Sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1214 E. 2010/7486 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyet kuralları↗ eksper raporu↗ özel dava şartı↗ sigorta teminatı↗ şirket merkezi mahkemesi↗ iyiniyet↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ vade↗ sigorta poliçesi↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre sigorta teminatının aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan acentede olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası özel şartlarının 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile son bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça prim ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe vadesi içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ekspertiz raporu tanzim tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır. Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını ekspertiz raporu tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1210 E. 2010/7548 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1225 E. 2010/7109 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · ek prim · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acente» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.800,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acente» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 16.800,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1206 E. 2010/7437 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1201 E. 2010/7107 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.480,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.480,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1208 E. 2010/7549 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8, 9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.224,00 YTL'nın 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8, 9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 7.224,00 YTL'nın 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1199 E. 2010/7547 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.720 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.720 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1197 E. 2010/7436 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.625,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup,mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.625,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sigorta tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1217 E. 2010/7438 K.
Ortak:iyiniyet kuralları · eksper raporu · özel dava şartı · sigorta teminatı · şirket merkezi mahkemesi · iyiniyet · sigorta sözleşmesi · acentelik · Sigorta tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 25.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.280,00 YTL'nin 25.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının «ekspertiz raporu» tanzim tarihinde «temerrüde» düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Ancak, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinin» zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sigorta teminatının» aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun «şirket merkezine» fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan «acentede» olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve «sigorta sözleşmesinin» kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası «özel şartlarının» 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile «son» bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça «prim» ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295. maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının «iyiniyet kuralları» ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe «vadesi» içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için «hasarın» %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 25.03.2006 tarihinde «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.280,00 YTL'nin 25.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1214 E. , 2010/7486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.05.2008 tarih ve 2006/155-2008/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üzüm bağlarının 2006 yılı mahsulünün 20.01.2006 tarihinden itibaren davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, 8 Mart 2006 tarihinde don hasarına maruz kaldığını, zararın tespit edildiğini, taraflar arasında kabul edilen ön bilgi formundaki bilgilerin değiştirilerek poliçeye aktarıldığını, hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini, toplam zararının 25.200 YTL olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 YTL’nin tahsilini talep etmiş, ıslahla 15.120,00 YTL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat dışı olduğunu, Tarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları A.6-1. maddesi uyarınca teminatın gözlerin uyanması ile başlayacağını, hasar olduğu bildirilen tarihlerde gözler uyanmadığı için teminat kapsamında bir hasar oluşmasının mümkün olmadığını, ön bilgi formunun poliçe yerine geçmeyeceği, 08 Mart 2006 tarihinde en düşük sıcaklık -1,51 derece olup bu ısıda gözler uyanmayacağı için zarar meydana gelmesinin söz konusu olmadığını, hasat dönemi Ağustos ayı olduğu için Sarıgöl Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2006/62 D.İş. sayılı dosyasında belirlenen %100 hasar oranın gerçeği yansıtmadığını, hasarın kış donlarından meydana geldiğini, muafiyet uygulamasının sigorta bedeli üzerinden yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ön bilgi formuna göre sigorta teminatının aksine bir karar alınmadıkça ön bilgi formunun şirket merkezine fakslanmasından 3 gün sonra başlayacağı, şirket merkezine fakslama yükümlülüğünün ise ön bilgi formunu imzalayan acentede olduğu, üç gün içinde sigorta şirketi tarafından aksine bir karar alındığına dair dosyada bir belge bulunmadığından sigorta teminatının başladığı ve sigorta sözleşmesinin kurulduğunun kabulü gerektiği, 8,9 ve 10 Mart tarihlerinde bölgedeki minimum sıcaklığın 0 derecenin altına düştüğü, dolu sigortası özel şartlarının 4. maddesine göre don sigortasında teminatın bağlarda budamanın sona ermesi ile veya her şarta 28 Şubat tarihi itibariyle başlayıp ürün hasadı ile son bulduğu, buna göre teminatın en geç 28 Şubat’ta başladığının kabulü gerektiği, poliçede “poliçe peşin olarak tanzim edilmiş olup tamamı 15.10.2006 tarihinde tahsil edilecektir” ifadesi yer almakta olup davacı tarafça prim ödemesi yapılmadığından TTK’nun 1295.
maddesi uyarınca teminatın başlamadığı savunmasının iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı, davacıya ait bağda poliçe vadesi içinde don olayı meydana geldiği, omcalar üzerinde hiç ürün olmadığı tespit edildiği için hasarsın %100 oranında gerçekleştiği, davalı tarafın ekspertiz yapılan 24.03.2006 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kabulü ile 8.400,00 YTL'nin 24.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, Tarım Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının ekspertiz raporu tanzim tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin zorunlu bir unsuru olan Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.6.1 nci maddesine göre sigortacı, kesinleşmiş tazminat miktarını en kısa zamanda ve herhalde 30 gün içinde ödemek durumundadır. Bu durum karşısında, davalının zarar miktarını ekspertiz raporu tanzim tarihinde öğrendiği, en geç 30 gün içinde davacıya tazminatı ödemesi gerektiği hususu dikkate alınıp, ekspertiz raporu tanzim tarihinden 30 gün sonrası olan 22.04.2006 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci maddesindeki ‘...24.03.2006 ...’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘...22.04. 2006...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024523900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz