İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13611 E. 2014/20331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ pay defteri kaydı↗ borca itiraz↗ toplantı tutanağı↗ hazirun cetveli↗ itirazın iptali davası↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ba formu↗ ticari defter kayıtları↗ sözleşmeye aykırılık↗ hisse senedi↗ hisse devri↗ zamanaşımı def'i↗ pay defteri↗ denetime elverişlilik↗ üçüncü kişi↗ def'i↗ iptal davası↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ haksız fiil↗ ticari defter↗ ticaret sicili↗ haciz↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana sözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık defterlerinin ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili temsilcilerince yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, pay defteri ve hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf yatırım yapmak amacıyla davalı şirkete verdiği paranın iadesi istemiyle genel haciz yoluyla icra takibinde bulunmuştur. Davalının borca itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası İİK 67. maddesi kapsamında açılmıştır. İtirazın iptali davasında da alacağın varlığı ve miktarının ispatı gerekmekte olup davacı geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı tarafından hisse senedi adı altında verilen belgelerin bir geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davacı taraf, mevzuata uygun bir biçimde davalı şirkete ortak olunmadığını, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ileri sürdüğüne göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait pay defterleri, mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar pay defterinde kaydı bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir. Her ne kadar mahkemece Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararlarına istinaden bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve bilirkişi kurulu raporunda, davacının şeklen ... Holding A.Ş. ve.. Yozgat İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. şirket ortaklığı sıfatını kazandığı, davacının ..Holding A.Ş.'ne dava dışı B.. T..l'den pay devralmak suretiyle, .. Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'ne ise hisse talep formu ile müracaat ederek ortak olduğu belirtilerek davacı beyanları ve SPK raporlarında ikincil kayıtların tutulduğu yönünde iddialar bulunmakla birlikte şirket nezdinde yapılan incelemede böyle bir durumun tespit edilemediği bildirilmiş ise de, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir.
Öte yandan mahkemece, davacının ortak olduğu 1999 ve 2000 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve toplantı tutanakları getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihi itibariyle davacının, grup şirketi olan ...Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'den satın aldığı belirtilen hisselerin karşılığında ödediği bedele ilişkin olarak,... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin defterlerinde, davacının uhdesine geçen bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu hisse devrinin karşılığında davacıdan aldığı bedelin ticari defter ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacının uhdesine geçen payların ortak olduğu bildirilen davalı grup şirketi .. Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde temsil edilip edilmediği, yine davacının dava dışı B.. T..'den devraldığı hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği üzerinde durulmadığı, mahkemece, davalı şirket tarafından gönderilen belgelerle yetinilerek yapılan inceleme sonucu karar tesis edildiği, dosyanın mevcut haliyle, alınan bilirkişi kurulu raporunun yeterince denetimine elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davalı şirket tarafından gönderilen belgelerle yetinilmeyerek hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri ile diğer belgelerin ticaret sicil dosyasından tam olarak getirtilmesi suretiyle yukarıda anılan eksikliklerin ikmali ile bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınarak, devir tarihi itibariyle davacının, delil olarak dayandığı Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesine göre devraldığı hisselerin karşılığında ödediği bedele ilişkin olarak, hisseyi devreden.... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarında, devrettiği bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsilinin muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen .. Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil
edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7514 E. 2014/13408 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
A.Ş'nin «defterlerinde», devrettiği bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu «hisse devrinin» karşılığında davacıdan aldığı bedelin «ticari defter» ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen davalı Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği üzerinde durulmadığı, mahkemece, davalı şirket tarafından gönderilen belgelerle yetinilerek yapılan inceleme sonucu karar tesis edildiği, dosyanın mevcut haliyle, alınan bilirkişi kurulu raporunun yeterince «denetimine elverişli» olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · hisse devir sözleşmesi · garantörlük · pasif husumet · husumet yokluğu · anonim şirket
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir.
U.. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» yazılı gerekçeyle reddi de doğru değildir.
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak gerek MK'nun 50. maddesi gerekse de TTK'nun 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5500 E. 2014/13406 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ise de bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · hisse devir sözleşmesi · garantörlük · pasif husumet · husumet yokluğu · anonim şirket
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir.
U.. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» yazılı gerekçeyle reddi de doğru değildir.
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8222 E. 2014/13412 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
… iz bozma ilamında, öncelikle davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihi olan 2000 yılından dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacının dava dışı şirketten devraldığı hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, davacının hisse devir aldığı Yimpaş A.Ş'nin devir tarihi itibariyle davalı şirketlerde ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğine işaret edilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmekle birlikte davacının ortak olduğu 2000 yılından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiştir.
A.Ş'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek, bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı ve «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · anonim şirket · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı D..
U.. yönünden «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, davalı şirket yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
U.. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» yazılı gerekçeyle reddi de doğru değildir.
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7515 E. 2014/13409 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
… iz bozma ilamında, öncelikle davacının sahih bir şekilde davalı şirkete ortak olup olmadığının belirlenmesi gerektiğinden mahkemece bilirkişi kuruluna davalının tüm «ticari defter» ve kayıtları ve ayrıca hisse devir tarihi olan 2000 yılından dava tarihine kadar davalı şirketlerin yapmış oldukları genel kurullara ait tutanaklar ve «hazirun cetvelleri» incelettirilmek suretiyle davacının dava dışı şirketten devraldığı hisselerin davalı şirketin sermayesinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği, davacının hisse devir aldığı Y.A.Ş'nin devir tarihi itibariyle davalı şirketlerde ortak olup olmadığı, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiğine işaret edilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmekle birlikte, davacının ortak olduğu 2000 yılından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiştir.Ayrıca, devir tarihi itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden Y.Yozgat İht.
A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı ve «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalıların «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi suretiyle oluşacak sonuç çe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · anonim şirket · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaU.. yönünden «pasif husumet ehliyeti» yokluğunun söz konusu olduğu gerekçesiyle, davalı şirketler yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir. .../... -2- ESAS NO : 2014/7515 KARAR NO : 2014/13409 Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
U.. hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» yazılı gerekçeyle reddi de doğru değildir.
U..'ın da davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı olarak gerek MK'nın 50. maddesi gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği ve bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilebileceği gözetilmeksizin bu davalı yönünden dahi «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, davaya konu «hisse devir sözleşmesinden» doğacak sorumluluk davalı şirkete ait olduğundan davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10487 E. 2015/10150 K.
Ortak:sözleşmeye aykırılık · temsil · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davalı Y.Yozgat İht.
K.. tarafından «temsil yetkisi» ile bu işlemi gerçekleştirdiği ve bu devrin davalı Y.
A.Ş'nin «defterine» kayıtlı olduğunun tespitine, devrin «geçersizliği» nedenine dayalı alacak istemi yönünden ise davalı şirketler yönünden açılan davanın ispat olunamadığından davalı D..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil yetkisi · pasif husumet yokluğu · hisse devir sözleşmesi · pasif husumet · husumet yokluğu · geçersizlik · husumet
Benzer bu karardaK.. yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15/05/2015 tarihli kararı ile bozulmuştur.
A.Ş. «hisse devir sözleşmesi» tarihi itibari ile M..
K.. tarafından «temsil yetkisi» ile bu işlemi gerçekleştirdiği ve bu devrin davalı Y.
A.Ş'nin «defterine» kayıtlı olduğunun tespitine, devrin «geçersizliği» nedenine dayalı alacak istemi yönünden ise davalı şirketler yönünden açılan davanın ispat olunamadığından davalı D..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13607 E. 2014/18677 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · zamanaşımı def'i · pay defteri · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… k, Dairemiz bozma ilamında, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterinde» yer aldığının hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiği, davalı yanın cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman «bilirkişi incelemesi» ile tereddütsüz ortaya konulması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmiş ve Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararları da gözetilerek inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ise de; davacının ortak olduğu 2004 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihleri itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu kararda1- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14648 E. 2014/20326 K.
Ortak:pay defteri kaydı · toplantı tutanağı · hazirun cetveli · sözleşmeye aykırılık · hisse senedi · hisse devri · zamanaşımı def'i · pay defteri · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp «üçüncü kişi» konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, da …
A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeyle» düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bu hususun tespiti için «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin «ticari defter» ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait «pay defterleri», mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar «pay defterinde kaydı» bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana «sözleşmesine aykırılık» teşkil etmediği, ortaklık «defterlerinin» ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili «temsilcilerince» yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, «pay defteri» ve «hazirun cetvelinde» yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı gerekçesiyle, davanın …
A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde «temsil» edilip edilmediği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, «pay defterindeki kaydın» diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu . aşamadan sonra davacının zararından davalının «haksız fiil» hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının «zamanaşımı def»''i de buna göre değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» sonucunda düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
… k, Dairemiz bozma ilamında, davacı yanın talebine konu hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği doğuran, davalı şirketin yasal «pay defterinde» yer aldığının hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiği, davalı yanın cevap dilekçesi ile davalı şirketin dosyada mevcut cevabi yazısındaki hissedarlık durumunun, SPK duyurusu ve Takasbank yazısı da gözetildiğinde, ikincil kayıtlarda tutulduğu belirtilen hissedarlık durumuna ilişkin olup olmadığı, davalı şirketin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği hususunun davalı şirketin tüm kayıtları üzerinde yapılacak uzman «bilirkişi incelemesi» ile tereddütsüz ortaya konulması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporlarında bir kısım bozma gerekleri yerine getirilmiş ve Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararları da gözetilerek inceleme ve değerlendirmeler yapılmış ise de; davacının ortak olduğu 2004 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve «toplantı tutanakları» getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihleri itibariyle davacının devren iktisap ettiği hisseleri devreden Y..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu karardaDava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2065 E. 2019/7217 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi
İncelediğiniz karardaİtirazın iptali davasında da alacağın varlığı ve miktarının ispatı gerekmekte olup davacı geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığını, davalı tarafından «hisse senedi» adı altında verilen belgelerin bir geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davacı taraf, mevzuata uygun bir biçimde davalı şirkete ortak olunmadığını, geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığını ileri sürdüğüne göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 54.575,30 TL'nin davalılar Yimpaş Yozgat İht.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13611 E. , 2014/20331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ YOZGAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 19/12/2013
NUMARASI 2010/526-2013/949
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.12.2013 tarih ve 2010/526-2013/949 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yatırım yapmak amacıyla müvekkilinden 6.960,20 Euro aldığını, ancak davalı holdingin büyük bir borç bataklığı içerisine girdiğini, müvekkilinin alacağı için başlattığı icra takibine davalı şirketin süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelere ilişkin makbuzların bulunduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taleple yapılan pay devir işleminin kanuna ve ortaklık ana sözleşmesine aykırılık teşkil etmediği, ortaklık defterlerinin ve genel kurul toplantılarının usulünce olduğu, davacının hileli davranışlarla aldatıldığını tespite elverişli somut deliller bulunmadığı, bu nedenle de davacının ortaklığın yetkili temsilcilerince yanıltıldığını veya yanlış yönlendirildiğini kabule olanak bulunmadığı, ortaklığın pay kazanımını benimseyerek karar gereğini yerine getirdiği, davacının pay senedi satın almak suretiyle davalı şirkete ortak olduğu, davacıdan nominal değer üzerinden bedel alınmasının söz konusu olmadığı, ortaklığın primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararının bulunduğu, pay defteri ve hazirun cetvelinde yer alan kayıtların farklılık göstermediği, dosyada mevcut SPK raporlarının da tek başına davacının iddialarını ispata elverişli bulunmadığı, öte yandan itirazın iptali davasında davacı sıfatı icra takibi alacakısına, davalı ise aleyhine icra takbine girişilen borçluya ait olduğu, somut olayda Habibe İlten'in icra takibinin tarafı olmayıp üçüncü kişi konumunda olduğu, bu nedenle davada takibin ya da davanın tarafı olmadığından ona ilişkin hüküm kurulamayacağı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf yatırım yapmak amacıyla davalı şirkete verdiği paranın iadesi istemiyle genel haciz yoluyla icra takibinde bulunmuştur. Davalının borca itirazı üzerine işbu itirazın iptali davası İİK 67. maddesi kapsamında açılmıştır. İtirazın iptali davasında da alacağın varlığı ve miktarının ispatı gerekmekte olup davacı geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı tarafından hisse senedi adı altında verilen belgelerin bir geçerliliğinin bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davacı taraf, mevzuata uygun bir biçimde davalı şirkete ortak olunmadığını, geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ileri sürdüğüne göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Mahkemece, bu hususun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek bilirkişilere davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını inceleme yetkisi verilmiş ve bilirkişi kurulu raporlarında, davalı şirkete ait pay defterleri, mali tabloları ve genel kurul tutanaklarının incelemeye sunulduğunu beyanla davacının ortaklar pay defterinde kaydı bulunduğundan bahisle pay senedi devralmak suretiyle ortak olduğunu bildirmişlerdir. Her ne kadar mahkemece Dairemizden geçen emsal dosyalarda verilen bozma kararlarına istinaden bilirkişi kurulundan rapor alınmış ve bilirkişi kurulu raporunda, davacının şeklen ...
Holding A.Ş. ve.. Yozgat İht. Mad. Paz. Ve Tic. A.Ş. şirket ortaklığı sıfatını kazandığı, davacının ..Holding A.Ş.'ne dava dışı B.. T..l'den pay devralmak suretiyle, .. Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'ne ise hisse talep formu ile müracaat ederek ortak olduğu belirtilerek davacı beyanları ve SPK raporlarında ikincil kayıtların tutulduğu yönünde iddialar bulunmakla birlikte şirket nezdinde yapılan incelemede böyle bir durumun tespit edilemediği bildirilmiş ise de, bilirkişi incelemesine sunulan pay defterindeki kayıtların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı belli değildir.
Öte yandan mahkemece, davacının ortak olduğu 1999 ve 2000 yıllarından bu yana tüm genel kurul ve toplantı tutanakları getirtilerek incelenmemiş, ayrıca, devir tarihi itibariyle davacının, grup şirketi olan ...Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'den satın aldığı belirtilen hisselerin karşılığında ödediği bedele ilişkin olarak,... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin defterlerinde, davacının uhdesine geçen bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsiline ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, bu hisse devrinin karşılığında davacıdan aldığı bedelin ticari defter ve kayıtlarında muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacının uhdesine geçen payların ortak olduğu bildirilen davalı grup şirketi ..
Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde temsil edilip edilmediği, yine davacının dava dışı B.. T..'den devraldığı hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği üzerinde durulmadığı, mahkemece, davalı şirket tarafından gönderilen belgelerle yetinilerek yapılan inceleme sonucu karar tesis edildiği, dosyanın mevcut haliyle, alınan bilirkişi kurulu raporunun yeterince denetimine elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davalı şirket tarafından gönderilen belgelerle yetinilmeyerek hisse devir tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin yapmış olduğu genel kurullara ait tutanaklar ve hazirun cetvelleri ile diğer belgelerin ticaret sicil dosyasından tam olarak getirtilmesi suretiyle yukarıda anılan eksikliklerin ikmali ile bilirkişi kurulundan ek rapor veya yeni bir bilirkişi kurulu raporu alınarak, devir tarihi itibariyle davacının, delil olarak dayandığı Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesine göre devraldığı hisselerin karşılığında ödediği bedele ilişkin olarak, hisseyi devreden.... Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtlarında, devrettiği bu hisse senetlerinin satımı ile bedelinin tahsilinin muhasebeleştirilip muhasebeleştirilmediği ve bu suretle davacıya devredilen payların ortak olduğu bildirilen ..
Yozgat İht. Mad. Paz. ve Tic. A.Ş. ve Yimpaş Holding A.Ş.'nin o tarih itibariyle kayıtlı sermayesi içinde temsil edilip edilmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil
edildiği tespit edilerek bu inceleme sonucunda davacının ortaklığının sahih olmadığı, pay defterindeki kaydın diğer kayıtlarla örtüşmediği anlaşıldığı taktirde bu aşamadan sonra davacıların zararından davalının haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluğunun bulunup bulunmadığı üzerinde durularak davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi ve davalının zamanaşımı def'inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken eksik incelemeyle düzenlenen bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102535500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz