6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsilat makbuzu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/6874 E. 2011/6285 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu rehin hisse senedi pay defteri anonim şirket ortaklık ilişkisi bilirkişi incelemesi cy/cy kaydı eksik inceleme teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 405

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya ortak olmak amacı ile 20.000 DM para yatırıldığı ve karşılığında davalının kaşesi bulunan tahsilat makbuzunun verildiği, tahsilat makbuzundaki paranın hisse senetleri karşılığında alındığının belirtildiği, davacı vekilinın davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılma olasılığının bulunmadığını beyan ettiği, TTK. nun 329 ncu maddesi hükmünce şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği,TTK nun 405 nci maddesi gereğince de davacının davalı şirkete ortak olmak amacı yatırdığı parayı geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline işlem tahsilat makbuzu karşılığında (20.000-DM) ödeme yaptırıldığını, ancak davacının davalı şirkete geçerli bir şekilde ortak olmadığını, hisse almış gibi gösterilmesine rağmen kendisine hisse senedi teslim edilmediğini iddia etmekte olup,Sermaye Piyasası Kurulu davalı şirketin kaydının bulunmadığını bildirmiş, mahkemece davacı taraf iddialarına ilişkin hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadan salt tahsilat makbuzuna dayalı olarak davanın reddi cihetine gidilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilmesi ve davacı kanıtları tümüyle toplanması ve daha sonra konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumu değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6373 E. 2010/12961 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6316 E. 2010/12547 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4652 E. 2011/4042 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4087 E. 2012/3600 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7050 E. 2011/6654 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Anonim şirket yönetim kurulu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/762 E. 2010/12399 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şahsi sorumluluk

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15045 E. 2011/7737 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4066 E. 2012/3596 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/6874 E.  ,  2011/6285 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17.09.2008 tarih ve 2007/235-2008/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.05.2011 gününde davacı vekili Avukat .... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin yüksek faiz garantisi ve paraların her istendiği an geri çekilebileceği inancı ile binlerce vatandaşın dini ve milli duygularını istismar ederek para topladığını, müvekkilinden de 31.03.2000 tarihinde 20.000 DM tutarında tahsilat yapıldığını ve tahsilat makbuzu verildiğini, tahsilat makbuzunda hisse almış gibi gösterildiğini ancak hisse senedi verilmediğini, davalının bankacılık ve sermaye piyasası mevzutatına aykırı olarak para topladığını ileri sürerek, şimdilik davalı şirket tarafından hisse senedi devri yapılamayacağının ve müvekkiline yapılmış geçerli hisse senedi devrinin mevcut olmadığının tespitini, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü, 20.000 DM (10.225 Euro) karşılığı 18.405,00 YTL.nin sebepsiz zenginleşme hükümleri tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalıya ortak olmak amacı ile 20.000 DM para yatırıldığı ve karşılığında davalının kaşesi bulunan tahsilat makbuzunun verildiği, tahsilat makbuzundaki paranın hisse senetleri karşılığında alındığının belirtildiği, davacı vekilinın davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılma olasılığının bulunmadığını beyan ettiği, TTK. nun 329 ncu maddesi hükmünce şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği,TTK nun 405 nci maddesi gereğince de davacının davalı şirkete ortak olmak amacı yatırdığı parayı geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.

Somut olayda da davacı vekili, müvekkiline işlem tahsilat makbuzu karşılığında (20.000-DM) ödeme yaptırıldığını, ancak davacının davalı şirkete geçerli bir şekilde ortak olmadığını, hisse almış gibi gösterilmesine rağmen kendisine hisse senedi teslim edilmediğini iddia etmekte olup,Sermaye Piyasası Kurulu davalı şirketin kaydının bulunmadığını bildirmiş, mahkemece davacı taraf iddialarına ilişkin hiç bir inceleme ve araştırma yapılmadan salt tahsilat makbuzuna dayalı olarak davanın reddi cihetine gidilmiştir.

Bu durum karşısında mahkemece, öncelikle Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilmesi ve davacı kanıtları tümüyle toplanması ve daha sonra konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumu değerlendirilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, dediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027522000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.