6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5604 E. 2024/1837 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi kapalı fatura senede karşı senetle ispat senetle ispat kuralı görev itirazı borcun ifası faktoring sözleşmesi senetle ispat meşru hamil faktoring sözlü yargılama ticari defter incelemesi re'sen terkin sevk irsaliyesi yemin deliline dayanma bedel iadesi karine ciranta irsaliye yemin delili davanın konusu lehtar bedelsizlik yemin ciro ispat yükü ifa hamil sebepsiz zenginleşme keşideci kamu düzeni temlik vade usulden reddi ihtar ticari defter ticaret sicili esastan ret fatura iflas terkin çek yasal faiz menfi tespit eksik inceleme yükleten (shipper) ibraz teslim istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 72 · TBK — TBK 207 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ :Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI :2017/1411 E., 2020/619 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı Naturel Plast San ve Tic. A.Ş. arasında PVC kapı -pencere alım- satımına ilişkin anlaşma yapıldığını, davacı keşideci ile davalı lehtar arasında ticari ilişkiden kaynaklı çekler düzenlendiğini, keşideci Yapı-San İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. lehtarı Naturel Plast San ve Tic. A.Ş. ciranta ... Faktoring A.Ş. olan 75.000,00 TL, 117.000,00 TL, 75.000,00 TL bedelli çeklerin davacı tarafından düzenlenip keşide edildiğini, çekin karşılığı olan malların teslim edilmediğini, belirterek davacı şirketin ödeme yapmasına rağmen karşılığı bedelsiz kalan çeklerin toplam bedeli olan 287.550,00 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, göreve itiraz ettiklerini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davanın konusu itibarı ile müvekkili şirketin davalı olması mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilmeyeceğinden şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, faktoring işlemi faktoring mevzuatına uygun şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çeklerin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, davacının diğer davalıya karşı ileri sürebileceği şahsi defi ve itirazları müvekkil şirkete karşı ileri süremeyeceğini savunarak açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça düzenlenerek davalı Naturel şirketine verilen ve ödenen çeklerin karşılıksız kaldığından bahisle ödenen bedelin iadesi talepli iş bu davanın açıldığı, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verileceği, buna göre bedeli ödenen çeklerin mevcut bir borç nedeniyle ödenmediği, sonradan teslim edilecek mallar için ödendiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesine göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, davacının yaptığı ödemenin kural olarak mevcut bir borcun ifası anlamına geldiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereği, davacı taraf, mevcut bir borcun ödendiği yönündeki karinenin ve aynı anda ifa kuralının aksini yine senetle ispatlaması gerektiği, ancak davacı tarafça bu hususların ispatına yarar senet kuvvetinde her hangi bir delil ibraz edilmediği, diğer yandan tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişi tayin edilmiş ise de davacı şirket ile davalı Naturel şirketinin adreslerinde bulunmadıklarından bahisle defterlerinin incelenmediği, ayrıca şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davacı ile davalı Naturel Şirketinin kurucularının ve ortaklarının aynı kişiler olduğu, çeklerin keşide tarihinde, vade tarihinde, ödeme tarihinde ve faktoring sözleşmenin düzenlenme tarihinde, yetkililerinin her iki şirkette de ... ... ve ... ... olduğu, aynı ortakların yine aynı ortaklara çek düzenleyip verdiği, malın teslim edilip edilmeyeceğinin kendileri tarafından bilinebileceği hususları nazara alındığında yemin deliline de dayanmayan davacının açtığı davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece 06.10.2020 tarihli karar celsesinde sözlü yargılamaya geçildiğinin ihtarı yapılmadan karar verildiğini, sözlü yargılama aşaması gerçekleştirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ispat yükünün tersine çevrilerek davacı tarafına yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalı temlik alacaklısı Faktoring Şirketinin alacağının dayanağı olan, sözleşme ve fatura yanında sevk irsaliyesi ve teslim belgesi gibi tutanakları da alarak, alacağı tevsik etme yükümlülüğü altında olması nedeniyle yargılama aşamasında bu belgelerin sunulmasına ve malların teslimine ilişkin ispat yükü altında olduğunu, çünkü Faktoring Şirketi ciro yoluyla hamili olduğu çeke dayalı alacağı Faktoring Yönetmeliği'nin 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygun temlik almak zorunda olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin ispata yarar delil ibraz edilmediği yönündeki tespitinin eksik incelemeye dayandığını, çek bedellerinin ödenmiş olduğunu, ödeme iddialarının ispatlandığını, ayrıca malların taraflarına teslim edilmediğine yönelik ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme için, davacı şirketin aktif olmasına rağmen, bilirkişi tarafından re' sen terk işlemi yapılmış olması nedeniyle inceleme yapılamadığı tespitinin hatalı olduğunu, söz konusu eksik ve hatalı bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içerisinde 26.08.2019 tarihinde itirazlarını sunarak ve davacı şirketin re'sen terk edilmediğini bildirmelerine rağmen, bu hususun mahkeme tarafından yargılama sırasında dikkate alınmadığını, peşin ödemeye ilişkin karinenin aksini davalı Naturel...A.Ş ile davalı ... ispat ile yükümlü olduğunu, faturanın altının, faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması o faturanın kapalı fatura olduğunu gösterdiğini, kapalı faturanın niteliği itibariyle, bedelinin peşin ödemeye karine teşkil ettiğini, davacı ... davalı şirketler arasında kambiyo senetlerine ilişkin düzenlenen faturalar kapalı fatura niteliğinde olduğuna göre, temliğe konu ve kapalı faturalara bağlı çeklere ilişkin borçluluk bulunmayıp, davalı ... Şirketinin temlik işlemi yapılabilecek bir alacaklılık olmamasına rağmen, davacı müvekkilinin ödeme yapması sonucu sebepsiz fakirleştiğini, davalıların ise sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/5604 E.  ,  2024/1837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/248 Esas, 2022/968 Karar

DAVALILAR 1.Naturel Plast San ve Tic. A.Ş.

2.Temlik eden ... Faktoring A.Ş. vekili Avukat ...

3.Temlik ... ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili Avukat ...

DAVA TARİHİ

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1411 E., 2020/619 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı Naturel Plast San ve Tic. A.Ş. arasında PVC kapı -pencere alım- satımına ilişkin anlaşma yapıldığını, davacı keşideci ile davalı lehtar arasında ticari ilişkiden kaynaklı çekler düzenlendiğini, keşideci Yapı-San İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. lehtarı Naturel Plast San ve Tic. A.Ş. ciranta ... Faktoring A.Ş. olan 75.000,00 TL, 117.000,00 TL, 75.000,00 TL bedelli çeklerin davacı tarafından düzenlenip keşide edildiğini, çekin karşılığı olan malların teslim edilmediğini, belirterek davacı şirketin ödeme yapmasına rağmen karşılığı bedelsiz kalan çeklerin toplam bedeli olan 287.550,00 TL'yi ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, göreve itiraz ettiklerini, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davanın konusu itibarı ile müvekkili şirketin davalı olması mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilmeyeceğinden şirket yönünden davanın reddi gerektiğini, faktoring işlemi faktoring mevzuatına uygun şekilde yapıldığını, müvekkili şirketin çeklerin iyi niyetli meşru hamili olduğunu, davacının diğer davalıya karşı ileri sürebileceği şahsi defi ve itirazları müvekkil şirkete karşı ileri süremeyeceğini savunarak açılan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça düzenlenerek davalı Naturel şirketine verilen ve ödenen çeklerin karşılıksız kaldığından bahisle ödenen bedelin iadesi talepli iş bu davanın açıldığı, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verileceği, buna göre bedeli ödenen çeklerin mevcut bir borç nedeniyle ödenmediği, sonradan teslim edilecek mallar için ödendiğinin ispat yükünün davacıda olduğu, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 207 nci maddesine göre sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, davacının yaptığı ödemenin kural olarak mevcut bir borcun ifası anlamına geldiği, senede karşı senetle ispat kuralı gereği, davacı taraf, mevcut bir borcun ödendiği yönündeki karinenin ve aynı anda ifa kuralının aksini yine senetle ispatlaması gerektiği, ancak davacı tarafça bu hususların ispatına yarar senet kuvvetinde her hangi bir delil ibraz edilmediği, diğer yandan tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için bilirkişi tayin edilmiş ise de davacı şirket ile davalı Naturel şirketinin adreslerinde bulunmadıklarından bahisle defterlerinin incelenmediği, ayrıca şirketlerin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde davacı ile davalı Naturel Şirketinin kurucularının ve ortaklarının aynı kişiler olduğu, çeklerin keşide tarihinde, vade tarihinde, ödeme tarihinde ve faktoring sözleşmenin düzenlenme tarihinde, yetkililerinin her iki şirkette de ...

... ve ... ... olduğu, aynı ortakların yine aynı ortaklara çek düzenleyip verdiği, malın teslim edilip edilmeyeceğinin kendileri tarafından bilinebileceği hususları nazara alındığında yemin deliline de dayanmayan davacının açtığı davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece 06.10.2020 tarihli karar celsesinde sözlü yargılamaya geçildiğinin ihtarı yapılmadan karar verildiğini, sözlü yargılama aşaması gerçekleştirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ispat yükünün tersine çevrilerek davacı tarafına yüklenmesinin hatalı olduğunu, davalı temlik alacaklısı Faktoring Şirketinin alacağının dayanağı olan, sözleşme ve fatura yanında sevk irsaliyesi ve teslim belgesi gibi tutanakları da alarak, alacağı tevsik etme yükümlülüğü altında olması nedeniyle yargılama aşamasında bu belgelerin sunulmasına ve malların teslimine ilişkin ispat yükü altında olduğunu, çünkü Faktoring Şirketi ciro yoluyla hamili olduğu çeke dayalı alacağı Faktoring Yönetmeliği'nin 22 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygun temlik almak zorunda olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin ispata yarar delil ibraz edilmediği yönündeki tespitinin eksik incelemeye dayandığını, çek bedellerinin ödenmiş olduğunu, ödeme iddialarının ispatlandığını, ayrıca malların taraflarına teslim edilmediğine yönelik ticari defterler üzerinde yapılacak inceleme için, davacı şirketin aktif olmasına rağmen, bilirkişi tarafından re' sen terk işlemi yapılmış olması nedeniyle inceleme yapılamadığı tespitinin hatalı olduğunu, söz konusu eksik ve hatalı bilirkişi raporuna karşı yasal süresi içerisinde 26.08.2019 tarihinde itirazlarını sunarak ve davacı şirketin re'sen terk edilmediğini bildirmelerine rağmen, bu hususun mahkeme tarafından yargılama sırasında dikkate alınmadığını, peşin ödemeye ilişkin karinenin aksini davalı Naturel...A.Ş ile davalı ...

ispat ile yükümlü olduğunu, faturanın altının, faturayı tanzim eden tarafından kaşe vurularak imzalanması o faturanın kapalı fatura olduğunu gösterdiğini, kapalı faturanın niteliği itibariyle, bedelinin peşin ödemeye karine teşkil ettiğini, davacı ... davalı şirketler arasında kambiyo senetlerine ilişkin düzenlenen faturalar kapalı fatura niteliğinde olduğuna göre, temliğe konu ve kapalı faturalara bağlı çeklere ilişkin borçluluk bulunmayıp, davalı ... Şirketinin temlik işlemi yapılabilecek bir alacaklılık olmamasına rağmen, davacı müvekkilinin ödeme yapması sonucu sebepsiz fakirleştiğini, davalıların ise sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davanın reddine ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021668300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.