YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3795 E. 2014/11638 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ limited şirket↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, her ne kadar, başvurudan çıkartılan hizmetler marka kapsamındaki hizmetler aynı tür ise de, başvuru markasının beyaz zemin üzerine “K.” ve “ALUMİNİUM” ibareleri ile “K” unsurlu logoyu kapsayan karma marka niteliğinde, dava dışı şirkete ait redde gerekçe markanın ise bir şirketin ticaret unvanı niteliğindeki “K. DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ” ibaresini taşıyan yazı markası olduğu, markalar arasındaki tek benzerliğin “K.” ibaresi olduğu, oysa her iki taraf markasının da ilave ve farklı ibareler de taşıdıkları, özellikle davacı markasındaki “ALUMİNİUM” ibaresinin ve “K” unsurlu logonun da ayırt ediciliği bulunan ibare ve şekiller oldukları, bu anlamda markalar arasında KHK’nın 7/1 (b) m. kapsamında benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; TPE YİDK’nın 2013– M - 1592 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE-YİDK kararının iptali ve davacı marka başvurusunun tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu davacı başvurusu K+Kurtoğlu asli unsurundan oluşmaktadır. Redde dayanak olan dava dışı şirket adına tescilli markanın esaslı unsuru “K.” ibaresidir. Her iki marka da kelime markası niteliğinde olup, “K.” ibaresi markaların asli unsurunu oluşturmakta ve başvuruda yer alan “K” harfli logonun davacı marka başvurusunu 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkartmayacağı düşünülmeksizin anılan “K” unsurlu logonun varlığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3474 E. 2013/3329 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «delil tespit» tarihindeki kullanımının sözleşmeye dayandığı, dava tarihinde ise marka kullanımının halen sürdüğünün kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3795 E. , 2014/11638 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 11/11/2013
NUMARASI 2013/171-2013/248
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2013 tarih ve 2013/171-2013/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2011/90377 sayılı "K. ALUMİNİUM+şekil" ibareli marka başvurusunun, TPE-YİDK'nın 2013-M-1592 sayılı kararıyla, 3.kişiye ait 2000/07631 sayılı ve “K. DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ” ibareli markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçe gösterilerek 556 sayılı KHK'nın 7/1 (b) maddesi uyarınca reddedildiğini, oysa müvekkil şirket tarafından uzun yıllardan bugüne kadar nizasız ve fasılasız yoğun bir şekilde kullanılmakta olduğunu, bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını, müvekkil şirket ile bütünleştiğini, müvekkil şirket markası ile davalı şirketin markası arasında davalılardan TPE’nin haksız ve hukuka aykırı olarak ileri sürdüğü gibi 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında incelemeden anlaşılabilecek kadar kuvvetli bir iltibas, ayniyet bulunmadığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve müvekkiline ait marka başvurusunun ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, her ne kadar, başvurudan çıkartılan hizmetler marka kapsamındaki hizmetler aynı tür ise de, başvuru markasının beyaz zemin üzerine “K.” ve “ALUMİNİUM” ibareleri ile “K” unsurlu logoyu kapsayan karma marka niteliğinde, dava dışı şirkete ait redde gerekçe markanın ise bir şirketin ticaret unvanı niteliğindeki “K. DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ” ibaresini taşıyan yazı markası olduğu, markalar arasındaki tek benzerliğin “K.” ibaresi olduğu, oysa her iki taraf markasının da ilave ve farklı ibareler de taşıdıkları, özellikle davacı markasındaki “ALUMİNİUM” ibaresinin ve “K” unsurlu logonun da ayırt ediciliği bulunan ibare ve şekiller oldukları, bu anlamda markalar arasında KHK’nın 7/1 (b) m.
kapsamında benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; TPE YİDK’nın 2013– M - 1592 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE-YİDK kararının iptali ve davacı marka başvurusunun tescili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu davacı başvurusu K+Kurtoğlu asli unsurundan oluşmaktadır. Redde dayanak olan dava dışı şirket adına tescilli markanın esaslı unsuru “K.” ibaresidir. Her iki marka da kelime markası niteliğinde olup, “K.” ibaresi markaların asli unsurunu oluşturmakta ve başvuruda yer alan “K” harfli logonun davacı marka başvurusunu 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkartmayacağı düşünülmeksizin anılan “K” unsurlu logonun varlığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102195800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz