YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13331 E. 2011/5967 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki markanın 556 Sayılı KHK’nin m. 7/1-b anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer değilse de m. 8/1-b anlamında benzer olduğu, nisbi red nedenlerini düzenleyen bu madenin mal ve hizmetler arasında ayrım yapmadığı ve ilaçlar için farklı bir düzenleme getirmediği, kişilerin sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü bulunduğu halde birbirine çok benzeyen markaları tescil ettirme istemlerinin korunmamasının gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine karşı yapılan itirazın Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddi kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından “PLIAZON” markasının tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvuruya davalı firma tarafından “PIOZON” markası gerekçe gösterilerek yapılan itiraz Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin üst seviyede olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı, marka tescil başvurusunda onkoloji ilaçları konusunda kendisini sınırlamıştır. Davalının markası ise 5, 16 ve 35. emtia ve hizmet sınıflarında tescilli olup 5. emtia sınıfı, insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar ve kimyasal ürünlerden oluşmaktadır. Bu durumda taraf markaları arasındaki iltibas ihtimali değerlendirilirken ilaçların doktor ve eczacılar gözetimde kullanıldığı göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim davacı markasının onkoloji ilacı için kullanılacak olması, reçetesiz ve eczacı denetimi olmaksızın satılması olasılığını da ortadan kaldırmaktadır. Değinilen bu husus, yargılama sırasında alınan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş, doktor ve eczacılar yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı kapsamlı ve denetime açık raporlar ile belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3182 E. 2019/7752 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaBu durumda taraf markaları arasındaki «iltibas» ihtimali değerlendirilirken ilaçların doktor ve eczacılar gözetimde kullanıldığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Değinilen bu husus, yargılama sırasında alınan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş, doktor ve eczacılar yönünden taraf markaları arasında «iltibas» ihtimalinin bulunmadığı kapsamlı ve denetime açık raporlar ile belirlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece taraf markaları arasında «iltibas» ihtimali bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" emtiası yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilaç markalarında ilacın doktor tarafından reçetelendirilip eczacı tarafından satılması söz konusu ise de, hayatın olağan akışına göre eczanelerde sadece eczacı diplomasına sahip kişilerin çalışmadığı, eczacı kalfalarının doktor ve eczacı düzeyinde tıp bilgisine sahip olamayabilecekleri ve bu açıdan reçete edilen ilaçlardan"CERTICAN" ve "Septican" şeklinde mal benzerliği aynı olan ve aynı raflarda satılabilen bu ürünleri karıştırabilecekleri, ayrıca KHK’nin 8/4 maddesinin şartlarını oluşmadığı ve davalının «kötüniyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptali ile bir kısım emtia yönünden markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… ayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler" emtiası yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her ne kadar ilaç markalarında ilacın doktor tarafından reçetelendirilip eczacı tarafından satılması söz konusu ise de, hayatın olağan akışına göre eczanelerde sadece eczacı diplomasına sahip kişilerin çalışmadığı, eczacı kalfalarının doktor ve eczacı düzeyinde tıp bilgisine sahip olamayabilecekleri ve bu açıdan reçete edilen ilaçlardan"CERTICAN" ve "Septican" şeklinde mal benzerliği aynı olan ve aynı raflarda satılabilen bu ürünleri karıştırabilecekleri, ayrıca KHK’nin 8/4 maddesinin şartlarını oluşmadığı ve davalının «kötüniyetinin» ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptali ile bir kısım emtia yönünden markanın hükümsüzlüğüne dair verilen karar davalıl …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13331 E. , 2011/5967 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/05/2009 tarih ve 2007/9-2009/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “PLIAZON” markasının tescili için davalı Türk Patent Enstitüsü’ne başvuruda bulunduğunu ancak davalının itirazı üzerine bu başvurunun davalı adına tescilli “PIOZON” markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, her iki marka arasında benzerlik ve iltibas bulunmadığını ileri sürerek, Türk Patent Enstitüsünün red kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her iki markanın 556 Sayılı KHK’nin m. 7/1-b anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer değilse de m. 8/1-b anlamında benzer olduğu, nisbi red nedenlerini düzenleyen bu madenin mal ve hizmetler arasında ayrım yapmadığı ve ilaçlar için farklı bir düzenleme getirmediği, kişilerin sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü bulunduğu halde birbirine çok benzeyen markaları tescil ettirme istemlerinin korunmamasının gerektiği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusunun reddine karşı yapılan itirazın Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddi kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından “PLIAZON” markasının tescili amacıyla Türk Patent Enstitüsü’ne yapılan başvuruya davalı firma tarafından “PIOZON” markası gerekçe gösterilerek yapılan itiraz Türk Patent Enstitüsü Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin üst seviyede olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Davacı, marka tescil başvurusunda onkoloji ilaçları konusunda kendisini sınırlamıştır. Davalının markası ise 5, 16 ve 35. emtia ve hizmet sınıflarında tescilli olup 5. emtia sınıfı, insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar ve kimyasal ürünlerden oluşmaktadır. Bu durumda taraf markaları arasındaki iltibas ihtimali değerlendirilirken ilaçların doktor ve eczacılar gözetimde kullanıldığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Nitekim davacı markasının onkoloji ilacı için kullanılacak olması, reçetesiz ve eczacı denetimi olmaksızın satılması olasılığını da ortadan kaldırmaktadır. Değinilen bu husus, yargılama sırasında alınan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından incelenmiş, doktor ve eczacılar yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı kapsamlı ve denetime açık raporlar ile belirlenmiştir. Bu durumda, mahkemece taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023543700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz