6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Zayi belgesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11957 E. 2014/18455 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '15 günlük', 'kanun': ['6102/82']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi makul süre zayi hak düşürücü süre ticari defter eksik inceleme ibraz kesin hüküm e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 82

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait defterlerin 03/09/2013 tarihinde Eskişehir'e gönderilmek üzere kargo şirketine verildiği, normal şartlarda 3 gün içinde defterlerin yerine ulaşması gerektiği, defterlerin Eskişehir'deki şubeye ulaşmadığı, dolayısıyla davacı tarafın defterlerin kaybolduğunu 2013 yılı Eylül ayı içerisinde öğrendiği gerekçesiyle TTK'nın 82/7. maddesi gereği 15 gün içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zayi belgesi istemine ilişkin olup, mahkemece her ne kadar TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ticari defterlerin postaya verildiği tarihten itibaren makul süre (3 gün) içerisinde alıcısına ulaşması gerektiğinden bahisle hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak bu tarih nazara alınarak sonuca varılmıştır. Halbuki söz konusu süre, ticari defterlerin kargoda kaybolduğuna ilişkin değil, yerine henüz ulaşmadığının anlaşılması için gereken süre olarak kabul edilecek olup; hak düşürücü sürenin defterlerin kaybolduğuna kesin olarak ıttıla olunduğu tarihten itibaren başlayacağının kabulü gerekir. Nitekim davacı yararına, defterlerin alıcısına ulaşmadığı savıyla kargo şirketi nezdinde girişimde bulunulduğu davacı tanıklarınca beyan edilmiş olup, mahkemece gerektiği taktirde ilgili kargo şirketine keyfiyetin sorulup saptanması, varsa davacıdan delillerinin ibrazının istenmesi ve defterlerin kesin olarak kargo taşıması sırasında kaybolduğunun anlaşılması gereken tarih nazara alınarak dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/11957 E.  ,  2014/18455 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/04/2014

NUMARASI 2013/508-2014/81

Hasımsız olarak görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/04/2014 tarih ve 2013/508-2014/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirkete ait olan ticari defterlerin bir kısmının Eskişehir'deki şubeye gönderilmek üzere 03/09/2013 tarihinde İstanbul'dan kargoya teslim edildiğini, ancak kargoda defterlerin kaybolduğunu ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait defterlerin 03/09/2013 tarihinde Eskişehir'e gönderilmek üzere kargo şirketine verildiği, normal şartlarda 3 gün içinde defterlerin yerine ulaşması gerektiği, defterlerin Eskişehir'deki şubeye ulaşmadığı, dolayısıyla davacı tarafın defterlerin kaybolduğunu 2013 yılı Eylül ayı içerisinde öğrendiği gerekçesiyle TTK'nın 82/7. maddesi gereği 15 gün içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, zayi belgesi istemine ilişkin olup, mahkemece her ne kadar TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; ticari defterlerin postaya verildiği tarihten itibaren makul süre (3 gün) içerisinde alıcısına ulaşması gerektiğinden bahisle hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak bu tarih nazara alınarak sonuca varılmıştır. Halbuki söz konusu süre, ticari defterlerin kargoda kaybolduğuna ilişkin değil, yerine henüz ulaşmadığının anlaşılması için gereken süre olarak kabul edilecek olup; hak düşürücü sürenin defterlerin kaybolduğuna kesin olarak ıttıla olunduğu tarihten itibaren başlayacağının kabulü gerekir. Nitekim davacı yararına, defterlerin alıcısına ulaşmadığı savıyla kargo şirketi nezdinde girişimde bulunulduğu davacı tanıklarınca beyan edilmiş olup, mahkemece gerektiği taktirde ilgili kargo şirketine keyfiyetin sorulup saptanması, varsa davacıdan delillerinin ibrazının istenmesi ve defterlerin kesin olarak kargo taşıması sırasında kaybolduğunun anlaşılması gereken tarih nazara alınarak dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102370100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.