6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18056 E. 2014/9636 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senette tahrifat tahrifat lehdar sahtecilik davanın konusu ikrar keşideci kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 169

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, katılan sıfatıyla yer aldığı ceza yargılaması sırasında senetteki bedelin ödendiğini belirttiği bunun mahkeme içi ikrar niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği ayrıca ceza davasında dahi senette yapılan tahrifatın çıplak gözle görüldüğünün anlaşıldığı ve bu itibarla davacının kötüniyetli olarak senedi takibe koyduğunun kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalının da senetteki bedelin ödendiğine ilişkin beyanı gereğince davacının takibe koyduğu senet tutarının ödendiğinden bahisle vermiş olduğu dilekçe nazara alınarak davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çal İcra Müdürlüğü'nün 2012-23 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin İİK'nun 169/a-6. maddesi gereğince iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, dava konusu senedin lehdarı, davalı ise keşidecisidir. İcra Mahkemesinde yapılan yargılamada, davacı tarafından takibe konu edilen senedin rakamla yazılan meblağ kısmında tahrifat yapıldığı kabul edilerek takibin sahtecilik yapılmak suretiyle arttırılan tutar bakımından iptaline karar verilmiştir. Somut davada ise, dava konusu senette tahrifat bulunmadığı yönünde uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmış bir tespit bulunmadığına göre, lehdar davacının kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Davalının ceza davasındaki beyanı da bu tespiti ortadan kaldıran mahiyette değildir. Bu itibarla, hayatın olağan koşullarına göre, senedin lehdarı bulunan davacının, kötüniyetli olduğu ve bunun aksinin de kendisi tarafından kanıtlanamadığı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi tespit | Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8033 E. 2021/7211 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/18056 E.  ,  2014/9636 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ÇAL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2013

NUMARASI 2012/65-2013/79

Taraflar arasında görülen davada Çal Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2012/65-2013/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Çal İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine senedi takibe koymasında ağır kusurlu olduğu tespit edilmeden ve neden gösterilmeden % 40 oranında tazminata hükmedildiğini, tazminat oranının % 20 olması gerektiğini, davalının şikayeti üzerine müvekkilinin Çal Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/17 esas sayılı dosyasında yargılandığını ve senet üzerinde yapılan değişikliklerin borçlular tarafından bilindiği ve sahteciliğin aldatma kabiliyetini haiz olmaması nedeni ile müvekkilinin beraat ettiğini ileri sürerek, alacaktan dolayı karşılıklı ibra sonucu feragat edilmiş ise de, davalıdan alacaklı olduklarının tespiti ile tazminattan dolayı yapılan takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili,davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, katılan sıfatıyla yer aldığı ceza yargılaması sırasında senetteki bedelin ödendiğini belirttiği bunun mahkeme içi ikrar niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği ayrıca ceza davasında dahi senette yapılan tahrifatın çıplak gözle görüldüğünün anlaşıldığı ve bu itibarla davacının kötüniyetli olarak senedi takibe koyduğunun kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davalının da senetteki bedelin ödendiğine ilişkin beyanı gereğince davacının takibe koyduğu senet tutarının ödendiğinden bahisle vermiş olduğu dilekçe nazara alınarak davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile Çal İcra Müdürlüğü'nün 2012-23 Esas sayılı dosyasında yapılan takibin İİK'nun 169/a-6.

maddesi gereğince iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı, dava konusu senedin lehdarı, davalı ise keşidecisidir. İcra Mahkemesinde yapılan yargılamada, davacı tarafından takibe konu edilen senedin rakamla yazılan meblağ kısmında tahrifat yapıldığı kabul edilerek takibin sahtecilik yapılmak suretiyle arttırılan tutar bakımından iptaline karar verilmiştir. Somut davada ise, dava konusu senette tahrifat bulunmadığı yönünde uzman bilirkişi aracılığıyla yapılmış bir tespit bulunmadığına göre, lehdar davacının kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Davalının ceza davasındaki beyanı da bu tespiti ortadan kaldıran mahiyette değildir. Bu itibarla, hayatın olağan koşullarına göre, senedin lehdarı bulunan davacının, kötüniyetli olduğu ve bunun aksinin de kendisi tarafından kanıtlanamadığı nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102134800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.