Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5236 E. 2014/11810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kredili mevduat hesabı (kmh)↗ zimmet↗ imza incelemesi↗ mevduat hesabı↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ kesin hüküm↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka çalışanları N. K., M.t G. ve H. R. D. hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonunda banka yetkililerinin nitelikli zimmet suçu nedeniyle cezalandırılmasına ve banka zararının sanıklardan tahsiline karar verildiği, ceza mahkemesinin kararına dayanak olan bilirkişi raporlarında da banka görevlileri N. K. ve M. G.'nün kredi tahsisi ve kullanımı işlemini yasalara aykırı olarak gerçekleştirdiklerinin belirtildiği, bu raporun davalıların borçlu olmadıklarına yönelik iddiasını doğruladığı, ayrıca davacı bankanın davalılardan alacaklı olduğu iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, asıl borçlu A.. Ç.. ile müteselsil borçlu ve kefil B.. K..'nın imzaladığı 19/10/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi uyarınca 2.500,00 TL kredili mevduat hesabı açıldığı ve 20/10/1998 tarihli kasa tediye fişi ile A.. Ç.. tarafından 2.484,00 TL'nin çekildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece bu somut olay açısından bir inceleme yaptırılmadan, ceza dosyasında bulunan genel nitelikteki bilirkişi raporuna göre davanın ispat edilemediği sonucuna ulaşılması doğru olmamıştır. Mahkemece davaya ilişkin somut olay bakımından inceleme yaptırılıp, özellikle dava konusu kredi sözleşmesindeki imzalar ile tediye fişindeki imzalar incelenip, bu kredi sözleşmesinin ceza dosyasında incelenen kredi sözleşmelerinden olup olmadığının ve bu olayın da ceza yargılamasına dahil bir usulsüzlük işlemi olup olmadığının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18688 E. 2015/294 K.
Ortak:zimmet · imza incelemesi · mevduat hesabı · kefil · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece davaya ilişkin somut olay bakımından inceleme yaptırılıp, özellikle dava konusu «kredi sözleşmesindeki» imzalar ile tediye fişindeki «imzalar incelenip», bu kredi sözleşmesinin ceza dosyasında incelenen kredi sözleşmelerinden olup olmadığının ve bu olayın da ceza yargılamasına «dahil» bir usulsüzlük işlemi olup olmadığının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
D. hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonunda banka yetkililerinin nitelikli «zimmet» suçu nedeniyle cezalandırılmasına ve banka zararının sanıklardan tahsiline karar verildiği, ceza mahkemesinin kararına dayanak olan bilirkişi raporlarında da banka «görevlileri» N.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava dışı şirketin davacı bankadan kendi adına aldığı kredileri çalışanları adına almış gibi gösterip «kredi sözleşmelerinde» başka bir çalışana da «kefil» olarak yer verdiği, banka «görevlilerinin» alınan krediler ödenmediği halde ödenmiş gibi işlem yapmaları sebebiyle yargılanarak «zimmet» suçundan mahkum oldukları, bu suretle krediyi kullandığı iddia edilen davalı ile ona kefil olduğu iddia edilen diğer davalının ödeme sorumluluklarının bulunmadığı …
Bu itibarla, mahkemece davalıların «isticvap» edilmesinden sonra, gerekirse özellikle dava konusu «kredi sözleşmesindeki» imzalar ile tediye fişindeki «imzalar incelenip», bu kredi sözleşmesinin ceza dosyasında incelenen kredi sözleşmelerinden olup olmadığının ve bu olayın da ceza yargılamasına konu olan usulsüz işlemlerden olup olmadığının tespitinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, dosyada bulunan asıl borçlusu....., müteselsil borçlu ve «kefili» ..... olan 16/10/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi uyarınca 2.500,00 TL kredili «mevduat hesabı» açıldığı ve 16/10/1998 tarihli kasa tediye fişi ile..... tarafından 2.484,20 TL'nin çekildiği görüldüğünden, mahkemece, dava konusu kredi tutarının, davalılara değ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:isticvap
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece davalıların «isticvap» edilmesinden sonra, gerekirse özellikle dava konusu «kredi sözleşmesindeki» imzalar ile tediye fişindeki «imzalar incelenip», bu kredi sözleşmesinin ceza dosyasında incelenen kredi sözleşmelerinden olup olmadığının ve bu olayın da ceza yargılamasına konu olan usulsüz işlemlerden olup olmadığının tespitinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5236 E. , 2014/11810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2013
NUMARASI 2013/219-2013/709
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/219-2013/709 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından 19/10/1998 tarihinde davalılardan A.. Ç..'a kredi kullandırıldığını, diğer davalının da kredili mevduat hesabı kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine 06/12/2000 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek asıl alacak, işlemiş faiz ve fer'ileri ile birlikte 67.577,46 TL alacağın ana paraya dava tarihinden itibaren % 153 ve artan oranlarda temerrüt faiz oranı uygulanmak sureti ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
[…]. K.. vekili davanın reddini istemiş, diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka çalışanları N. K., M.t G. ve H. R. D. hakkında açılan ceza davasında yapılan yargılama sonunda banka yetkililerinin nitelikli zimmet suçu nedeniyle cezalandırılmasına ve banka zararının sanıklardan tahsiline karar verildiği, ceza mahkemesinin kararına dayanak olan bilirkişi raporlarında da banka görevlileri N. K. ve M. G.'nün kredi tahsisi ve kullanımı işlemini yasalara aykırı olarak gerçekleştirdiklerinin belirtildiği, bu raporun davalıların borçlu olmadıklarına yönelik iddiasını doğruladığı, ayrıca davacı bankanın davalılardan alacaklı olduğu iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, asıl borçlu A.. Ç.. ile müteselsil borçlu ve kefil B.. K..'nın imzaladığı 19/10/1998 tarihli kredili mevduat hesap sözleşmesi uyarınca 2.500,00 TL kredili mevduat hesabı açıldığı ve 20/10/1998 tarihli kasa tediye fişi ile A.. Ç.. tarafından 2.484,00 TL'nin çekildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece bu somut olay açısından bir inceleme yaptırılmadan, ceza dosyasında bulunan genel nitelikteki bilirkişi raporuna göre davanın ispat edilemediği sonucuna ulaşılması doğru olmamıştır. Mahkemece davaya ilişkin somut olay bakımından inceleme yaptırılıp, özellikle dava konusu kredi sözleşmesindeki imzalar ile tediye fişindeki imzalar incelenip, bu kredi sözleşmesinin ceza dosyasında incelenen kredi sözleşmelerinden olup olmadığının ve bu olayın da ceza yargılamasına dahil bir usulsüzlük işlemi olup olmadığının hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde tespitinin ardından oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102211500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz