Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/10890 E. 2014/20337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ uyuşmazlık konusu↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca gümrükte ele geçen ürünlerin taklit ürünler oldukları, sıradan tüketiciler tarafından orjinallerinden ayırt edilemeyecekleri, davalının davacı tescilli markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ürünlerinde kullanmak suretiyle marka hakkını ihlal ettiği ancak gümrükte ele geçen malların henüz iç piyasaya sürülmemiş olması nedeniyle zarar oluşmadığı gerekçesiyle davalının tescilli markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat ile itibar tazmınatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüz fiilinin durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu olayda davalının, davacının markasının taklitlerini içeren ürünleri ithal etmek isterken bu mallara gümrükte el konulduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. 556 sayılı KHK’nın 61/c maddesi uyarınca davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği açıktır. Bu nedenle, davacının piyasadaki durumunun olumsuz yönde etkileneceği kuşkusuzdur. Mahkemenin kabulünün aksine, zararın oluşması için taklit markayı taşıyan ürünlerin piyasaya sunulması zorunlu değildir. Davalı, davacının uğrayacağı zararı karşılamak durumundadır. O halde, davacının maddi zarara uğrayacağı kabul edilip, bu
tazminata ilişkin açıklamaları da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3752 E. 2015/10651 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet tazminatı · fatura · asıl alacak · kötüniyet · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 10.701.07 USD «fatura» ve faiz alacağı için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, ancak davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine ve icra takibine konu 9.966.04 USD «asıl alacak» miktarının %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davacı taraftan alınarak davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm kısmında icra inkâr tazminatı olarak belirtilmek suretiyle davalı lehine «kötüniyet» tazmınatına hükmedilmişse de, dosya kapsamında icra takibinin haksız ve kötüniyetle yapıldığını gösteren bir delil ve emare bulunmadığından davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5176 E. 2019/6788 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz kararda556 sayılı KHK’nın 61/c maddesi uyarınca davalının bu eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği açıktır.
Benzer bu kararda… vacıya ait Aquela markasına yönelik davalı tarafların satışa sunduğu AQELLA NEW Babs ürünlerin orjinal ürün olmayıp davacıya ait AQUELLA marka ve ambalajına yönelik «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalı tarafların satışa sunduğu AQUELLA NEW Babs ürünlerine el konulmasına, ürünlerin piyasaya sunulmasının, satışının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, el konulan ürünlerin «masrafı» davalı taraftan alınmak suretiyle imhasına, kararın kesinleştikten sonra 5 büyük gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · istinaf başvurusunun reddi · infaz · bilirkişi incelemesi · dosya masrafı · ilan · haksız rekabet · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… vacıya ait Aquela markasına yönelik davalı tarafların satışa sunduğu AQELLA NEW Babs ürünlerin orjinal ürün olmayıp davacıya ait AQUELLA marka ve ambalajına yönelik «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve men'i'ne, davalı tarafların satışa sunduğu AQUELLA NEW Babs ürünlerine el konulmasına, ürünlerin piyasaya sunulmasının, satışının ve tanıtımının yapılmasının engellenmesine, el konulan ürünlerin «masrafı» davalı taraftan alınmak suretiyle imhasına, kararın kesinleştikten sonra 5 büyük gazeteden birinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabetin» tespiti,men’i ve giderilmesi istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklandığı gibi davanın kabulüne karar verilmiş; davalılar vekilinin «istinaf yoluna başvurması» üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince yeniden bilirkişi raporu alınmış ve akabinde istinaf başvurusunun HMK m.
… argılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki ve «infazda tereddüt» oluşacağı, bu durumun ise kanuna açık aykırılık nedeniyle re’sen bozma nedeni teşkil edeceği açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, dosyadaki mevcut rapor ve ek rapor arasında çelişki olduğundan bahisle «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış ve 2 ayrı heyetten 2 bilirkişi raporu alınmış ve bu raporlar doğrultusunda ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/10890 E. , 2014/20337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 02/07/2013
NUMARASI 2009/158-2013/171
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2013 tarih ve 2009/158-2013/171 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından ithal edilirken gümrük muhafaza memurlarınca ele geçen taklit ürünlerin müvekkili marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tecavüzün önlenmesine, ürünlere tedbiren el konulmasına, şimdilik 500,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline isnat edilen olayların 2007 yılı haziran ayında gerçekleştiğini savunarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca gümrükte ele geçen ürünlerin taklit ürünler oldukları, sıradan tüketiciler tarafından orjinallerinden ayırt edilemeyecekleri, davalının davacı tescilli markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini ürünlerinde kullanmak suretiyle marka hakkını ihlal ettiği ancak gümrükte ele geçen malların henüz iç piyasaya sürülmemiş olması nedeniyle zarar oluşmadığı gerekçesiyle davalının tescilli markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesine, 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 01/06/2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, maddi tazminat ile itibar tazmınatı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüz fiilinin durdurulması, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Uyuşmazlığa konu olayda davalının, davacının markasının taklitlerini içeren ürünleri ithal etmek isterken bu mallara gümrükte el konulduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. 556 sayılı KHK’nın 61/c maddesi uyarınca davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği açıktır. Bu nedenle, davacının piyasadaki durumunun olumsuz yönde etkileneceği kuşkusuzdur. Mahkemenin kabulünün aksine, zararın oluşması için taklit markayı taşıyan ürünlerin piyasaya sunulması zorunlu değildir. Davalı, davacının uğrayacağı zararı karşılamak durumundadır. O halde, davacının maddi zarara uğrayacağı kabul edilip, bu
tazminata ilişkin açıklamaları da değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 43,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102536600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz