Ortaklıktan çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/642 E. 2010/6527 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarılma↗ ortaklar kurulu kararı↗ ihtar↗ limited şirket↗ ıslah↗ taahhütname↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şirketin 3 ortaklı Limited Şirket olup halen faaliyetini sürdürdüğü, ilk 10 yıllık süre için davalının müdür sıfatı ile şirketi münferit imzası ile temsile yetkili kılındığı, şirketin 11.10.2006 tarihinde tescil edildiği, şirket defterlerin usulüne uygun olmadığı gibi, şirketin dava tarihi itibariyle sermayesini yitirmiş olduğu, davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde kendi taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle herhangi bir bedel talep edemeyeceği, sermaye borcunu yerine getirmemesi nedeniyle ihtar keşide edilmiş ise de davacı ortakların ortaklar kurulu kararı ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verebilecekleri ancak bu yönde alınmış bir kararın bulunmadığı, bu amir hükme göre TTK 529 kapsamında mahkemece böyle bir karar alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2)Dava, TTK 551. madde gereğince ve ıslah dilekçesiyle ayrıca TTK 529. madde gereğince davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkin olup, mahkemece davalının ortağı olduğu şirketin sermayesinin yitirilmiş olması sebebiyle ayrılması halinde davalının pay isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu durumun TTK 551.madde gereğince şirketten çıkarılma kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca TTK 529. madde gereğince şirketten çıkarılma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilirken, dava dilekçesinde talep edildiği halde TTK 551. madde ile ilgili araştırma yapılmaması ve gerekçenin anılan madde yönünden yetersiz olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11803 E. 2018/6510 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kanuni rehin hakkı · rehin hakkı · rehin
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın 21.529,09 EURO üzerinden kısmen kabulüne, davacı şirket lehine gemi üzerinde «kanuni rehin hakkı» tanınmasına dair verilen kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. HD 2015/15328/2017/941
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15328 E. 2017/941 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/642 E. , 2010/6527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.05.2008 tarih ve 2007/346 - 2008/249 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı ile eşit hisseli 3 ortaklı Sayın Ticaret Hırdavat ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti’nin ortakları olduğunu, davalının 10 yıl süre ile münferit imza ile şirket müdürü olarak temsil ve ilzama yetkili bulunduğunu, ancak şirket faaliyete başladıktan kısa bir süre sonra davalının şirkete gelmediğini, görevlerini aksatarak resmi kurumlardaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, habersiz para çektiğini, kendisinin ihtar ile uyarıldığını art niyetle şirket faaliyetlerinin devamını imkansız kıldığını ve 28/01/2008 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihinden sonra davalıya şirkete sermaye koyma borç ve taahhüdünü yerine getirmesi için 21.11.2007 ve 19/12/2007 tarihlerinde ihtarnameler keşide edildiğini, davalının şirket yükümlülüklerini de yerine getirmeyerek zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının şirket temsil yetkisinin kaldırılarak ...'nın atanmasını, şirket ortaklığından çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalının usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermediği görülmüştür.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, şirketin 3 ortaklı Limited Şirket olup halen faaliyetini sürdürdüğü, ilk 10 yıllık süre için davalının müdür sıfatı ile şirketi münferit imzası ile temsile yetkili kılındığı, şirketin 11.10.2006 tarihinde tescil edildiği, şirket defterlerin usulüne uygun olmadığı gibi, şirketin dava tarihi itibariyle sermayesini yitirmiş olduğu, davalının şirketten çıkarılmasına karar verilmesi halinde kendi taahhüdünü yerine getirmemesi nedeniyle herhangi bir bedel talep edemeyeceği, sermaye borcunu yerine getirmemesi nedeniyle ihtar keşide edilmiş ise de davacı ortakların ortaklar kurulu kararı ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verebilecekleri ancak bu yönde alınmış bir kararın bulunmadığı, bu amir hükme göre TTK 529 kapsamında mahkemece böyle bir karar alınmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2)Dava, TTK 551. madde gereğince ve ıslah dilekçesiyle ayrıca TTK 529. madde gereğince davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebine ilişkin olup, mahkemece davalının ortağı olduğu şirketin sermayesinin yitirilmiş olması sebebiyle ayrılması halinde davalının pay isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bu durumun TTK 551.madde gereğince şirketten çıkarılma kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ayrıca TTK 529. madde gereğince şirketten çıkarılma şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilirken, dava dilekçesinde talep edildiği halde TTK 551. madde ile ilgili araştırma yapılmaması ve gerekçenin anılan madde yönünden yetersiz olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023179900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz