6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7444 E. 2010/9070 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eft ispat yükü

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hesabın davacı adına açıldığının sabit olduğu, ancak hesaptaki paranın davacıya ait olmadığının ispat yükünün davalı ...’da olduğu, tarafların önceden akraba olmalarının davacı hesabına EFT yolu ile gelen paranın gerçek hak sahibinin davalı ... olduğunun kabulü için yeterli bir neden olmadığı, bu nedenle davacının hesabının nasıl açıldığı, hesaba paranın kimin tarafından yatırıldığı ya da EFT yoluyla mı geldiği, davalı banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak belirlenmesi ve davalının bu para üzerinde gerçek hak sahibi olup olmadığının saptanması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının hesabına gelen paranın davalı ... tarafından yatırıldığı, bu nedenle hak sahibinin davacı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.

Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/7444 E.  ,  2010/9070 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA DOSYASI Malatya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2007 gün ve 2007/16-2007/488 sayılı kararı bozan Daire’nin 23.02.2010 gün ve 2008/11195 - 2010/2053 sayılı kararı aleyhinde davalılar ... ve ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabındaki paranın usulsüz olarak davalılara ödendiğini ileri sürerek, 33.285.000.000 TL’nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı banka vekili, davacının 26.05.1998 tarihli talimatına istinaden paranın ...’e ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, hesabın ... tarafından gönderilen havale ile açıldığını, ...’nın davacının kayınpederi, ...’ın ise kayınbiraderi olduğunu, davacının eşinden boşanmasına kadar davalı ...’nın düğün salonunda çalıştığını ve onun işlerini takip ettiğini, kendine ait bir işi ve kazancı olmadığını, ... tarafından hesaba yatırılan paranın yine davacının yazılı talimatına istinaden davalı ... tarafından çekildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “hesabın davacı adına açıldığının sabit olduğu, ancak hesaptaki paranın davacıya ait olmadığının ispat yükünün davalı ...’da olduğu, tarafların önceden akraba olmalarının davacı hesabına EFT yolu ile gelen paranın gerçek hak sahibinin davalı ... olduğunun kabulü için yeterli bir neden olmadığı, bu nedenle davacının hesabının nasıl açıldığı, hesaba paranın kimin tarafından yatırıldığı ya da EFT yoluyla mı geldiği, davalı banka kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak belirlenmesi ve davalının bu para üzerinde gerçek hak sahibi olup olmadığının saptanması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının hesabına gelen paranın davalı ...

tarafından yatırıldığı, bu nedenle hak sahibinin davacı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.02.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı davacı yararına bozulmuştur.

Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027711000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.