Tanık beyanı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/948 E. 2010/7157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanık beyanı↗ sigorta tazminatı↗ acente↗ riziko↗ acentelik↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigorta şartlarına riayet etmeyerek zararın tespit edilememesine neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dolu sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağına ilişkindir.
Tarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1-7. maddesine “zarar eksperler tarafından takdir edilinceye kadar sigorta konusu hasarlı ürün üzerinde hasarın saptanmasını güçleştirecek veya hasar miktarını artıracak nitelikte herhangi bir değişiklik yapmamak, ancak, biçilecek, toplanacak hale gelmiş ürünlerde sigorta şirketinin onayını almak kaydı ile ekspertizin yapılabilmesi için hasarlı tarla ve bahçelerin orta ve kenar taraflarından zararı doğru tespit etmeye yardım edecek örnek kısımlar ve parçalar olduğu gibi biçilmeden, toplanmadan bırakılarak hasada devam olunabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda dosya kapsamına göre, sigorta süresi içerisinde meydana gelen rizikonun TTK 1292. maddesinde öngörülen sürede poliçeyi düzenleyen acenteye ihbar etmiş olduğu tanık olarak dinlenen acente beyanı ile sabittir. Yine tanık anlatımlarıyla sigortalı tarlanın dolu nedeniyle zarar gördüğü de anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sigortalının ürünün tamamına hasat etmesi yukarıda açıklanan genel şarta aykırı ise de, TTK 1292. maddesi ve Dairemizin emsal kararlarında da (2004/6057 E, 2005/2490 K- 2001/9716E,2002/2178K) belirtildiği üzere genel şartlardaki bu kurala uyulamaması kasta dayanmadığı sürece sigortalının tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca, tanık beyanlarına göre de davacının tarlasını otlama yapan hayvanlardan uzun süre koruyabilmesindeki güçlük ve gecikme halinde hasarın artma hali gözetildiğinde, eksperler gelinceye kadar örnek alanı korumasının davacıdan uzun süre beklenmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir.
Bu itibarla, mahkemece süresinde ihbar edilmiş bir rizikonun varlığı kabul edilerek, rizikonun poliçe kapsamındaki tarlada ne miktarda hasara neden olduğu usulünce araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli uzmanlık ve inceleme içermeyen dört ayrı bilirkişi raporu alınarak yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16834 E. 2014/17572 K.
Ortak:cy/cy kaydı · hasar
İncelediğiniz karardaTarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1-7. maddesine “zarar eksperler tarafından takdir edilinceye kadar sigorta konusu hasarlı ürün üzerinde «hasarın» saptanmasını güçleştirecek veya hasar miktarını artıracak nitelikte herhangi bir değişiklik yapmamak, ancak, biçilecek, toplanacak hale gelmiş ürünlerde sigorta şirketinin onayını almak «kaydı» ile ekspertizin yapılabilmesi için hasarlı tarla ve bahçelerin orta ve kenar taraflarından zararı doğru tespit etmeye yardım edecek örnek kısımlar ve parçalar oldu …
Ayrıca, «tanık beyanlarına» göre de davacının tarlasını otlama yapan hayvanlardan uzun süre koruyabilmesindeki güçlük ve gecikme halinde «hasarın» artma hali gözetildiğinde, eksperler gelinceye kadar örnek alanı korumasının davacıdan uzun süre beklenmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir.
Bu itibarla, mahkemece süresinde «ihbar» edilmiş bir «rizikonun» varlığı kabul edilerek, rizikonun poliçe kapsamındaki tarlada ne miktarda «hasara» neden olduğu usulünce araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli uzmanlık ve inceleme içermeyen dört ayrı bilirkişi raporu alınarak yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSigortası Genel Şartları'nın diğer hükümleri saklı kalmak «kaydı» ile sigorta konusu ve kapsamı ile ilgili 1. maddedeki yalnız dolu taneleri vuruşunun doğrudan doğruya mahsul miktarında hasıl ettiği eksilmenin” «teminat» altına alındığı bildirilmek suretiyle esasen anılan genel şartların “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A.A.1. maddesi hükmü tekrar edilmiş, klozun devamında da “bu eksilme ile birlikte hasatları tamamlanmamış (biçilmemiş, sökülmemiş, koparılmamış ve toplanmamış) ürüne yangının ve yıldırımın doğrudan doğruya vereceği hasarların” da «teminat kapsamında» bulunduğu belirtilmek suretiyle anılan genel şartların A.3.3.2. maddesi uyarınca yangın ve yıldırım «hasarlarının» da ek sözleşme ile teminat kapsamına alındığı bildirilmek istenmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dolu yağışı nedeni ile pancar tohumlarında poliçe kapsamında oluşan ve ödenmeyen «hasar» bedelinin 264.996,66 TL olduğu ve taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 231.128,39 TL'nin 03.12.2007 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı tarafından dava dışı çiftçilere ürettirilen şeker pancarı tohumlarının davalı şirkete sigorta ettirildiği, bu tohumların dolu yağışı nedeniyle «hasara» uğradığı, bir kısım tazminat bedelinin hasarın hasat sonrası meydana geldiğinden bahisle «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafından ödenmediği (davalının davacıya gönderdiği 04.12.2007 tarihli yazı) anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · reeskont faizi · uyuşmazlık konusu · teminat
Benzer bu karardaDavacı tarafından dava dışı çiftçilere ürettirilen şeker pancarı tohumlarının davalı şirkete sigorta ettirildiği, bu tohumların dolu yağışı nedeniyle «hasara» uğradığı, bir kısım tazminat bedelinin hasarın hasat sonrası meydana geldiğinden bahisle «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafından ödenmediği (davalının davacıya gönderdiği 04.12.2007 tarihli yazı) anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu şekilde meydana gelen «hasarın» «teminat kapsamında» bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
… dilmiş, davalı tarafından da 31.05.2007 tarihli cevabi yazıda, “dolu sigortası genel şartlarının A.4.4.1. maddesi uyarınca tarlada bırakılan ve kaldırılan ürünlerin «teminat kapsamında» bulunmadığı, teklifin 2. maddesine yönelik yukarıdaki genel şartnameye ek olarak yurt dışından teminat için cevap beklendiği, cevabın en geç 4-6 Haziran 2007 hafta …
Somut uyuşmazlıkta «hasarın» şeker pancarı tohumlarının hasat edilip tarlada kurutulduğu sırada meydana geldiği de yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında çekişmesiz bulunduğuna göre, meydana gelen hasar bedelinin de «teminat kapsamında» olmadığının kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/948 E. , 2010/7157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bala Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.07.2008 tarih ve 2005/138 - 2008/141 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tarlalardaki buğday ürününün dolu hasarına karşı davalıya sigorta ettirildiğini, 27.07.2005 tarihinde rizikonun gerçekleşmesi üzerine derhal davalının acentesine durumun bildirildiğini ancak davalının izleyen bir hafta boyunca eksper göndermemesi üzerine zararın büyümemesi tüm çevrede hasat yapıldığı ve alan otlatmada kullanılacağı için hasat yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 5.100,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.03.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebi 5.880,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının sigorta şartlarına riayet etmeyerek zararın tespit edilememesine neden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dolu sigorta poliçesine dayalı tazminat alacağına ilişkindir.
Tarım Ürünleri Dolu Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1-7. maddesine “zarar eksperler tarafından takdir edilinceye kadar sigorta konusu hasarlı ürün üzerinde hasarın saptanmasını güçleştirecek veya hasar miktarını artıracak nitelikte herhangi bir değişiklik yapmamak, ancak, biçilecek, toplanacak hale gelmiş ürünlerde sigorta şirketinin onayını almak kaydı ile ekspertizin yapılabilmesi için hasarlı tarla ve bahçelerin orta ve kenar taraflarından zararı doğru tespit etmeye yardım edecek örnek kısımlar ve parçalar olduğu gibi biçilmeden, toplanmadan bırakılarak hasada devam olunabilir” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda dosya kapsamına göre, sigorta süresi içerisinde meydana gelen rizikonun TTK 1292. maddesinde öngörülen sürede poliçeyi düzenleyen acenteye ihbar etmiş olduğu tanık olarak dinlenen acente beyanı ile sabittir. Yine tanık anlatımlarıyla sigortalı tarlanın dolu nedeniyle zarar gördüğü de anlaşılmaktadır.
Her ne kadar sigortalının ürünün tamamına hasat etmesi yukarıda açıklanan genel şarta aykırı ise de, TTK 1292. maddesi ve Dairemizin emsal kararlarında da (2004/6057 E, 2005/2490 K- 2001/9716E,2002/2178K) belirtildiği üzere genel şartlardaki bu kurala uyulamaması kasta dayanmadığı sürece sigortalının tazminat isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Ayrıca, tanık beyanlarına göre de davacının tarlasını otlama yapan hayvanlardan uzun süre koruyabilmesindeki güçlük ve gecikme halinde hasarın artma hali gözetildiğinde, eksperler gelinceye kadar örnek alanı korumasının davacıdan uzun süre beklenmesi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir.
Bu itibarla, mahkemece süresinde ihbar edilmiş bir rizikonun varlığı kabul edilerek, rizikonun poliçe kapsamındaki tarlada ne miktarda hasara neden olduğu usulünce araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yeterli uzmanlık ve inceleme içermeyen dört ayrı bilirkişi raporu alınarak yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023873100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz