Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3190 E. 2014/9791 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ sigorta tazminatı↗ teminat kapsamı↗ ek prim↗ reeskont faizi↗ mahsup↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin son hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli sigorta poliçesinde belirtilen 1.125,52 TL prim borcu mahsup edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli zeyilname ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir. O halde davacıya ödenmesi gereken sigorta tazminatından mahsubu gereken prim borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18629 E. 2015/3343 K.
Ortak:teminat kapsamı · ek prim · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin «son» hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli «sigorta poliçesinde» belirtilen 1.125,52 TL «prim» borcu «mahsup» edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli «zeyilname» ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «delil tespit» dosyasında rapor sunan bilirkişinin zarar gören ağaçları bizzat görüp gözlemini raporuna yansıttığı ve itibar edilmesi gerektiği, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği ve poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 34.560,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 34.560,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, bitkisel «sigorta poliçesine» dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde ağaçların çiçeklenme döneminde olduğunu, don nedeniyle verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · hasar ihbarı · afet · delil tespiti · kâr kaybı · ihbar · hasar
Benzer bu karardaDavalı vekili, «hasar ihbarı» üzerine yapılan ekspertiz incelemesinde ağaçların çiçeklenme döneminde olduğunu, don nedeniyle verim «kaybı» tespit edilmesi üzerine verim azalış zeyili düzenlendiğini ve «prim iadesi» yapıldığını, iade edilen meblağın hükmedilecek tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini savunmuş, davacı ise prim iadesi yapılıp yapılmadığına dair beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «delil tespit» dosyasında rapor sunan bilirkişinin zarar gören ağaçları bizzat görüp gözlemini raporuna yansıttığı ve itibar edilmesi gerektiği, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini tamamlayıp meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği ve poliçe «teminatı kapsamında» kaldığı, davacının talep edebileceği tazminat miktarının 34.560,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, 34.560,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 20.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ri Nedeniyle Zarar Gören Çiftçilere Telafi Edici Destek Ödemesi Yapılmasına İlişkin 13.05.2010 tarihli 2010/418 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 8/2. maddesinde don «afeti» nedeniyle devlet tarafından yapılan destek ödemesinin don afetinin tarım sigortaları kanunu kapsamında kaldığının ve bu nedenle haksız yere ödeme yapılmış olduğunu …
Mahkemece, bu husus üzerinde durularak, «prim iadesi» yapılmış ise iade edilen tutarın da tazminat tutarından indirilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8108 E. 2018/1429 K.
Ortak:zeyilname · ek prim · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin «son» hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli «sigorta poliçesinde» belirtilen 1.125,52 TL «prim» borcu «mahsup» edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli «zeyilname» ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Benzer bu kararda… t tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu, davalı tarafça poliçenin priminde indirim yapılmayıp poliçe nedeni ile herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu hali ile «teminat» başladıktan sonra tek taraflı «zeyilname» ile «sigorta poliçesinin» zeyil edilmesinin mümkün olmadığı, zeyilnamenin «sigorta teminatı» başlamadan yapılması gerektiği, davalı tarafın tek taraflı olarak davacının onayını almaksızın yaptığı zeyilnamenin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.392,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. --/- 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin poliçelerin zeyil edilmesi sonucu davacıya «prim iadesi» yapıldığına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · sigorta teminatı · ara karar · ıslah · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında; davacı vekilinin dava dilekçesinde 14.035 TL «maddi tazminat» isteminde bulunduğu, mahkemece ise bilirkişi raporu benimsenerek sonuçta 23.392 TL maddi tazminata hükmolunduğu, oysa, davacı taraf bilirkişi raporundan sonra «ıslah» için süre talebinde bulunduğu ve mahkemece bu yönde «ara» karar tesis edildiği halde, maddi tazminat istemini ıslah etmediği, bu durumda, mahkemece, maddi tazminatın davacının dava dilekçesindeki talebi dikkate alınarak t …
… t tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu, davalı tarafça poliçenin priminde indirim yapılmayıp poliçe nedeni ile herhangi bir ödeme de yapılmadığı, bu hali ile «teminat» başladıktan sonra tek taraflı «zeyilname» ile «sigorta poliçesinin» zeyil edilmesinin mümkün olmadığı, zeyilnamenin «sigorta teminatı» başlamadan yapılması gerektiği, davalı tarafın tek taraflı olarak davacının onayını almaksızın yaptığı zeyilnamenin hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 23.392,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. --/- 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin poliçelerin zeyil edilmesi sonucu davacıya «prim iadesi» yapıldığına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Buna rağmen mahkemece, bozmaya uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri dikkate alınmadan aynı karar verilerek 23.392 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyip kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13107 E. 2014/2187 K.
Ortak:ek prim · sigorta poliçesi · teminat · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin «son» hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli «sigorta poliçesinde» belirtilen 1.125,52 TL «prim» borcu «mahsup» edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli «zeyilname» ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Benzer bu kararda… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, dava, bitkisel ürün «sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim iadesi · faiz başlangıç tarihi · riziko · denetime elverişlilik · yasal faiz · hasar
Benzer bu kararda… rinde bulunan kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacının, «faizin başlangıç tarihi» olarak zararın meydana geldiği tarihin esas alınmasını talep ettiği, devlet destekli bitkisel ürün sigortası genel şartlarının B.7 maddesinde «hasar» tespit dosyası tekemmül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ödenmeyeceğinin belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen poliçede ürünün ilk hasat tarihinin 11.07.2010 «son» hasat tarihinin 11.08.2010 olarak belirlendiği, ürünün ilk hasat tarihi, son hasat tarihi ve dava tarihi dikkate alınarak hasat tarihlerinin ortasında bir tarih olan 30.07.2010 tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alındığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 20.216 TL'nın 30.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olan bilirkişi raporuna göre don «hasarı», çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, «riziko» doğru olarak «teminat» içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir.
Ancak, davalı vekili rapora itirazında «riziko» sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya «prim iadesi» gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4700 E. 2013/20606 K.
Ortak:zeyilname · teminat kapsamı · ek prim · mahsup · sigorta poliçesi · teminat
İncelediğiniz karardaBilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli «sigorta poliçesinde» belirtilen 1.125,52 TL «prim» borcu «mahsup» edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli «zeyilname» ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin «son» hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya «prim» iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · olumsuz oy · temerrüt faizi · ihtar · hasar · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» don olayından kaynaklandığı, hasarın, kayısı ağaçlarının çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana gelmesi nedeniyle «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, davalı taraf don olayı nedeni ile davacıya devlet tarafından destekleme ödemesi yapıldığından bu miktarın «mahsup» edilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de ilgili mevzuat uyarınca söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğundan bu savunmaya itibar edilmediği, davacın «ihtarının tebliğinden» itibaren 7 günlük süre geçtikten sonra 14.05.2010 tarihinde davalının «temerrüde» düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 11.340 TL'nin 14.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından poliçede öngörülen ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizine» hükmedilmesi talep edilmiş olup, mahkemece 14.05.2010 tarihinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmiştir.
Oysa, Devlet Destekli Bitkisel Ürün Sigortası Genel Şartları’nın B.7. maddesinde “«hasar» dosyası tekamül ettirilerek kesinleşmiş olan tazminat miktarının en geç 30 gün içerisinde sigortalıya ödeneceği ve tazminatın her halükarda hasat tarihinden önce ö …
Ayrıca, davalı taraf 17.04.2012 tarihli dilekçesi ekinde «zeyilname» sunarak, toplam verim değişikliği ile oluşan 1.680,74 TL «prim» tutarının davacıya ödendiğini iddia ederek bu meblağın da tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini bildirdiğine göre mahkemece, anılan zeyilnamenin onaylı örneği celp edilerek tazminat hesabında dikkate alınıp alınamayacağı konusunda bir karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15848 E. 2014/6465 K.
Ortak:zeyilname · sigorta tazminatı · ek prim · sigorta poliçesi · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli «sigorta poliçesinde» belirtilen 1.125,52 TL «prim» borcu «mahsup» edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli «zeyilname» ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir.
O halde davacıya ödenmesi gereken «sigorta tazminatından» mahsubu gereken «prim» borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin «son» hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde davacıya ödenmesi gereken «sigorta tazminatından» mahsubu gereken «prim» borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Genel Müdürlüğü'nce mahkemeye gönderilen müzekkere cevabında dava konusu «sigorta poliçelerinin» ve «zeyilnamelerinin» gönderildiği belirlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.777,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faizin tespit tarihinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah harcı · belirsiz alacak davası · riziko · zamanaşımı def'i · def'i · alacak davası · ıslah · hasar
Benzer bu karardaDavaya konu olay 18.03.2010 tarihinde meydana gelmiş olup, kayısı ağaçlarında meydana gelen «hasarın» ilk hasat tarihi olan 02.07.2010 tarihi itibariyle belirli veya belirlenebilir nitelikte olmasına göre, mahkemece dayanılan HMK’nın 107. maddesinde düzenlenen «belirsiz alacak davası» koşullarını taşımayan işbu davada «ıslah» ile artırılan miktara yönelik ileri sürülen «zamanaşımı def»’inin buna göre değerlendirilmesi gerekirken, zamanaşımı def’inin yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak mahkemece, davalı vekilinin «ıslaha» ilişkin itirazları ve «zamanaşımı def»'i, davacının talebinin «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmesi gerektiği, bu nedenle, zamanaşımının ilk davanın açıldığı tarihte kesildiği gerekçesiyle reddedilmiş, ıslah edilen miktarı da kapsar şekilde hüküm kurulmuştur.
2-Davacı yan, 13.03.2013 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulduktan sonra 25.04.2013 tarihinde «ıslah harcını» yatırmak suretiyle davasını kısmen ıslah etmiş, davalı vekili 08.05 2013 tarihli dilekçe ile ıslah edilen kısımla ilgili olarak «zamanaşımı def»'ini ileri sürerek yapılan ıslaha itiraz etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait kayısı ağaçlarında meydana gelen don «rizikosunun» meyve oluşum döneminde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 24.777,00 TL'nin «son» hasat tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının faizin tespit tarihinde …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3190 E. , 2014/9791 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 01/11/2013
NUMARASI 2012/313-2013/430
Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.11.2013 tarih ve 2012/313-2013/430 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; M. İli Yazıhan ilçesi, D.. Köyü'ndeki yetişmiş kayısı bahçesini G.. Sigorta A.Ş. sigorta ettirdiğini, taşınmaz üzerinde bulunan kayısı ağaçlarının don olayından dolayı büyük zarara uğradığını, Yazıhan Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/21 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, ağaçlarda yüksek oranda hasar tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla don nedeni ile 19.686,00 TL'nin ürün kaybının meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, don rizikosunun ise meyve bağlama dönemini kapsadığını, bu nedenle rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığını, davacının meydana gelen don olayı nedeni ile dekar başına 150,00 TL olmak üzere telafi amaçlı destek ödemesi aldığını, böylece davacının dava konusu olay nedeniyle uğradığı zararın devlet tarafından karşılandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği, buna göre meydana gelen zararın sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 18.560,48 TL'nin son hasat tarihi olan 11.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı savunmasında, sigortalı davacının poliçesinin zeyil edilmiş olduğu ve bu duruma bağlı olarak da sigortalıya prim iadesinin gerçekleştiği hususlarının göz önünde bulundurularak hesaplanan tazminattan sigortalının prim borcunun hesabı ile prim borcu tutarının tazminattan düşürülmesi isteminde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda ise, 18/02/2010 tarihli 15.000,00 TL bedelli sigorta poliçesinde belirtilen 1.125,52 TL prim borcu mahsup edilmiş ise de, esasen 04/10/2010 tarihinde düzenlenen 28/02/2010 başlangıç tarihli zeyilname ile sigorta bedeli 48.200,00 TL'na yükseltilmiş olup prim tutarı 3.609,29 TL olarak belirlenmiştir. O halde davacıya ödenmesi gereken sigorta tazminatından mahsubu gereken prim borcunun tutarı konusunda bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, davacının ödemesi gereken prim tutarının ne olduğu, ne miktarının ödendiği ve kendisine ne miktar iade edildiği araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102169500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz