Yönetim kurulu üyeliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/742 E. 2010/6355 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği↗ malvarlığına ilişkin dava↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların görevde olduğu dönemde doğan anılan şirketin vergi ve SSK borcunu davacıların şirkete borç vermek suretiyle ödediği, her bir davacının 2.099,05 TL isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı bakımından anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı ...Tarım A.Ş.’nin ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olan davacıların şahsen ödedikleri SSK ve vergi borçlarından dolayı yönetim kurulu ve murahhas aza olan davalının payına düşen miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin anılan şirket adına tahakkuk etmiş bulunan SSK ve vergi borçlarını şahsen ödediklerini iddia etmiş, davalı vekili ise, müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, şirketin malvarlığının borçlarını karşılamaya yetecek derecede olduğunu, zararın davacıların kötü yönetimlerinden vuku bulduğunu savunmuş, mahkemece yazılı gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Oysa, bilirkişi raporu, karar vermeye elverişli nitelikte değildir.Zira, raporda hiçbir tartışma ortaya konulmaksızın, davacıların yönetim kurulu üyesi oldukları, ortağı ve yöneticisi oldukları şirketin vergi ve SSK borçlarını ödedikleri, davalının da yönetim kurulu üyesi olarak hissesine düşen miktarı ödemesi gerektiği sonucuna varılmış olup, mahkemece, bu rapor hükme dayanak yapılmıştır.TTK'nun 269.madde hükmüne göre, anonim şirketin borcundan dolayı ortaklar kişisel olarak, dava ve takip olunamazlar.
Bu durumda, mahkemece, davacıların SSK ve vergi dairesine ödedikleri borcun kişisel bir borç olup olmadığı, gerçekte anılan şirkete ait bir borcu ödeyip ödemedikleri, şirketin aciz halinde olup olmadığı üzerinde durularak, neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek prim · kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/742 E. , 2010/6355 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 13.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.09.2008 tarih ve 2007/204-2008/997 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ve davalının dava dışı ...Tarım A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, davalının yönetim kurulu üyesi ve murahhas azası olduğu dönemde oluşan anılan şirketin vergi ve SSK borçlarını davacıların ödediğini, davalı hissesine düşen miktarın ise her bir davacı bakımından 2.955 TL olduğunu ileri sürerek, her bir davacı lehine anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafların görevde olduğu dönemde doğan anılan şirketin vergi ve SSK borcunu davacıların şirkete borç vermek suretiyle ödediği, her bir davacının 2.099,05 TL isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile her bir davacı bakımından anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı ...Tarım A.Ş.’nin ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olan davacıların şahsen ödedikleri SSK ve vergi borçlarından dolayı yönetim kurulu ve murahhas aza olan davalının payına düşen miktarın tahsili istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin anılan şirket adına tahakkuk etmiş bulunan SSK ve vergi borçlarını şahsen ödediklerini iddia etmiş, davalı vekili ise, müvekkilinin şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, şirketin malvarlığının borçlarını karşılamaya yetecek derecede olduğunu, zararın davacıların kötü yönetimlerinden vuku bulduğunu savunmuş, mahkemece yazılı gerekçelerle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Oysa, bilirkişi raporu, karar vermeye elverişli nitelikte değildir.Zira, raporda hiçbir tartışma ortaya konulmaksızın, davacıların yönetim kurulu üyesi oldukları, ortağı ve yöneticisi oldukları şirketin vergi ve SSK borçlarını ödedikleri, davalının da yönetim kurulu üyesi olarak hissesine düşen miktarı ödemesi gerektiği sonucuna varılmış olup, mahkemece, bu rapor hükme dayanak yapılmıştır.TTK'nun 269.madde hükmüne göre, anonim şirketin borcundan dolayı ortaklar kişisel olarak, dava ve takip olunamazlar.
Bu durumda, mahkemece, davacıların SSK ve vergi dairesine ödedikleri borcun kişisel bir borç olup olmadığı, gerçekte anılan şirkete ait bir borcu ödeyip ödemedikleri, şirketin aciz halinde olup olmadığı üzerinde durularak, neticesine göre bir karar verilmek gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı, yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır,
SONUÇ
Yukarıda yazılı nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022763900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz