6102TTK Türk Ticaret Kanunu

TTK 334-335 izin oylamasında oy yasağı nisabı üye ve yakınları düşülerek hesaplanır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17998 E. 2014/18520 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Yönetim kurulu ibrasına ilişkin oylamada TTK 374/1'de sayılan yakınlar oy yasaklısı değildir. Yıllık faaliyet ve denetim raporunun onanmasına ilişkin oylama TTK 374 oy yasağı kapsamına girmez; raporların gerçeği yansıtmadığına dair somut delil yoksa bu karar iptal edilemez. Yönetim kurulu üyelerine TTK 334-335 uyarınca izin verilmesinde üyeler kendileri ve yakınları yönünden oy kullanamaz ama diğer üyeler için oy kullanabilir; iptalde her üyenin ve yakınlarının oyları düşülerek nisap hesaplanmalı ve izinlerin şirket zararına kullanıldığına dair somut vakıa bulunmalıdır. Kâr dağıtılmamasına ilişkin karar, gösterilen finansman gerekçesinin yerindeliği incelenmeden ve konusu farklı başka bir davaya dayanılarak soyut gerekçeyle iptal edilemez.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kurulu ibrasında oy yasağının kapsamı (TTK 374/1 yakınlar) ve saklı tutulan ibra talebi → ret

İddia: Davacı, ibra ve TTK 334-335 izin kararlarının TTK 374. maddesine aykırı olarak alındığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı, davaya konu genel kurulda ibra edilmemesine ilişkin karara karşı dava açma hakkını dava dilekçesinde açıkça saklı tuttuğundan, davaya konu yapılmayan bu hususta mahkemece karar verilmemesi yerindedir. Yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamada mülga 6762 sayılı TTK 374/1. maddesinde sayılan yakınlar oy yasaklısı değildir; bu nedenle davacının bu yöndeki temyiz itirazları yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Faaliyet ve denetim raporunun onanması kararının iptali (TTK 374 kapsamı ve somut delil) → ret

Gerekçe: Yıllık faaliyet raporu ve denetim raporunun onanmasına ilişkin oylama 6762 sayılı TTK 374. maddesi kapsamına girmez; ayrıca davacı, faaliyet ve denetim raporunun gerçeği yansıtmadığına ilişkin somut bir delile dayanmamıştır. Bu nedenle mahkemenin bu kararı TTK 374/1-2'ye aykırı görerek iptal etmesi ve gerekçesi yerinde değildir; karar bu yönden bozulmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kâr dağıtılmaması kararının iptalinde gösterilen finansman gerekçesinin incelenmemesi → ret

Gerekçe: Kâr dağıtılmamasına ilişkin kararın, 2008-2009 yılları karının artan finansman ihtiyacı için şirketin öz kaynakları içinde bırakılması amacıyla alındığı belirtilmiştir. Bu durumda kârın şirkete bırakılması için gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; kâr dağıtımına ilişkin olmayıp sermaye artırımına ilişkin başka bir davanın (İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası) esas alınması ve soyut gerekçeyle iptal kararı verilmesi doğru değildir; karar bu yönden bozulmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 334-335 izin kararının iptalinde oy yasağı nisabının hesaplanması → ret

Gerekçe: Yönetim kurulu üyeleri, TTK 334-335 gereğince kendilerine izin verilmesi hususunda TTK 374 uyarınca kendi lehlerine oy kullanamaz ve maddede sayılan yakınları da oy kullanamaz; ancak bu üyeler diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanabilir. İptal istemi hakkında karar verilirken, her yönetim kurulu üyesinin kendisine ve sayılan yakınlarına ait oylar çıkarıldıktan sonra kalan ret ve kabul oyları belirlenerek nisabın oluşup oluşmadığı saptanmalıdır. Ayrıca verilen izinlerin şirket zararına kullanıldığına dair somut bir vakıaya dayanılmadığından, bu incelemeler yapılmadan soyut/yazılı gerekçeyle iptal doğru değildir; karar bu yönden de davalı yararına bozulmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 374 oy yasağının kapsamı, ibrada yakınların oy hakkı ve TTK 334-335 izin oylamasında oy yasağı nisabının nasıl hesaplanacağı yönünden bağlayıcı emsaldir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali oy yasağı TTK 374 TTK 334-335 izin ibra kâr dağıtılmaması nisap

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Gündeme bağlılık ilkesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11997 E. 2015/8502 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11835 E. 2016/8672 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5770 E. 2013/7664 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Yönetim kurulu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7109 E. 2014/751 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4712 E. 2013/6730 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/17998 E.  ,  2014/18520 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/09/2013

NUMARASI 2011/425-2013/187

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2013 tarih ve 2011/425-2013/187 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. H.. A.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %10 hisseli ortağı olduğunu, şirketin % 90 hissesinin ise hakim hissedar ve yönetim kurulu başkanı olan M. İ... ile yakınlarına ait bulunup, şirket yönetiminin halen İzolluoğlu ailesi ve onların kontrolündeki kişilerden oluştuğunu, M. İ..'nun özellikle 2005 yılından sonra şirketi tümüyle kendi kontrolünde ve şahsi menfaatleri doğrultusunda yönetmeye başladığını, 2008-2009 yıllarına ilişkin olarak ilk defa 01.12.2010 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında, TTK'nın 377. maddesi uyarınca bilanço müzakerelerinin ertelenmesi talebi nedeniyle toplantının ertelendiğini, ancak toplantı öncesinde olduğu gibi toplantının ertelenmesinden sonra da gereken belgeleri inceleme imkanının müvekkiline tanınmadığını, ertelenen toplantıdan sonra yapılan 27.04.2011 tarihli toplantı içeriğinde, bu toplantının erteleme talebi sonrasında yapılan ikinci toplantı olduğuna ilişkin hiçbir hükmün bulunmadığını, buna göre yapılan toplantının ertelenen toplantı olmayıp, yeni bir toplantı olduğunun dikkate alarak TTK'nın 377.

maddesi uyarınca ileri sürülen erteleme talebinin kabulü gerekirken bunun yerine getirilmediğini, bu toplantının erteleme üzerine yapılan ikinci toplantı olduğunun kabulü halinde dahi müvekkilinin bilgi alma hakkını kullanmasına ilişkin hiçbir imkanın tanınmadığını, müvekkilin azınlık hakkı sahibi olarak TTK'nın 377. maddesi uyarınca kullandığı erteleme hakkına rağmen genel kurulun görüşmelere devam ederek bilanço ve onunla bağlantılı gündem maddeleri ve özellikle ibra hakkında karar alınmak istenmesinin TTK'nın 381. maddesi uyarınca iptali gerektirdiği gibi ibraya ve TTK'nın 334 ve 335. maddelerindeki izinlerin verilmesine ilişkin olarak alınan kararların TTK'nın 374. maddesine aykırı olarak alındığını, itiraz etmelerine rağmen kar payının dağıtılmayarak şirkete bırakılmasına ilişkin olarak alınan kararın da yerinde olmadığını ileri sürerek, emredici kanun hükümlerine aykırı olarak yapılan 27.04.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların tamamının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının iddialarının tümünün hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre yıllık faaliyet raporunun ve denetim raporunun onanmasına ilişkin kararın 6762 sayılı TTK'nın 374/1-2. maddelerine aykırı olduğu, kar dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararın getirtilen İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/101 Esas-253 Karar sayılı dosyası da birlikte değerlendirildiğinde, kar payı hakkının özüne dokunmak olarak nitelendirilen bir

durum olarak ortaya çıktığı, yine genel kurulda alınan rekabet etme ve işlem yapma yasaklarının kaldırılmasına ilişkin 10. madde ile yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334 ve 335. maddeleri hükümleri çerçevesinde izin verilmesinin de kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu yönünde mahkememizce yeterli kanaat hasıl olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 27.04.2011 tarihli genel kurul toplantısında alınan yıllık faaliyet raporunun ve denetim raporunun onanmasına, kar dağıtılmamasına, rekabet etme ve işlem yapma yasaklarının kaldırılmasına dair alınan kararların ayrı ayrı kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptallerine, diğer taleplerin ayrı ayrı iptaline ilişkin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davaya konu genel kurul toplantısında, davacının ibra edilmemesine ilişkin olarak alınan karara karşı dava açma hakkını saklı tuttuğunu dava dilekçesinde açıkça belirtmiş olması nedeniyle işbu davaya konu yapılmayan bir hususta mahkemece karar verilmemiş olmasının yerinde bulunmasına, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamada ise mülga 6762 sayılı TTK'nın 374/1. maddesinde sayılan yakınların oy yasaklısı olmamalarına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, 27.04.2011 tarihinde yapılmış olan genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile genel kurulda alınan, yıllık faaliyet raporunun ve denetim raporunun onanmasına, kar dağıtılmamasına, rekabet etme ve işlem yapma yasaklarının kaldırılmasına dair kararların ayrı ayrı kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptallerine karar verilmiştir.

Mahkemece, yıllık faaliyet raporunun ve denetim raporunun onanmasına ilişkin kararın 6762 sayılı TTK'nın 374/1-2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle anılan kararın iptaline karar verilmiş ise yıllık faaliyet raporu ve denetim raporunun onanmasına ilişkin olarak alınan karara ilişkin olarak yapılan oylamanın 6762 sayılı TTK'nın 374. maddesi kapsamına girmediği gibi davacı tarafından da faaliyet raporu ve denetim raporunun gerçeği yansıtmadığına ilişkin somut bir delile de dayanılmamış olması karşısında mahkemece bu hususta verilen iptal kararı ve gerekçesi yerinde bulunmadığından kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

Genel kurulda kar dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararla ilgili olarak da İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/101 Esas-2012/253 Karar sayılı dosyası da değerlendirildiğinde, kar payı hakkının özüne dokunmak olarak nitelendirilen bir durumun ortaya çıktığı gerekçesiyle kar dağıtılmamasına ilişkin olarak alınan kararın iptaline karar verilmiş ise de genel kurulda söz konusu kararın, 2008-2009 yılları karının dağıtılmayarak artan finansman ihtiyacı için şirketin öz kaynakları içerisinde bırakılması amacıyla alındığının belirtilmiş olmasına göre, karın şirkete bırakılması için gösterilen bu gerekçenin yerinde olup olmadığının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta gösterilen gerekçe ile ilgili bir inceleme yapılmadan ve kar dağıtımına ilişkin bulunmayıp, sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının iptali amacıyla açılan dava esas alınarak soyut gerekçelerle kar dağıtılmamasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden bu hususta verilen kararın da bozulması gerekmiştir.

Yönetim kurulu üyeleri hakkında mülga TTK'nın 334 ve 335 maddeleri hükümleri çerçevesinde izin verilmesine ilişkin kararın alınmasında, yöneticiler kendileriyle ilgili bu kararda TTK'nın 374. maddesi uyarınca oy kullanamayacakları gibi anılan maddede sayılan yakınların da bu kararların alınmasında oy kullanmaları mümkün değildir.Ancak, yönetim kurulu üyeleri TTK'nın 334-335. maddeleri gereğince izin verilmesi hususunda kendi lehine oy kullanamaz ise de diğer yönetim kurulu üyeleri için yapılan oylamada oy kullanma hakları mevcuttur.Somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 334 ve 335. maddelerine ilişkin oylamada oy kullanmalarının yerinde olmadığı ileri sürülerek, anılan kararın iptali istenmiş olup, mahkemece bu hususta alınan kararın kanuna, esas sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.

Davacı tarafından yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 334 ve 335. maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkin olarak alınan kararda yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmalarının yerinde olmadığı belirtilerek kararın iptali istenmiş olup, yönetim kurulu üyelerine bu konuda verilen izinlerin onlar tarafından şirket zararına kullanıldığı yönünde de somut bir vakıaya dayanılmamış olmasına göre mahkemece, söz konusu kararın alınması sırasında yapılan oylamalar yönünden gerekli yeter sayıların oluşup oluşmadığının yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ve TTK'nın 374. maddesindeki oy yasakları nazara alınarak her bir yönetim kurulu üyesinin kendisine ait oylar ile sayılan yakınlarının oyları çıkarıldıktan sonra kalan red ve kabul oylarının sayısı belirlenerek, buna göre bu husustaki iptal istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptale karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bu yönden de davalı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102386600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.