Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4840 E. 2012/12160 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eda davası↗ sözleşmeden doğan dava↗ tespit davası↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, idare mahkemesinin iptal kararı ile davalının dava dışı Türk Telekom A.Ş. ile yaptığı sözleşmeden doğan haklarının geri döndüğü, anılan şirketin hak ve borçlarını devralan davacının da bu sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, davacının bu sözleşme dışında hak talep etmesinin mümkün bulunmadığı, bu durumda davacının anılan sözleşmenin 13. maddesi kapsamında kıst usulü ile hesaplama yapılarak yayın yapılan 37 gün için talepte bulunmasının mümkün bulunduğu, dava dilekçesinde 10.000 TL'nin talep edildiği, 120.000 USD üzerinden kıst ücret hesabına göre belirlenmesi gereken kanal katılım bedeline yönelik hakları ile sonraki dönemde kendisinin yürürlüğe koyduğu aylık kanal ücreti ve kanal katılım ücretine ilişkin haklarını saklı tuttuğu, her ne kadar 03.08.2009 tarihli dilekçe ile kanal katılım bedeli, aylık kanal ücreti ve kanal katılım
ücretlerine yönelik istemlerin dava dilekçesinde talep içerisinde bulunduğu açıklanmış ise de dava dilekçesinde saklı tutulan hakların yargılama sırasında ayrı bir dilekçe ile dava kapsamına alınarak canlandırılmasının mümkün olmadığı, ayrıca aylık kanal ücreti ile kanal katılım ücretine yönelik taleplerin davalının tabi olduğu sözleşmede düzenlenmediği, sözleşmenin sona erdiğinin tespitine yönelik talep açısından ise davacının davanın konusunun alacak olduğunu açıkladığı ve eda davası açılabilecekken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, alacak istemine ilişkin olup her ne kadar mahkemenin kabulünde olduğu gibi davacı gerek davalının dava dışı Türk Telekom A.Ş. ile yaptığı sözleşme uyarınca ödediği katılım bedeli gerekse de Ankara 8. İdare Mahkemesi kararına dayalı olarak davalı şirketin kablo tv platformunda yayın yapmasından kaynaklanan alacak hususlarındaki haklarını saklı tutmak suretiyle dava açmış ise de mahkemenin verdiği önel üzerine iddiasını genişleterek alacak kalemlerinin saklı tutulan hususlara ilişkin olduğunu bildirmesine ve davalı tarafça da iddianın genişletilmesine usulünce itiraz edilmemiş bulunmasına göre davanın alacak istemi yönünden genişletilmiş hali ile değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8922 E. 2013/23505 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · delil tespiti · tescilsiz tasarım · hakkaniyet · reeskont faizi · maddi tazminat · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın «delil tespiti» nedeniyle «ticari itibarının» etkilendiği, ürün iadesi nedeniyle zarar gördüğü, zararın fiilen tam tespitinin mümkün olmadığı, talep edilen 8.000 TL «maddi tazminatın» yerinde olduğu gerekçesiyle, zararın 22.07.2009 tarihinden itibaren «reeskont faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kaldı ki, «tescilli tasarım» hakkına dayalı olarak tespit yaptıran davalının, bu tespitte kasıtlı davrandığı da iddia ve ispat edilemediği gibi, sorumluluğunu gerektirecek başkaca herhangi bir «kusuru» da bulunmağından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve …
Ancak, yasal hakkını kullanarak mahkeme kanalı ile tespit yaptıran davalının bu nedenle ortaya çıkan zarardan dolayı somut uyuşmazlık bakımından uygulama yeri olmayan tehlike sorumluluğu ile «hakkaniyet» sorumluluğu kapsamında sorumluluğu bulunduğuna dair mahkeme görüşü isabetli değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4840 E. , 2012/12160 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2010 tarih ve 2009/297-2010/629 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Türk Telekom A.Ş.'nin Kablo Tv'de sahip olduğu her türlü altyapı tesisatı ile yürüttüğü tüm işlemlerin 5335 sayılı Kanun ile müvekkiline devredildiğini, devirden önce davalı ile Türk Telekom A.Ş. arasında 120.000 USD katılım bedelinin ödenmesi karşılığında davalı yayınlarının Kablo Tv platformunda iletilmeye alınacağı hususunda anlaşma yapıldığını, daha sonra Türk Telekom A.Ş.'nin bu anlaşmayı feshederek alınan ücreti davalıya iade ettiğini, davalının fesih işleminin iptali için açtığı davanın Ankara 8. İdare mahkemesi'nce kabul edildiğini, bunun üzerine arada herhangi bir sözleşme olmaksızın davalının televizyon yayınlarının 01.07.2008 tarihinde mahkeme kararına istinaden başlatıldığını, söz konusu sözleşme mahkeme kararıyla yeniden vücut bulduğundan davalı şirketin 120.000 USD katılım bedelini hizmet aldığı dönem için tekrar ödemesinin gerektiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, ayrıca davalının kablo platformunda toplam 39 gün yayın yapması karşısında müvekkiline 21.278,40 TL ve 31.250 USD katılım bedeli ödemekle yükümlüyken bu bedelin de ödenmediğini, bu hususlarla ilgili haklarını saklı tuttuklarını, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle 07.08.2008 tarihinde sözleşmesinin yeniden feshedildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL'nin davalıdan tahsiline, sözleşmenin sona erdiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşmenin bulunmadığı, idare mahkemesinin iptal kararı ile davalının dava dışı Türk Telekom A.Ş. ile yaptığı sözleşmeden doğan haklarının geri döndüğü, anılan şirketin hak ve borçlarını devralan davacının da bu sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, davacının bu sözleşme dışında hak talep etmesinin mümkün bulunmadığı, bu durumda davacının anılan sözleşmenin 13. maddesi kapsamında kıst usulü ile hesaplama yapılarak yayın yapılan 37 gün için talepte bulunmasının mümkün bulunduğu, dava dilekçesinde 10.000 TL'nin talep edildiği, 120.000 USD üzerinden kıst ücret hesabına göre belirlenmesi gereken kanal katılım bedeline yönelik hakları ile sonraki dönemde kendisinin yürürlüğe koyduğu aylık kanal ücreti ve kanal katılım ücretine ilişkin haklarını saklı tuttuğu, her ne kadar 03.08.2009 tarihli dilekçe ile kanal katılım bedeli, aylık kanal ücreti ve kanal katılım
ücretlerine yönelik istemlerin dava dilekçesinde talep içerisinde bulunduğu açıklanmış ise de dava dilekçesinde saklı tutulan hakların yargılama sırasında ayrı bir dilekçe ile dava kapsamına alınarak canlandırılmasının mümkün olmadığı, ayrıca aylık kanal ücreti ile kanal katılım ücretine yönelik taleplerin davalının tabi olduğu sözleşmede düzenlenmediği, sözleşmenin sona erdiğinin tespitine yönelik talep açısından ise davacının davanın konusunun alacak olduğunu açıkladığı ve eda davası açılabilecekken tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, alacak istemine ilişkin olup her ne kadar mahkemenin kabulünde olduğu gibi davacı gerek davalının dava dışı Türk Telekom A.Ş. ile yaptığı sözleşme uyarınca ödediği katılım bedeli gerekse de Ankara 8. İdare Mahkemesi kararına dayalı olarak davalı şirketin kablo tv platformunda yayın yapmasından kaynaklanan alacak hususlarındaki haklarını saklı tutmak suretiyle dava açmış ise de mahkemenin verdiği önel üzerine iddiasını genişleterek alacak kalemlerinin saklı tutulan hususlara ilişkin olduğunu bildirmesine ve davalı tarafça da iddianın genişletilmesine usulünce itiraz edilmemiş bulunmasına göre davanın alacak istemi yönünden genişletilmiş hali ile değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023097100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz