gibi uzun bir süre kullanıp, bu ünvan altında yatırımlar yapıp, istihdam sağlayıp, çeşitli markaların sahibi olmasına karşın davacının bu aşamadan sonra ünvan terkini isteminin TMK'nun 2. maddesi karşısında kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının ticari işletmesine ilişkin işlerde ticaret ünvanını kullanırken davacının markası ile iltibas oluşturacak şekilde hareket etmesinin davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile durdurulmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret ünvanının görsel ve işitsel olarak davacının ticaret ünvanıyla iltibasa yol açtığı iddiasının ise usulen tescil edilmiş ticaret ünvanının kullanımının tecavüz ve haksız rekabet oluşturmayacağından reddine, hüküm kesinleştiğinde markasal kullanıma yönelik markaya iltibas ve tecavüze ilişkin kararın gazetede ilanına karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde day...an delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemenin gerekçeli kararında “Davalının ticari işletmesine ilişkin işlerde ticaret ünvanını kullanırken davacının 99/014811 nolu ... Kağıt + şekil markası ile iltibas oluşturacak şekilde (... çekirdek ünvanı büyük ve kalın harflerle, geri kalan tasviri kısım ise daha küçük harflerle yazılarak ve davacının tescilli markasındaki şekli çağrıştıracak şekilde tescilde bulunmayan şekil ile ünvanı kullanış şekli davalının delilindeki boş olarak sunulan ve dava tarihi itibarıyla kullanımda olan sevk irsaliyesi ve fatura örnekleri) markanın ana unsuru öne çıkarılarak vurgu işlevi yapılması nedeniyle markaya tecavüzün tespiti ile durdurulmasına…” şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamından davalının ticaret ünvanının yanında birden fazla logolar kullandığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davalı şirketin hangi logosunun davacının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ve kullanımının engellendiği kararda açıkça gösterilmemiş olmakla kararın bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Öte yandan davalı tarafından 16,28,35 ve 40. sınıflarda tescilli şekil markası örneği temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olup, mahkemece şayet bu logonun kullanımı engellenmeye çalışılmış ise de hükümsüz kılınmadıkça tescilli bir markanın kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğinin düşünülmemesi de hatalı olmuştur. Yine davalı tarafından “...” ibaresi üzerinde kağıt-kağıtçılık veya ambalaj mal ve hizmetlerinde öncelikli kullanım hakkının kendilerinde olduğu, bu durumun davacının marka tescilinden önceki tarihlere isabet ettiği savunulmuş olup bu savunma üzerinde de durulması ve karar yerinde tartışılması gerekirken yazılı şekilde ve noksan incelemeyle infaz olanağı bulunmayacak biçimde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ…..:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillinin tüm,davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınark davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027780100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz