6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müşteri çevresi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13322 E. 2010/9086 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müşteri çevresi müşteri portföyü ttk 547 şirket müdürlüğü zimmet rekabet yasağı şirket merkezi mahkemesi şirket müdürü iyiniyet ikrar eş rızası denetime elverişlilik oy yasağı ticaret unvanı ifa limited şirket maddi ve manevi tazminat eksik inceleme haksız rekabet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 547

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalının 1971 yılından beri fiilen çalışmakta olduğu mesleği konusundaki bilgi birikimi ve iş çevresi üzerine, yaşlılığı ve hastalığından dolayı yaşadığı sorunların doğurduğu ihtiyaçla kurulduğu, davacı şirketin unvanına tecavüz iddiasının ... isminin tescilli bir marka olması ve davacı şirketin kuruluşundan önce davalı adına tescilli olması karşısında haksız rekabet iddiasının dinlenemeyeceği, şirketin diğer ortaklarının şirket merkezinin Ankara’ya taşımak istemeleri üzerine hitap edilen müşteri çevresi dikkate alındığında davalının şirketin kuruluşundan önce yurt içi ve dışındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için var olan ajansını devreye sokmak zorunda kaldığı ve bu durumun haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının zarar iddiasının kanıtlanamadığı, davalı tarafında şirketin banka hesabından çekilen (15.000) YTL’nin kişisel eşyalarının şirketin yeni adresine götürülmesinden kaynaklandığı, davalıya isnat edilen fiillerin sabit olmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Karar asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davacıları vekilince temyiz edilmiştir.

Asıl davada istem,davacı şirkette müdür olan davalının aynı iş kolunda yeni bir şirket kurduğu, bu durumun TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranış ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının yeni şirketinde davacının tescilli ticaret unvanı ile karışıklığa neden olacak derecede benzerini kullandığı,davacı şirketin müşteri portföyünü yeni kurduğu şirketine aktardığı, şirkete ait paraları zimmetine geçirdiği iddialarına dayalı olarak unvanın silinmesi,haksız rekabetin men’i,maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi-manevi tazminat,birleşen davada ise davalının şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir.

Davalı, davaya cevabında, 1971 yılından bu yana yayınevi ve gazetelere her türlü edebiyat eserinin telif hakkını “...” adı altında pazarladığını,şahıs firmasını 1994 yılında A.Ş haline dönüştürdüğünü rahatsızlanınca 2004 yılında emekliye ayrıldığını,2004 yılında şahıs firmasını yeniden faaliyete geçirdiğini, daha sonra da davacı limited şirketin kurulduğunu, davacının bir zararının söz konusu olmadığını,diğer ortaklar olan ... ve kızı Dilek Kayı’yı sırf iyiniyetle bu şirkette karşılıksız hisse verilerek % 80 oranında pay sahibi yaptığını, diğer ortakların şirketi İstanbul' dan Ankara’ya taşımak istemeleri nedeniyle 06.06.2006’da şahıs firmasını tekrar faaliyete geçirdiğini ,... adının kendisine ait tescilli markası olduğunu,davacı tarafından müşteriden alındığı iddia edilen 500,00 YTL’nin ajansının ifa ettiği hizmet karşılğı hak kazandığı bir bedel olduğunu, davacının kişisel eşyalarına el koyması nedeniyle 15.000,00 YTL’yi tahsil etmek durumunda kaldığını, haksız rekabetin sözkonusu olmadığını savunmuştur.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin unvana tecavüz iddiasının “...” isminin tescilli bir marka olması ve davacı şirketin kuruluşundan önce davalı adına tescil ettirilmiş olmasına nazaran yerinde olmadığı, davalının davacı şirketin diğer ortaklarının şirket merkezini Ankara’ya taşımak istemeleri üzerine şahıs firmasını faaliyete geçirmekte haklı olduğu, davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin açık olmadığı, şirketin banka hesabından çekilen 15.000,00 YTL’nin şirketin Ortaköydeki işyerinin davalı tarafından kurulup tefrişinde kullanıldığı ve şirket merkezi Göztepe’ye taşınırken bu malzemelerin davalı rızası hilafına götürüldüğünden yerinde olmadığı, davalı eyleminin TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranış teşkil etmediği yolunda varılan görüş ve kanı şirketin/davalının iş bağlantıları nedeniyle merkezinin İstanbul’da kalması gerektiği ön kabulüne dayandırılmaktadır. Oysa, anılan yasa hükmünde hiçbir istisna getirilmiş olmadığı gibi, salt şirket merkezinin taşınmak istenmesi rekabet yasağının ihlalini haklı kılmaz. Öte yandan, davalının şirket banka hesabından aldığını ikrar ettiği 15.000,00 YTL’nin şirketin kuruluşunda şirkete şahsen vermiş olduğu malzeme/tefrişat bedeli olduğuna dair dosyada bir kanıt bulunmamasının yanında davalının bu konuda ihkakı hakta bulunması hukukça korunamaz. Bu durumda mahkemece şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle davacı iddialarının değerlendirilmesi gerekirken, tamamen varsayımlara ve eksik incelemeye dayalı ve temyiz denetimine elverişsiz bilirkişi, raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davaların davacıları yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13854 E. 2014/4115 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13322 E.  ,  2010/9086 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

BİRLEŞEN DOSYA Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/709 Esas Sayılı dosyası

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.09.2008 tarih ve 2006/506-2008/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.09.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde. Davacı şirketin bir telif ve lisans hakları şirketi olup, mal alım satımı değil hizmet sunumu yaptığını, şirketin ..., ... ve davalı tarafından kurulduğunu ve her bir ortağa anasözleşme ile şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisi verildiğini, davalının şirket müdürü olmasına rağmen daha sonra aynı alanda faaliyet göstermek üzere bir başka şirket kurduğunu ve davacı şirketin ticaret unvanı ile ayniyet dengesinde benzer ticaret unvanını tescil ettirdiğini, davalının davacı şirketin faaliyetlerini engellemek ve müşterilerini yeni şirkete yönlendirmek amacıyla şirket kullanımında olan telefon, elektrik, internet gibi şirket faaliyetinin zorunlu kıldığı ihtiyaçlarını kapattırdığını, şirket adına gelen postalara el koyarak şirket işlerinin aksamasına neden olduğunu, şirket müşterilerine çeşitli yollarla şirketi ve diğer ortak müdürleri kötüleyip, ortaklığın feshedildiği gibi bir izlenim yaratarak müşterileri kendi yeni şirkete yönlendirdiğini, davalının hareketlerinin haksız rekabet oluşturduğu, davacının ayrıca şirkete ait banka hesabından kişisel amaçlarla (15.000) YTL para çekip bu parayı şirkete iade etmediğini, müvekkili şirketin daha önce yaptığı işlerin karşılığı olan ücretleri tahsil ettiği halde bu ödemeyi şirket hesabına aktarmadığını ileri sürerek, davalının haksız olarak kullandığı ticaret unvanının silinerek ticaret ünvanına tecavüz nedeniyle uğranılan (50.000) YTL ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan (50.000) YTL maddi zararın, davacı şirket ad ve hesabına tahsil edilen (500) YTL+KDV’nin, banka hesabından çekilen şirkete ait (15.000) YTL’nin, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan (25.000) YTL manevi zararın ve haksız rekabet nedeniyle yoksun kalınan kar olan (50.000) YTL’nin davalıdan tahsiline, hükmen ilanına karar verilmesini istemiş, birleşen davasında ise davalı şirket müdürünün müdürlük görevinden azli ile yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı, kendisinin 1971 yılından beri ... Telif Hakları Ajansı’nın sahibi olduğunu, rahatsızlanınca yeğeni ve kızı ile davacı şirketi kurduklarını, iyi niyetle hisselerinin %80’ini diğer şirket ortaklarına bağışladığını, şirketin kuruluşundan kısa bir süre sonra diğer ortakların şirket merkezini Ankara’ya taşımak istemeleri üzerine aralarında anlaşmazlık çıktığını ve 06.06.2006 tarihinde şahsi firmasını tekrar faaliyete geçirdiğini, “...” adının tescilli bir marka olup bu markanın kullanım haklarını şirkete verilmediğini, haksız olarak kullandığı iddia edilenin adı olduğunu, aldığı iddia edilen (500.00) YTL’nin ajansının hak kazandığı bir bedel olduğunu, şirketin diğer ortakların şirket merkezinin taşırlarken kişisel eşyalarını da götürmeleri karşısında mağduriyetini önlemek ve yeni eşya alabilmek için (15.000) YTL’yi tahsil ettiğini, şirketin ortaklarından ...

Kaya’nında daha önce ihtiyacı olduğu için şirket hesabından para çektiğini, haksız rekabet iddialarının dayanaksız olduğunu savunmuştur.

Mahkemece iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin davalının 1971 yılından beri fiilen çalışmakta olduğu mesleği konusundaki bilgi birikimi ve iş çevresi üzerine, yaşlılığı ve hastalığından dolayı yaşadığı sorunların doğurduğu ihtiyaçla kurulduğu, davacı şirketin unvanına tecavüz iddiasının ... isminin tescilli bir marka olması ve davacı şirketin kuruluşundan önce davalı adına tescilli olması karşısında haksız rekabet iddiasının dinlenemeyeceği, şirketin diğer ortaklarının şirket merkezinin Ankara’ya taşımak istemeleri üzerine hitap edilen müşteri çevresi dikkate alındığında davalının şirketin kuruluşundan önce yurt içi ve dışındaki yükümlülüklerini yerine getirmek için var olan ajansını devreye sokmak zorunda kaldığı ve bu durumun haksız rekabet teşkil etmeyeceği, davacının zarar iddiasının kanıtlanamadığı, davalı tarafında şirketin banka hesabından çekilen (15.000) YTL’nin kişisel eşyalarının şirketin yeni adresine götürülmesinden kaynaklandığı, davalıya isnat edilen fiillerin sabit olmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Karar asıl davanın davacısı ile birleşen davanın davacıları vekilince temyiz edilmiştir.

Asıl davada istem,davacı şirkette müdür olan davalının aynı iş kolunda yeni bir şirket kurduğu, bu durumun TTK’nun 547. maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranış ve haksız rekabet teşkil ettiği, davalının yeni şirketinde davacının tescilli ticaret unvanı ile karışıklığa neden olacak derecede benzerini kullandığı,davacı şirketin müşteri portföyünü yeni kurduğu şirketine aktardığı, şirkete ait paraları zimmetine geçirdiği iddialarına dayalı olarak unvanın silinmesi,haksız rekabetin men’i,maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi-manevi tazminat,birleşen davada ise davalının şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir.

Davalı, davaya cevabında, 1971 yılından bu yana yayınevi ve gazetelere her türlü edebiyat eserinin telif hakkını “...” adı altında pazarladığını,şahıs firmasını 1994 yılında A.Ş haline dönüştürdüğünü rahatsızlanınca 2004 yılında emekliye ayrıldığını,2004 yılında şahıs firmasını yeniden faaliyete geçirdiğini, daha sonra da davacı limited şirketin kurulduğunu, davacının bir zararının söz konusu olmadığını,diğer ortaklar olan ... ve kızı Dilek Kayı’yı sırf iyiniyetle bu şirkette karşılıksız hisse verilerek % 80 oranında pay sahibi yaptığını, diğer ortakların şirketi İstanbul' dan Ankara’ya taşımak istemeleri nedeniyle 06.06.2006’da şahıs firmasını tekrar faaliyete geçirdiğini ,... adının kendisine ait tescilli markası olduğunu,davacı tarafından müşteriden alındığı iddia edilen 500,00 YTL’nin ajansının ifa ettiği hizmet karşılğı hak kazandığı bir bedel olduğunu, davacının kişisel eşyalarına el koyması nedeniyle 15.000,00 YTL’yi tahsil etmek durumunda kaldığını, haksız rekabetin sözkonusu olmadığını savunmuştur.

Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin unvana tecavüz iddiasının “...” isminin tescilli bir marka olması ve davacı şirketin kuruluşundan önce davalı adına tescil ettirilmiş olmasına nazaran yerinde olmadığı, davalının davacı şirketin diğer ortaklarının şirket merkezini Ankara’ya taşımak istemeleri üzerine şahıs firmasını faaliyete geçirmekte haklı olduğu, davacının maddi-manevi tazminat taleplerinin açık olmadığı, şirketin banka hesabından çekilen 15.000,00 YTL’nin şirketin Ortaköydeki işyerinin davalı tarafından kurulup tefrişinde kullanıldığı ve şirket merkezi Göztepe’ye taşınırken bu malzemelerin davalı rızası hilafına götürüldüğünden yerinde olmadığı, davalı eyleminin TTK’nun 547.

maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırı davranış teşkil etmediği yolunda varılan görüş ve kanı şirketin/davalının iş bağlantıları nedeniyle merkezinin İstanbul’da kalması gerektiği ön kabulüne dayandırılmaktadır. Oysa, anılan yasa hükmünde hiçbir istisna getirilmiş olmadığı gibi, salt şirket merkezinin taşınmak istenmesi rekabet yasağının ihlalini haklı kılmaz. Öte yandan, davalının şirket banka hesabından aldığını ikrar ettiği 15.000,00 YTL’nin şirketin kuruluşunda şirkete şahsen vermiş olduğu malzeme/tefrişat bedeli olduğuna dair dosyada bir kanıt bulunmamasının yanında davalının bu konuda ihkakı hakta bulunması hukukça korunamaz. Bu durumda mahkemece şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle davacı iddialarının değerlendirilmesi gerekirken, tamamen varsayımlara ve eksik incelemeye dayalı ve temyiz denetimine elverişsiz bilirkişi, raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davaların davacıları yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalar davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davalar davacıları yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödedikler temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027778600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.