Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/7990 E. 2012/843 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtecilik↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı bankanın meydana gelen işlemlerden sorumlu olduğu ve davacının manevi zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 7.800,00-TL maddi tazminat ve 1.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Ancak davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik eyleminden dolayı davacının ne surette şahsiyet haklarının zarar gördüğü tartışılmaksızın davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11013 E. 2016/5546 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı .... hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine; davanın diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile, 16.500,00 TL tazminatın 09/10/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ... 'den tahsiline, 12.000,00 TL tazminatın 08/10/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile b …
2-Ancak, davacının davalı bankalar nezdindeki hesaplarından «internet bankacılığı» yoluyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak gerçekleştirilen «bankacılık işlemleri» nedeniyle şahsiyet haklarının zarar gördüğünden söz edilemeyeceğinden, mahkemece davacı yararına manevi tazminata da hükmedilmesi doğru görülmediğinden hükmün manevi tazminata yönelik olarak mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2276 E. 2011/5223 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · husumet yokluğu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu kararda… ermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini ifsad eden bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» davalı şirket hakkında açılan davanın ise esastan reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/7990 E. , 2012/843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ Av. ...
VEKİLİ Av. ...
Taraflar arasında görülen davada Çarşamba 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2007/113 2009/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın internet bankacılığı hizmetinden yararlandığını, 16/02/2007 ve 17/02/2007 tarihlerinde müvekkilinin ek hesabından bilgisi dışında 7.800,00-YTL paranın müvekkilinin tanımadığı farklı kişilere aktarıldığını, bankaya başvurulmasına rağmen müvekkiline ödeme yapılmadığını, bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmemesinden dolayı müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu bildirerek 7.800,00-YTL maddi tazminat ile 2.000,00-YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın davacı tarafından gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı oluştuğunu, bu nedenle müvekkili bankanın sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın meydana gelen işlemlerden sorumlu olduğu ve davacının manevi zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 7.800,00-TL maddi tazminat ve 1.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Ancak davalı bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik eyleminden dolayı davacının ne surette şahsiyet haklarının zarar gördüğü tartışılmaksızın davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/01/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
08.12.2012 HŞ
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022214900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz