İtirazın iptali | Alacak | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3226 E. 2014/10030 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takip talebi↗ yerleşim yeri↗ borca itiraz↗ yetki itirazı↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ yetki↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibinde borca itiraz yanında yetki itirazında da bulunulması halinde önce yetki itirazının değerlendirileceği, davalı şirketin yerleşim yeri Gebze olup sözleşmenin ifa edileceği yerin de Gebze hudutları dahilinde bulunduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraflar arasındaki taşıma ilişkisi tespit edilmiş ve davacı taşıyıcı da, takip talebi ekinde bulunan ve bu taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Davacı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 73. maddesine göre kendi edimini Dilovası'nda yerine getirecek, davalı ise navlun borcunu davacının ikametgahında ödeyecektir. Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak yetki itirazının yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6327 E. 2012/9556 K.
Ortak:yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibinde «borca itiraz» yanında «yetki itirazında» da bulunulması halinde önce yetki itirazının değerlendirileceği, davalı şirketin «yerleşim yeri» Gebze olup sözleşmenin «ifa» edileceği yerin de Gebze hudutları dahilinde bulunduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak «yetki itirazının» yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide yeri» ve 6100 HMK'nın 9. maddesi uyarınca borçlunun ikametgahının Gebze ve aynı yasanın 17. maddesi uyarınca «bono» da kararlaştırılan yetkili mahkemenin Gebze mahkemeleri olduğu gerekçeleri ile «ihtiyati haciz» kararına yapılan itirazın «yetki» yönünden kabulüne, mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın yetkili ve «görevli» Gebze Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HUMK'un 22. maddesine göre ise, «yetki sözleşmesi» «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» ortadan kaldırmaz.
Mahkemece bu hükümler dikkate alınmayarak, «ihtiyati haciz» kararı verilmesinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK hükümlerine göre değerlendirme yapılarak ihtiyati hacze «yetki» nedenine dayalı olarak yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · yetki sözleşmesi · keşide yeri · ihtiyati haciz · bono · haciz · yetkisizlik kararı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «keşide yeri» ve 6100 HMK'nın 9. maddesi uyarınca borçlunun ikametgahının Gebze ve aynı yasanın 17. maddesi uyarınca «bono» da kararlaştırılan yetkili mahkemenin Gebze mahkemeleri olduğu gerekçeleri ile «ihtiyati haciz» kararına yapılan itirazın «yetki» yönünden kabulüne, mahkemenin «yetkisizliğine», dosyanın yetkili ve «görevli» Gebze Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi) Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HUMK'un 22. maddesine göre ise, «yetki sözleşmesi» «genel yetkili» mahkemenin «yetkisini» ortadan kaldırmaz.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece bu hükümler dikkate alınmayarak, «ihtiyati haciz» kararı verilmesinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK hükümlerine göre değerlendirme yapılarak ihtiyati hacze «yetki» nedenine dayalı olarak yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16741 E. 2015/1659 K.
Ortak:yerleşim yeri · yetki itirazı · navlun · taşıma sözleşmesi · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibinde «borca itiraz» yanında «yetki itirazında» da bulunulması halinde önce yetki itirazının değerlendirileceği, davalı şirketin «yerleşim yeri» Gebze olup sözleşmenin «ifa» edileceği yerin de Gebze hudutları dahilinde bulunduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak «yetki itirazının» yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili süresi içerisinde «yetki itirazında» bulunarak davalının «yerleşim yeri» olan İcra Daireleri ile Ankara Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunmuş ve mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek, davalının adresinin Ankara'da olması sebebiyle İcra Müdürlüğü'nün «görevli» ve yetkili bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle; HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddelerine göre dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · navlun alacağı · dava şartı yokluğu · icra takibine itiraz · uyuşmazlık konusu · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında düzenlenen «taşıma sözleşmesine» dayalı «navlun alacağının» tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davalı vekili süresi içerisinde «yetki itirazında» bulunarak davalının «yerleşim yeri» olan İcra Daireleri ile Ankara Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu savunmuş ve mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek, davalının adresinin Ankara'da olması sebebiyle İcra Müdürlüğü'nün «görevli» ve yetkili bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle; HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddelerine göre dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının adresinin Ankara'da olması sebebiyle İcra Müdürlüğü'nün «görevli» ve yetkili bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle; HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddelerine göre dava «şartı yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, İcra İflas Kanunu'nun 50. maddesi yollamasıyla HMK'nın 6. maddesi gereğince, «genel yetkili» icra dairesinin davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki ikametgahı icra dairesi olduğu gerekçesi ile karar verilmiş ise de, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu «uyuşmazlık konusu» olmadığına göre, yetkili icra dairesinin tespitinde HMK'nın 10. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 73 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3226 E. , 2014/10030 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KÜÇÜKÇEKMECE 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/10/2012
NUMARASI 2011/467-2012/598
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/10/2012 tarih ve 2011/467-2012/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iki ayrı sevkiyatla davalıya ait gıda malzemelerini Almanya'dan Türkiye'ye taşıdığını, navlun fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının yetkiye ve borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra takibinde borca itiraz yanında yetki itirazında da bulunulması halinde önce yetki itirazının değerlendirileceği, davalı şirketin yerleşim yeri Gebze olup sözleşmenin ifa edileceği yerin de Gebze hudutları dahilinde bulunduğu, icra takibine yapılan itirazın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda taraflar arasındaki taşıma ilişkisi tespit edilmiş ve davacı taşıyıcı da, takip talebi ekinde bulunan ve bu taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağını talep etmiştir. Davacı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 73. maddesine göre kendi edimini Dilovası'nda yerine getirecek, davalı ise navlun borcunu davacının ikametgahında ödeyecektir. Bu nedenle davacının kendi ikametgahında takip yapması ve dava açması yasaya uygun bulunduğundan, mahkemece aksi kanaate varılarak yetki itirazının yerinde olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102195400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz