Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12576 E. 2011/4903 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ işyeri sigorta poliçesi↗ işyeri sigortası↗ teminat kapsamı↗ ticari faiz↗ riziko↗ temerrüt faizi↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, rizikonu teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesinde talep edilen 7.000,00 TL’nin 24.09.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle, ıslah dilekçesiyle istenilen bakiye 7.142,78 TL’nin ise yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, TTK'nun 4.maddesi uyarınca mutlak ticari davadır. Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkündür. 02.06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile istenilen ‘ticari faiz’ ibaresinin, ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığının ve dava dilekçesiyle talep edilen 7.000,00 TL tutarındaki kısım için davacının talebini daralttığının ancak ıslah dilekçesiyle istenilen bakiye kısım için bu faizin uygulanmasının gerektiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında, ıslah edilen kısım için hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14495 E. 2017/134 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihya · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, Vergi Dairesince dava dışı şirkete tahakkuk ettirilen vergi ve cezaların şirketin sicilden terkininden sonra davacılar tarafından ödendiği, ödemeleri yapan davacıların davadışı muhasebeciden talepte bulunabilecekleri, bu halde şirketin ihyasında davacıların «hukuki yararlarının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacılardan başka ortağı bulunmayan davadışı şirketin 6102 sayılı TTK 547. maddesi gereğince «ihyası» istemine ilişkindir.
Vergi ve cezalar davacılar tarafından ödenmiş olmakla birlikte doğan zarar, «ihyası» talep edilen şirketin zararıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12576 E. , 2011/4903 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.07.2009 tarih ve 2008/98-2009/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketince hırsızlık teminatı içerir yangın sigorta poliçesiyle sigortalanan müvekkiline ait işyerinde 23.08.2007 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle oluşan zararın davalı tarafından kısmen ödenmemesinin yasal dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklı saklı olarak 7.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.06.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 14.142,78 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçe genel hükümleri uyarınca hakem bilirkişi prosedürünün işletilmesinin gerektiğini ve istenilen tazminat miktarının yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, rizikonu teminat kapsamında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava dilekçesinde talep edilen 7.000,00 TL’nin 24.09.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle, ıslah dilekçesiyle istenilen bakiye 7.142,78 TL’nin ise yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı alacak istemine ilişkin olup, TTK'nun 4.maddesi uyarınca mutlak ticari davadır. Dolayısıyla davacı tarafın ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkündür.
02. 06.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile istenilen ‘ticari faiz’ ibaresinin, ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsadığının ve dava dilekçesiyle talep edilen 7.000,00 TL tutarındaki kısım için davacının talebini daralttığının ancak ıslah dilekçesiyle istenilen bakiye kısım için bu faizin uygulanmasının gerektiğinin kabulü gerekir. Bu durum karşısında, ıslah edilen kısım için hükmedilen alacağın ticari işlerde uygulanan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının birinci paragrafındaki “…yasal faizi ...’’ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ‘...avans faizi...’ ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 25.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021531800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz