Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13736 E. 2014/19841 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sim kart değişikliği↗ saklama yükümlülüğü↗ usulsüz tevdi↗ usulsüz tevdi sözleşmesi↗ özen yükümlülüğü↗ kusur oranı↗ müteselsil sorumluluk↗ mahsup↗ vade↗ havale↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ kusur↗ hasar↗ dahili dava↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bir kısım güvenlik uygulamalarını sistemine dahil ederek müşterilerini bu uygulamalar için zorunlu tutmadığı, müşterilerini yeterince bilinçlendirmediği, davacı zararında özen yükümlüğü gereği ihmal ve kusurunun bulunduğu, davalı GSM şirketinin yetkili kıldığı abone merkezinin sim kartı değişikliğini gerçek hat sahibine yapmayarak, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, para transfer işlemlerinin yapılmasına ve dolayısıyla davacı zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, yine davacının bilgisayarına elektronik ortamda kötü niyetli 3. kişiler tarafından erişilerek veya davacının bilgilerini iyi saklayamaması sonucu havale işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının da olayın meydana gelmesinde 1/4 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen kusur oranına tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere dava konusu iddia edilen zarar, aslında davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde diğer davalı şirketin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı şirkete husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. Buna göre, mahkemece, zararın meydana gelmesinde davalı bankanın 3/4 oranında kusurlu olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde maddi tazminatın ''mevduat faizi” ile birlikte tahsilinin talep edilmiş olması karşısında, mahkemece, avans faizini aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6782 E. 2013/21800 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bir kısım güvenlik uygulamalarını sistemine «dahil» ederek müşterilerini bu uygulamalar için zorunlu tutmadığı, müşterilerini yeterince bilinçlendirmediği, davacı zararında «özen yükümlüğü» gereği ihmal ve kusurunun bulunduğu, davalı GSM şirketinin yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kartı değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, para transfer işlemlerinin yapılmasına ve dolayısıyla davacı zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, yine davacının bilgisayarına elektronik ortamda kötü niyetli 3. kişiler tarafından erişilerek veya davacının bilgilerini iyi saklayamaması sonucu «havale» işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının da olayın meydana gelmesinde 1/4 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından başka hesaba «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu olduğu, ceza davasında davalı ... yönünden mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 4.200 TL'nin davalılardan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı
Benzer bu karardaAncak, davacı ile ... arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4433 E. 2013/4449 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen «kusur oranına» tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Şayet usulsüz işlemde davalı ...'in bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», zarar gören davalı bankaya aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı
Benzer bu karardaAncak, davacı ile bu davalı ... arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4815 E. 2013/5889 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi · usulsüz tevdi sözleşmesi · kusur oranı · mahsup · vade · havale · taşıyan · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bir kısım güvenlik uygulamalarını sistemine «dahil» ederek müşterilerini bu uygulamalar için zorunlu tutmadığı, müşterilerini yeterince bilinçlendirmediği, davacı zararında «özen yükümlüğü» gereği ihmal ve kusurunun bulunduğu, davalı GSM şirketinin yetkili kıldığı abone merkezinin «sim kartı değişikliğini» gerçek hat sahibine yapmayarak, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, para transfer işlemlerinin yapılmasına ve dolayısıyla davacı zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, yine davacının bilgisayarına elektronik ortamda kötü niyetli 3. kişiler tarafından erişilerek veya davacının bilgilerini iyi saklayamaması sonucu «havale» işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının da olayın meydana gelmesinde 1/4 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya ait banka hesabından birden fazla işlemle başka hesaplara «havale» yapıldığı, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, diğer davalının ise sim kart başvurusu sırasında gerekli kontrolleri yapmaması nedeniyle kusurlu olduğu gerekçesiyle, 59.426,...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · yetki itirazı · temerrüt faizi · yetki · temerrüt
Benzer bu karardaTL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı ...Ş. vekilinin «yetki itirazının» HUMK’nın 9/.... maddesi uyarınca reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekm …
Somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı ...Ş'de kusurlu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, davacı ile bu davalı arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/882 E. 2013/1570 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen «kusur oranına» tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen raporuna göre, davalıların davacının uğramış oldukları zarardan dolayı müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 15.100,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı
Benzer bu karardaAncak, davacı ile bu davalı arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3016 E. 2013/2148 K.
Ortak:sim kart değişikliği · saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · müteselsil sorumluluk · mahsup · vade · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen «kusur oranına» tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:internet bankacılığı · bayilik sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın «internet bankacılığı» aracılığıyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almadığı, diğer davalının ise «bayilik sözleşmesine» aykırı olarak mevcut abonenin kimlik bilgileri yönünden gerekli araştırmayı yapmaksızın yeni hat vermek suretiyle kusurlu olduğu, davalıların tespit edilen 14.170 TL zarardan «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle 14.170 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı ile bu davalı arasında «internet bankacılığı» ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi, dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı Banka'nın zararıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15432 E. 2016/6614 K.
Ortak:saklama yükümlülüğü · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · kusur oranı · mahsup · vade · taşıyan · kusur · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen «kusur oranına» tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaBu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Şayet usulsüz işlemde davalı ...'nın bir «kusuru» mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı «saklamakla yükümlü», bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13736 E. , 2014/19841 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MANİSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2014
NUMARASI 2007/315-2014/202
Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 tarih ve 2007/315-2014/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Manisa Şubesi'ndeki hesabından 08.05.2007 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında internet üzerinden yapılan işlem ile toplam 26.987,92 TL'sinin başka bir hesaba havale edildiğini, işlem yapılırken müvekkili adına kayıtlı telefon hattına yedek SIM kart çıkartıldığını, müvekkilinin zarara uğratıldığını belirterek 26.987,92 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, olayın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını belirterek ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın bir kısım güvenlik uygulamalarını sistemine dahil ederek müşterilerini bu uygulamalar için zorunlu tutmadığı, müşterilerini yeterince bilinçlendirmediği, davacı zararında özen yükümlüğü gereği ihmal ve kusurunun bulunduğu, davalı GSM şirketinin yetkili kıldığı abone merkezinin sim kartı değişikliğini gerçek hat sahibine yapmayarak, gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, para transfer işlemlerinin yapılmasına ve dolayısıyla davacı zararının oluşmasına sebebiyet verdiği, yine davacının bilgisayarına elektronik ortamda kötü niyetli 3. kişiler tarafından erişilerek veya davacının bilgilerini iyi saklayamaması sonucu havale işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının da olayın meydana gelmesinde 1/4 oranında mütefarik kusurunun bulunduğu, manevi tazminat talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.212,50 TL'nin 08/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki (2) ve (3) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan davacıya ait hesaptaki paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlem sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir.
Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, usulsüz işlemin gerçekleşmesinde davalı bankanın ve davalı şirketin belirlenen kusur oranına tekabül eden kısım yönünden zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere dava konusu iddia edilen zarar, aslında davalı bankanın zararı olup, davacının alacağı, davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini, akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde diğer davalı şirketin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı, mevduatı saklamakla yükümlü, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı şirkete husumet düşmeyeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın anılan davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca, yukarıda açıklandığı üzere davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu hususu da kanıtlanmamıştır. Davalı banka, hesaptan usulsüz şekilde alınan paranın tamamından davacıya karşı sorumludur. Buna göre, mahkemece, zararın meydana gelmesinde davalı bankanın 3/4 oranında kusurlu olduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, dava dilekçesinde maddi tazminatın ''mevduat faizi” ile birlikte tahsilinin talep edilmiş olması karşısında, mahkemece, avans faizini aşmayacak şekilde banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken hükmedilen maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ile diğer davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı ve davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı şirkete ayrı ayrı iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.035,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102223900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz