İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/6215 E. 2010/6449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer kayıt↗ mükerrerlik↗ denetime elverişlilik↗ istirdat↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı iddiasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davacının fazladan aidat ödediği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın çözümüne yönelik olarak alınan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, ek raporda davalı tarafın itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, bildirilen görüş hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte değildir.
Şöyle ki, asıl raporda davacı borcu 18.908,01 TL iken 19.952,00 TL ödediği, davacının 46,09 TL alacaklı olduğu, mükerrer kayıtlarının iptal edilmesi halinde davacının fazladan 1.629,31 TL fazladan ödeme yaptığı belirtilmiş iken, ek bilirkişi raporunda resmi ve gayrı resmi defter ayrımı yapılmak suretiyle davacının 388,37 TL alacaklı olduğu bildirilmiş, mahkemece bilirkişi raporu özetlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, kooperatif kayıtları ve belgeleri üzerinde, HUMK'nun 275. vd. maddeleri uyarınca başka uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılarak, davacının varsa alacak miktarının duraksamaya yer vermeyecek derecede belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/6215 E. , 2010/6449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.08.2008 tarih ve 2006/1628 - 2008/1532 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, aidat ödemelerinin zaman zaman geciktirdiğini, fazladan 2.690,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı iddiasının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağı olan davacının fazladan aidat ödediği iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın çözümüne yönelik olarak alınan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporu hükme esas alınmış ise de, ek raporda davalı tarafın itiraz noktaları üzerinde yeterince durulmamış, bildirilen görüş hüküm kurmaya ve bu hükmü denetlemeye elverişli nitelikte değildir.
Şöyle ki, asıl raporda davacı borcu 18.908,01 TL iken 19.952,00 TL ödediği, davacının 46,09 TL alacaklı olduğu, mükerrer kayıtlarının iptal edilmesi halinde davacının fazladan 1.629,31 TL fazladan ödeme yaptığı belirtilmiş iken, ek bilirkişi raporunda resmi ve gayrı resmi defter ayrımı yapılmak suretiyle davacının 388,37 TL alacaklı olduğu bildirilmiş, mahkemece bilirkişi raporu özetlenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, kooperatif kayıtları ve belgeleri üzerinde, HUMK'nun 275. vd. maddeleri uyarınca başka uzman bilirkişi ya da kuruluna inceleme yaptırılarak, davacının varsa alacak miktarının duraksamaya yer vermeyecek derecede belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, iddia ve savunma noktalarını yeterince aydınlatmayan ve denetime elverişli bulunmayan rapora dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023845400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz