6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tahsil

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1069 E. 2010/7021 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hırsızlık usuli kazanılmış hak kazanılmış hak fatura

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 42

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının sübut bulmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, 14.09.2006 tarihinde verilen davanın reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce verilen 10.05.2007 tarihli ikinci bozma kararında davacının işyerinde hırsızlığın gerçekleştiği hususunun ilk bozma ilamı ile kesinleşmiş olup, bozmanın çalınan malların sayısı ve değerine ilişkin bulunduğu, bozma kararında bu hususun araştırılmasının yalnızca malların alındığı işyeri kayıtlarına dayandırılmadığı, mahkemece BK'nun 42 ve 43. maddeleri ile bozma ilamında belirlenen bütün hususlar da dikkate alınarak zararın belirlenmesi gerektiği açıkça belirtilerek davanın reddine ilişkin olarak verilen karar bozulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, bozma ilamında belirtilen hususlar da nazara alınmak suretiyle davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eylemi nedeniyle uğradığı zararın hüküm altına alınması gerekirken, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davacının çalınan malları kayıtlarında zarar kaydetmesi gerekirken usulsüz olarak fatura düzenleyerek satış yapmış gibi kaydettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamları dikkate alınarak davacının davaya konu hırsızlık eylemi sonucu uğradığı zararın poliçe uyarınca hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak uyulmasına karar verilmek suretiyle usuli kazanılmış hak haline gelen bozma kararlarına aykırı olarak ikinci kez davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4349 E. 2017/3055 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1069 E.  ,  2010/7021 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.07.2008 tarih ve 2008/9 - 2008/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete ait konfeksiyon ve tuhafiye deposunun davalı nezdinde sigortalı iken meydana gelen hırsızlık olayı sonucu işyerinde 53.671.000.000.-TL zarar oluştuğunu ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortacının sorumluluğunu gerektirir bir hırsızlığın gerçekleşmediğini ve zarar iddiasının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının sübut bulmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalıya sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu uğranılan zararın poliçe kapsamında tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın sübut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, 14.09.2006 tarihinde verilen davanın reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi sonucu Dairemizce verilen 10.05.2007 tarihli ikinci bozma kararında davacının işyerinde hırsızlığın gerçekleştiği hususunun ilk bozma ilamı ile kesinleşmiş olup, bozmanın çalınan malların sayısı ve değerine ilişkin bulunduğu, bozma kararında bu hususun araştırılmasının yalnızca malların alındığı işyeri kayıtlarına dayandırılmadığı, mahkemece BK'nun 42 ve 43. maddeleri ile bozma ilamında belirlenen bütün hususlar da dikkate alınarak zararın belirlenmesi gerektiği açıkça belirtilerek davanın reddine ilişkin olarak verilen karar bozulmuş, mahkemece bu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, bozma ilamında belirtilen hususlar da nazara alınmak suretiyle davacının işyerinde meydana gelen hırsızlık eylemi nedeniyle uğradığı zararın hüküm altına alınması gerekirken, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda davacının çalınan malları kayıtlarında zarar kaydetmesi gerekirken usulsüz olarak fatura düzenleyerek satış yapmış gibi kaydettiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Oysaki mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamları dikkate alınarak davacının davaya konu hırsızlık eylemi sonucu uğradığı zararın poliçe uyarınca hüküm altına alınması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak uyulmasına karar verilmek suretiyle usuli kazanılmış hak haline gelen bozma kararlarına aykırı olarak ikinci kez davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024464000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.