YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2554 E. 2010/8426 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işaretin başvuru kapsamındaki 30 ncu sınıf emtiaları zorunlu olarak akla getirmediği, alışılagelmiş bir biçim olmadığı, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil isteminin reddine ilişkin olarak verilen TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.Davacının 30 ncu sınıftaki mallar için tescil ettirmek istediği şekilden ibaret marka tescil başvurusu davalı tarafından yapılan inceleme sonucu 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca tescili istenen emtia için ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Davalı taraf yargılama sırasında yaptığı savunmada da tescili istenen işaretin üzerinde kullanılacağı emtialar için ayırt edici niteliğinin olmadığını belirtmiştir.
Davaya konu şekilden ibaret marka tescil başvurusunun tescil ettirilmek istendiği mallar için ayırt edici bir niteliğinin olmadığı, sözkonusu şeklin çikolata sektöründe herkes tarafından kullanılmakta olup, alelade bir çikolata barının üç boyutlu görüntüsünden ibaret bulunduğu, 556 sayılı KHK’nin 5 nci maddesi kapsamında ayırt edici niteliğinin olmadığı, cins, vasıf bildirdiği, bu nedenlerle tescil edilebilir bir işaret olmadığı bilirkişi raporlarında açıkça vurgulanmıştır.
Tescil istemine konu işaret incelendiğinde tescil ettirilmek istendiği malların ortalama alıcıları tarafından bu işaretin 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesinin atıfta bulunduğu 5 nci maddesi uyarınca tescil isteminde bulunan işletmeyi ve bu işletmenin mallarını diğer işletmelerden ve mallarından ayırt edici nitelikte olarak algılanamayacağı, tescili istenen mallar için genel bir şekil olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu işaret OHİM nezdinde tescilli ise de bu tescilin ilişkin olduğu malların davaya konu başvurudaki tescile konu mallarla aynı olmadığı, anılan tescilin malları arasında çikolata ürünlerinin bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre de bu tescilin esas alınması yerinde olmadığı gibi davaya konu marka tescil başvurusunun tescili istenen mallar yönünden ayırt edici olmadığı, cins, vasıf bildirdiği hususu da nazara alınmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13595 E. 2011/2845 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | YİDK red kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11755 E. 2012/3155 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanıma · mükerrerlik · ayırt edicilik
Benzer bu karardaAyrıca, TRIPS 15. maddesi uyarınca bir işaretin marka olarak korunabilmesi için ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiği gibi, Paris Sözleşmesi'nin 4. «mükerrer» 6. maddesi gereğince bir birlik ülkesinde tescil edilen markanın birlik üyesi diğer ülkelerde kabul edilip korunabilmesi için de aynı maddenin B.(2) bendine göre «ayırt edicilik» vasfını haiz olması zorunludur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı başvurusunun ürünlerin «tanım» ve vasıflarına uzak, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı TPE YİDK’nun 2007-M-237 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/2554 E. , 2010/8426 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2007/254-2008/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış “Kit Kat” markalı ürünlerine ayırt edicilik sağlamak amacıyla yarattığı şekle ilişkin marka tescil başvurusunun davalı tarafından sözkonusu işaretin 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, tescili istenen şekil markasının sıradan ve çok bilinen bir ürün şekli olmayıp, müvekkili şirket için fikri emek ve çaba sonucu yaratılmış özgün bir tasarım olduğunu, tescil edilmek istenildiği mallar açısından yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, dünya çapında pek çok marka ofisi nezdinde tescil ettirilmiş bulunduğunu, kullanım yolu ile dahi güçlü bir ayırt edicilik kazandırılan marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca reddinin 7/son maddesi uyarınca da mümkün olmadığını ileri sürerek, 2007-M-6201 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tescili istenen işaretin üzerinde kullanılacağı emtialar için ayırt edici niteliği haiz olmadığını, bu nedenle anılan işaretin marka olarak tesciline ilişkin itiraz başvurusu ile ilgili alınan kararların ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu işaretin başvuru kapsamındaki 30 ncu sınıf emtiaları zorunlu olarak akla getirmediği, alışılagelmiş bir biçim olmadığı, davacıya ait teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlamaya olanak verecek nitelikte olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil isteminin reddine ilişkin olarak verilen TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.Davacının 30 ncu sınıftaki mallar için tescil ettirmek istediği şekilden ibaret marka tescil başvurusu davalı tarafından yapılan inceleme sonucu 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesi uyarınca tescili istenen emtia için ayırt edici olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.Davalı taraf yargılama sırasında yaptığı savunmada da tescili istenen işaretin üzerinde kullanılacağı emtialar için ayırt edici niteliğinin olmadığını belirtmiştir.
Davaya konu şekilden ibaret marka tescil başvurusunun tescil ettirilmek istendiği mallar için ayırt edici bir niteliğinin olmadığı, sözkonusu şeklin çikolata sektöründe herkes tarafından kullanılmakta olup, alelade bir çikolata barının üç boyutlu görüntüsünden ibaret bulunduğu, 556 sayılı KHK’nin 5 nci maddesi kapsamında ayırt edici niteliğinin olmadığı, cins, vasıf bildirdiği, bu nedenlerle tescil edilebilir bir işaret olmadığı bilirkişi raporlarında açıkça vurgulanmıştır.
Tescil istemine konu işaret incelendiğinde tescil ettirilmek istendiği malların ortalama alıcıları tarafından bu işaretin 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesinin atıfta bulunduğu 5 nci maddesi uyarınca tescil isteminde bulunan işletmeyi ve bu işletmenin mallarını diğer işletmelerden ve mallarından ayırt edici nitelikte olarak algılanamayacağı, tescili istenen mallar için genel bir şekil olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu işaret OHİM nezdinde tescilli ise de bu tescilin ilişkin olduğu malların davaya konu başvurudaki tescile konu mallarla aynı olmadığı, anılan tescilin malları arasında çikolata ürünlerinin bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre de bu tescilin esas alınması yerinde olmadığı gibi davaya konu marka tescil başvurusunun tescili istenen mallar yönünden ayırt edici olmadığı, cins, vasıf bildirdiği hususu da nazara alınmadan yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1027210900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz