İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8808 E. 2012/717 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat yetkisi↗ ek prim↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, istirdat istemine ilişkin olup yanlar arasında çekişmesiz olduğu üzere, imzalanan kredi sözleşmesinde davalı bankaya poliçe düzenletme ve prim tahsil yetkisi tanınmıştır. Davacı banka kredi borcu kapatılmadan sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye dayanarak poliçe düzenletmiş, primi davacıdan tahsil etmiş, davacı da aracını devredene kadar bu sigortadan yararlanmıştır.
Bu itibarla mahkemece, davacının yapılan sigortadan yararlandığı ve bu halde kendisinden tahsil olunan primi geri isteyemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18574 E. 2014/7620 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:protokol · kusur
Benzer bu karardaBu nedenle uygulanması gereken «protokol» hükümleri ve tarafların «kusur» durumuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 15.12.2000 tarihli «protokolün», yanlar arasında 12/02/2009 tarihinde imzalanan protokolle yürürlükten kaldırıldığı, davalı bankanın sorumluluğunun bu protokol hükümlerine göre değerlendirilmesi …
Mahkemece bu uyuşmazlığın çözümünde taraflar arasındaki 12/02/2009 «protokolün» uygulanması suretiyle bu protokolün hükümleri gerekçe gösterilerek dava reddedilmiştir.
Ancak sözkonusu talebin 15/12/2000 tarihli «protokole» göre değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiği gibi bu yeni tarihli protokolün 14/2. maddesine göre de sorumluluk 2 yıl ile sınırlandırılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8808 E. , 2012/717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2010 tarih ve 2007/850 - 2010/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan tüketici kredisi kullanarak satın aldığı aracın, dava dışı Ak Sigorta A.Ş tarafından 21.11.2005 başlangıç, 21.11.2006 bitiş tarihli kasko sigortası poliçesi ile sigortalandığını, alınan kredinin 23.11.2006 tarihinde kapatıldığını, ancak bundan önce Aksigorta A.Ş.'nin 21.11.2006 tarihinde poliçeyi yenilediğini, prim taksitlerinin davalı bankaca açılan hesaptan tahsil edilmeye başlandığını, yenilenen poliçe müvekkiline teslim edilmediğinden durumdan haberdar olmayan müvekkilinin, adına açılan hesaptan çekilen primler nedeniyle davalıya borçlanmaya başladığını, müvekkilinin aracını 2007 yılı mart ayında satıp kayden devrettiğini, Aksigorta A.Ş.'nin poliçeyi iptal ederek 696,44 TL prim iadesi yaptığını, ancak bankanın bunu prim tahsilatı yapılan hesabı yerine kredi kartı hesabına aktardığını, böylece prim tahsilatı yapılan hesaba faiz işletilmeye devam edilerek müvekkilinin 05.07.2007 tarihinde 2.125 TL ödeme yapmasına sebebiyet verildiğini, müvekkilinin daha fazla ödeme yapmamak için 2.125 TL'yi davalıya ödediğini ileri sürerek, bu bedelin 05.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, davacının imzaladığı Tüketici Kredisi sözleşmesinde yer alan koşullar kapsamında taşıt kredisi kullandığını, krediye konu araç için kasko poliçesi düzenlendiğini, süresi dolan kasko sigorta poliçesinin kredi taksit ödemelerinin devam etmesi nedeniyle sözleşme hükümleri kapsamında yenilendiğini ve davacıya da 04.11.2006 tarihinde bildirimde bulunulduğunu, davacının 23.11.2006 tarihinde taksitlerin tamamını ödeyerek krediyi kapattığını, aracını 08.03.2007 tarihinde sattığını belirterek 09.05.2007 tarihinde hesapta görünen eski bakiyenin sıfırlanmasını talep etmesi üzerine poliçenin 08.03.2007 tarihinden itibaren iptal edildiğini ve 696,44 TL primin davacıya iade edildiğini, öte yandan davacının ödediği 2.125 TL'nın tamamının sigorta prim olmayıp içinde gecikme faizlerinin de bulunduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi halinde iade edilen 696,44 TL prim ile bunun işlemiş faizlerinin mahsubunun gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
.../...
2010/8808
2012/717
-2-
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacının davalı bankadan aldığı krediyi 23.11.2006 tarihinde kapatmasına rağmen poliçenin yenilendiği, yenilenen poliçenin davacıya usulünce teslim edildiğinin davalı tarafça ispat edilemediği, sigorta poliçesinin davacıya teslim edilmemesi ve kredi borcunun kapatılması nedeniyle davacının yenilenen poliçe nedeniyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacının dava tarihi itibariyle davalı bankadan 2.125 TL alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne 2.125 TL'nin 05.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek % 29 ve değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, istirdat istemine ilişkin olup yanlar arasında çekişmesiz olduğu üzere, imzalanan kredi sözleşmesinde davalı bankaya poliçe düzenletme ve prim tahsil yetkisi tanınmıştır. Davacı banka kredi borcu kapatılmadan sözleşmenin kendisine verdiği yetkiye dayanarak poliçe düzenletmiş, primi davacıdan tahsil etmiş, davacı da aracını devredene kadar bu sigortadan yararlanmıştır.
Bu itibarla mahkemece, davacının yapılan sigortadan yararlandığı ve bu halde kendisinden tahsil olunan primi geri isteyemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
27.02.2012 - SK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022519200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz