Teminat sözleşmesindeki muacceliyet şartı ihtiyati haczi engeller
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/730 E. 2022/617 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Bir senedin teminat amacıyla verildiğine ve belirli bir süreç tamamlanmadan muaccel hale gelmeyeceğine ilişkin kayıt, senet metninde bulunmasa bile taraflar arasındaki sözleşmede yer alıyorsa, bu husus dikkate alınır. Böyle bir durumda senet kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde sayılmaz ve alacağın varlığı, miktarı ile muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı (bilirkişi incelemesini) gerektirmesi halinde, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın kabulü ve haczin kaldırılması yerinde görülür.
Ele alınan sorunlar
Bononun teminat sözleşmesi kapsamında muaccel olup olmadığı ve ihtiyati haciz kararına itirazın kabulünün yerinde olup olmadığı → ret
İddia: Senedin teminat olarak verildiğine ilişkin senet metninde herhangi bir ibare bulunmadığını, senedin teminat senedi sayılabilmesi için bu hususun senet metninde belirtilmesi gerektiğini, sözleşmeye konu edilmesinin yeterli olmadığını, sözleşmede bahsi geçen senedin tanzim tarihinin belirtilmemiş olması nedeniyle dava konusu senet olduğunun açıkça anlaşılamadığını, borçluların iddialarını ispatlayamadığını ileri sürerek itirazın reddi gerektiğini ve ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İhtiyati hacze itiraz İİK 265 gereği borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı yapabileceği bir itirazdır ve mahkeme, gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden tarafından sunulan sözleşmede, teminat ve hisse senetlerinin tahsisli sermaye artırımının teminatı olarak verildiği, bu süreç tamamlanıncaya dek muaccel hale gelmeyeceği, icra takibine konulmayacağı ve üçüncü kişilere ciro edilmeyeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. İtiraza ekli belgelerden sermaye artırımı işlemlerinin tamamlanamadığı anlaşılmaktadır. Senet metninde teminat kaydı yazılı olmasa da, sözleşme hükümlerinde bononun teminat olarak verildiği ve bu süreç tamamlanmadan alacağın muaccel hale gelmeyeceğinin kararlaştırılmış olması nedeniyle, ihtiyati haciz istemine dayanak bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı mahiyetinde olmadığı, alacağın tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği sonucuna varılmıştır. Aynı gerekçeyle alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığı hususlarının bilirkişi incelemesini gerektirmesi nedeniyle ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Senet metninde teminat kaydı bulunmasa da, taraflar arasındaki ayrı bir sözleşmede senedin teminat amacıyla verildiğinin ve belirli bir sürecin tamamlanmasına kadar muaccel olmayacağının kararlaştırılmış olmasının, alacağın muaccelliğini ve dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının varlığını tartışmalı hale getirdiği ve bu durumun yargılamayı gerektirdiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ ihtiyati hacze itiraz↗ muacceliyet↗ teminat sözleşmesi↗ kayıtsız şartsız borç ikrarı↗ bono↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/730
KARAR NO 2022/617
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİH 27/12/2021 (Ek Karar)
NUMARASI 2021/689 D.İş 2021/685 Karar
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/04/2022
İhtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Alacaklı vekili, tanzim tarihi 30.07.2018 vade tarihi 25.11.2018, 2.000.000-TL meblağlı olan bir adet senedin ödenmediğini, alacağın teminata bağlı olmadığını, vadesi geldiği halde ödenmediğini, borçlu hakkında takibe başlayacağından ve icra takibinden haberdar olduğu taktirde mallarını kaçırmasından endişe ettiğinden borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3 şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
D. İŞ KARAR
Mahkemece, İhtiyati haciz talebinin kabulü ile alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülerek; (2.000.000-TL) alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden (300.000-TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İİKnun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili; taraflar arasında yapılan ve 31.03.2017 tarihli teminat sözleşmesi hükümlerinde ...'ın tahsisli sermaye artırımına konu alacağının teminatı olarak 25.11.2018 tarihli 2.000.000-TL tutarlı teminat senedi verdiğini, sözleşmede, ihtiyati hacize dayanak bononun "bu teminat ve hisse senetleri tahsisli sermaye artırımının teminatı olarak verildiği için tahsisli sermaye artırımı süreci tamamlanıncaya dek muaccel hale gelmeyecek, icra takibine konulmayacak ve üçüncü kişilere ciro edilmeyecektir" hükmü bulunduğunu, ...'na yapılan başvuru ve sürece ilişkin belgelerden anlaşılacağı üzere, ...'a tahsisli sermaye artırımı yapılması için başlatılan işlemlerin devam etmekte olduğunu, dolayısıyla muaccel bir alacaktan söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin ...
A. Ş. nezdinde payları işlem gören %99,5 oranında halka açık bir şirket olduğunu,şirketin faaliyetlerinin uygulanan haciz işlemleri nedeniyle durma noktasına geldiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
EK KARAR
Mahkemece; itiraz eden tarafından sunulan sözleşmede ihtiyati hacze konu olan bono bilgilerine yer verildiğini ve sözleşmede bononun teminat olarak verileceğinin kararlaştırıldığını, bu sebeple talep edenin temel ilişkiden kaynaklı alacağının varlığı, miktarı, muaccel olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirdiğinden itirazın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran alacaklı vekili; ihtiyati haciz talebine konu senedin incelenmesinde, senedin teminat olarak verildiğine ilişkin senet metninde hiçbir ibare bulunmadığını, senedin teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için senet metninde bu hususun belirtilmesi gerektiğini, sözleşmeye konu edilmesi yeterli olmadığını, sözleşmede bahsi geçen senedin tanzim tarihi belirtilmemiş olması karşısında, işbu davaya konu senet olduğunun açıkça anlaşılamadığını, Yargıtay içtihatlarında sözleşmede “senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi” gerektiğini, borçluların iddialarını ispatlayamadığını, bu sebeple borçluların ihtiyati haciz kararına yapmış oldukları itirazlarının reddi gerektiğini, bu sebeplerden dolayı ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İhtiyati hacze itiraz İİK'nın 265. maddesinde düzenlenmiş olup; Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde tutanağın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin verilen karar, itiraz üzerine mahkemenin ek kararı ile kaldırılmıştır. İtiraz eden tarafından sunulan sözleşmede "bu teminat ve hisse senetleri tahsisli sermaye artırımının teminatı olarak verildiği için tahsisli sermaye artırımı süreci tamamlanıncaya dek muaccel hale gelmeyecek, icra takibine konulmayacak ve üçüncü kişilere ciro edilmeyecektir" hükmü bulunmaktadır.İtiraza ekli belgelerden sermaye artırımı işlemlerinin tamamlanamadığı anlaşılmaktadır.Senet metninde yazılı olmasa da sözleşme hükümlerinde 2 milyon-TL bedelli bononun teminat olarak verildiği süreç tamamlanmadan alacağın muaccel hale gelmeyeceğinin kararlaştırıldığı, ihtiyati haciz istemine dayanak bononun kayıtsız şartsız borç ikrarı mahiyetinde olmadığı ,alacağın tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği sonucuna varılmaktadır.Aynı gerekçeyle, alacağın varlığı, miktarı, muaccel olup olmadığı hususları bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiğinden ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
O halde ilk derece mahkemesince itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin ek kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle istinaf nedenleri yerinde olmayan alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden-alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.25/04/2022
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102756 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi