6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cevap süresi dolmadan tahkikata geçilip hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/664 E. 2022/750 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tanıma ve tenfizkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalTanıma-tenfiz usulüusul emsali

Gerekçe özeti

Yabancı mahkeme kararının tanınması davasında, davalıya dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edildikten sonra cevap süresi dolmadan tahkikat aşamasına geçilip aynı oturumda hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olup usul ve yasaya aykırıdır; usulüne uygun dilekçelerin teatisi ve ön inceleme tamamlanmadan esas hakkında karar verilemez. Ayrıca birden fazla davalının bulunduğu tanıma/tenfiz davalarında, yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilebilmesi için kararın tüm davalılar yönünden kesinleşmiş olması şarttır; bu husus davalılardan biri yönünden anlaşılamıyorsa, kesinleşme şerhi veya tebligat evrakının sunulması için taraflara süre verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Cevap süresi dolmadan tahkikata geçilerek hüküm kurulması → kabul

İddia: Davalı vekili, dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, tebligatın 31/01/2022'de yapıldığını ve henüz cevap süresi dolmadan 10/02/2022'de yargılamanın sona erdirildiğini, savunma, hukuki dinlenilme ve ispat hakkının göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Dava dilekçesi ve ekleri duruşma günü ile birlikte davalıya 31/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak 10/02/2022 tarihli oturumda henüz cevap süresi dolmadığı halde tahkikat aşamasına geçilerek aynı oturumda karar verilmiştir. HMK'nın 27. maddesine göre davanın taraflarının hukuki dinlenme hakkı bulunmaktadır; bu hak ile taraflara yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı tanınmıştır. Davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek biçimde cevap süresinin dolması beklenmeksizin karar verilmesi doğru olmadığı gibi, usulüne uygun şekilde dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanıp yine usulüne uygun şekilde ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilerek işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tanıma istemine konu yabancı mahkeme kararının davalılardan biri yönünden kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmemesi → kabul

Gerekçe: Yabancı mahkeme ilâmının tanınmasına ve tenfizine karar verilebilmesi için kesinleşmesi şarttır. Tanınması istenen karara ilişkin dava birden fazla davalıya karşı açılmıştır. Azerbaycan Cumhuriyeti Yargıtayı'nın kararından, davalı ...'ün tanıma istemine konu Bakü Şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi kararına karşı kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmakta ise de, bu kararın diğer davalıya tebliğ edilip edilmediği ve onun yönünden kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Bu durumda davacıya tenfiz istemine konu yabancı mahkeme kararının bu davalı yönünden kesinleşmesine ilişkin şerhi veya tebligat evraklarını sunması için süre verilerek kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Cevap süresi dolmadan tahkikata geçilerek hüküm kurulmasının hukuki dinlenilme hakkı ihlali sayılması ve birden fazla davalının bulunduğu tanıma davalarında yabancı kararın her davalı yönünden kesinleşmesinin ayrıca araştırılması gerektiği yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme kararının tanınması hukuki dinlenilme hakkı cevap süresi ön inceleme tahkikat kesinleşme şerhi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 27HMK 353(1)a-4

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/664

KARAR NO 2022/750

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/02/2022

NUMARASI 2021/633 Esas - 2022/97 Karar

DAVA

Tanıma

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/05/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ...'ün bulduğu müşterilerin mallarını taşıdığını, ancak bu taşıma işleminden doğan navlun alacaklarının müvekkili şirket yerine ... şirketine ödendiğini ve neticede davalının bu navlun bedellerini Dubai'ye kaçırdığını, bu navlun paralarının şirkete ödenmediğini, daha sonra davalı ile şirket yetkililerinin bir araya geldiğini ve davalının 2014 yılında iş bu taşımadan doğan navlun bedellerini ödemeyi kabul ettiğini, ancak bu ödeme yapılmayınca müvekkili tarafından Bakü Şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi'nde dava açıldığını ve davanın 07.08.2017 tarihinde davacı lehine sonuçlandığını, dosyanın Yargıtay'a gittiğini ve 23.06.2020 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti Yargıtay'ının 23.062020 tarih ve 2(102)2414/2020 sayılı kararı ile kesinleştiğini, Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de de geçerli olabilmesi için, mahkemece tanınması gerektiğini, Türkiye ile Azerbaycan arasında yapılan ve 14.01.2004 tarihinde kabul edilen 5066 no.lu hukuki ve ticari konularda adli işbirliği anlaşmasının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun gereğince Bakü Şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi'nin (dosya No: 2(006)2603/2017) kararının Türkiye'de de geçerli olabilmesi için mahkemece tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi'nin 07/08/2017 tarih ve 2(006)-2603/2017 dosya numaralı kararının Azerbaycan Cumhuriyeti Yargıtayı'nın onaması üzerine 23/06/2020 tarihinde kesinleştiği, somut olayda Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeme, kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmama ve usulüne uygun davaya çağrılmadığı itirazının bulunmaması koşullarının var olduğu, Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti arasındaki ikili anlaşma ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 54. ve 58. maddesindeki yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi'nin 07/08/2017 tarih ve 2(006)-2603/2017 dosya numaralı 23/06/2020 tarihli kesinleşme şerhli yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece, müvekkiline daha öncesinde dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile ön inceleme duruşmasının müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmasından sonra 10/02/2022 tarihine bırakılmasına karar verildiğini, bahsi geçen tebligatın 31/01/2022 tarihinde yapılmasın ve henüz cevap verme süresi dolmadan 10/02/2022 tarihinde mahkemece yargılamaya son verildiğini, müvekkilinin savunma, hukuki dinlenilme ve ispat hakkının göz ardı edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, yabancı mahkeme kararının tanınması istemine ilişkindir. İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/372 Esas sırasında açılan davada, davalıya dava dilekçesi ve eklerinin tebliği için çıkarılan tebligatın bila ikmal iade edildiği, mahkemenin 22/09/2021 tarihinde verdiği görev yönünden davanın reddine ilişkin kararının kesinleşmesi ile dosyanın İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, mahkemece, 13/01/2022 tarihli oturumda davalıya daha önceden tebliğ edilmeyen dava dilekçesi ve eklerinin davalıya tebliğine karar verildiği, dava dilekçesi ve eklerinin duruşma günü ile birlikte davalıya 31/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 10/02/2022 tarihli oturumda ise henüz cevap süresi dolmadığı halde tahkikat aşamasına geçildiği ve aynı oturumda karar verildiği anlaşılmaktadır.

HMK’nın 27’nci maddesine göre davanın taraflarının hukuki dinlenme hakkı bulunmaktadır. Bu hak ile davanın taraflarına, yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması, açıklama ve ispat hakkı tanınmıştır. Davalının hukuki dinlenilme hakkını ihlal edecek biçimde cevap süresinin dolması beklenmeksizin karar verilmesi doğru olmadığı gibi usulüne uygun şekilde dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlanıp yine usulüne uygun şekilde ön inceleme yapılmadan tahkikata geçilerek işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülmüştür. Diğer taraftan yabancı mahkeme ilâmının tanınmasına ve tenfizine karar verilebilmesi için kesinleşmesi şarttır.

Davacı tarafından tanınması istenen karara ilişkin dava ..., ... şirketi, ... ve davalı ...'e karşı açılmıştır. Dosyaya sunulan Azerbaycan Cumhuriyeti Yargıtayı'nın kararından, davalı ...'ün tanıma istemine konu Bakü Şehri Nesimi İlçe (Hukuk) Mahkemesi'nin kararına karşı kanunyoluna başvurmadığı anlaşılmakta ise de bu kararın davalı ...'e tebliğ edilip edilmediği, ... yönünden kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Bu durumda davacıya tenfiz istemine konu yabancı mahkeme kararının davalı ... yönünden kesinleşmesine ilişkin şerhi veya tebligat evraklarını sunması için süre verilerek kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf nedeni yerinde olduğundan kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/02/2022 Tarih 2021/633 Esas - 2022/97 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/05/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102342 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.