Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8189 E. 2011/5154 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücu hakkı↗ rücu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının kadrolu işçileri için yaptığı toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığı, rücu imkanının varlığının kabul edilmesi durumunda davalının tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesinin sonuçlarından
sorumlu tutularak aldığı ihale bedelinden daha fazla ödeme yapmasının gerektiği, bunun sözleşmede düzenlenen maliyeti artıran unsurların ortaya çıkması halinde davacının aradaki farkı ödeyeceğine ilişkin hükme aykırı olduğu, bu durumda davacının sözleşmenin bütününe göre rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin sendikaya kayıtlı elemanları adına yapılan ödemelerin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilmiş olan 01.07.1997 başlangıç tarihli muhtelif hizmetler ile ilgili şartnamenin müteahhitin sorumluluklarına ilişkin 4.3. maddesinde, müteahhidin çalıştırdığı işçilerin işvereni olduğu, personel çalıştırmaktan mer’i kanunlar (Vergi Kanunu, SSK Kanunu, İş Kanunu, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt, Sendikalar Kanunu vb.) muvacehesinde bütün yükümlülükleri ve bu kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilaflardan şirkete rücu edilebilecek miktarların ödenmesini müteahhidin kabul edeceği açıkça düzenlenmiştir.Bu durumda davacının davalının sendikaya kayıtlı işçileri adına Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yaptığı ödemeyi anılan sözleşme hükmü uyarınca davalıdan rücu hakkının bulunduğunun kabulü ile davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece sözleşmenin açık hükmüne aykırı bulunan yazılı gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5860 E. 2011/5153 K.
Ortak:rücu hakkı · rücu · Tazminat
İncelediğiniz kararda… oplu Sözleşme, Grev ve Lokavt, Sendikalar Kanunu vb.) muvacehesinde bütün yükümlülükleri ve bu kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilaflardan şirkete «rücu» edilebilecek miktarların ödenmesini müteahhidin kabul edeceği açıkça düzenlenmiştir.Bu durumda davacının davalının sendikaya kayıtlı işçileri adına Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yaptığı ödemeyi anılan sözleşme hükmü uyarınca davalıdan «rücu hakkının» bulunduğunun kabulü ile davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece sözle …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının kadrolu işçileri için yaptığı toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığı, «rücu» imkanının varlığının kabul edilmesi durumunda davalının tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesinin sonuçlarından sorumlu tutularak aldığı ihale bedelinden daha fazla ö …
Benzer bu kararda… oplu Sözleşme, Grev ve Lokavt, Sendikalar Kanunu vb.) muvacehesinde bütün yükümlülükleri ve bu kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilaflardan şirkete «rücu» edilebilecek miktarların ödenmesini müteahhidin kabul edeceği açıkça düzenlenmiş olup, yine taraflar arasında akdedilmiş bulunan 01.07.2000 başlangıç tarihli temizlik işleri ve servis hizmetleri işlerine ait şartnamenin çalışacak elemanlarla ilgili hususlar ve yüklenicinin yükümlülüklerine ilişkin 8. maddesinin n bendinde de aynı hükme yer verilmiştir.Bu durumda, sözleşmelerin anılan hükümlerinin açıklığı karşısında davacının davalının sendikaya kayıtlı işçileri adına Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yaptığı ödemeyi davalıdan «rücu hakkının» bulunduğunun kabulü ile davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, mahkemece sözl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1330 E. 2024/4635 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · marka hakkına tecavüz · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… GENEL HİZMET İŞÇİLERİ) SENDİKASI” markasının müvekkilleri sendika adına tescil ettirildiğini, müvekkilleri adına tescil edilen markayla benzer isim kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» niteliğinde olduğunu, davalı sendika da müvekkilleri sendika ile aynı işkolunda “Genel İşler” işkolunda faaliyet gösterdiğini, davalı sendikanın kurucu ve yöneticileri tarafından müvekkilleri sendikanın ulusal ve uluslararası kamuoyu ile işçiler nezdindeki tanınırlığından faydalanmak için müvekkilleri sendikanın tescilli markası olan “HİZMET İŞ” ismini taklit edilerek yeni sendika kurduklarını, müvekkilleri sendikanın 1979 yılından bu yana kullandığı ve aynı zamanda marka olarak tescil ettirdiği isimle benzer isim kullanılmasının aynı zamanda «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) haksız rekabete iliş …
… met işçileri sendikası hizmet-iş sendikası 1979” ibareli, 2014 08603 tescil numaralı “hizmet-iş” ibareli markalarından kaynaklı olarak, 6769 sayılı Kanun kapsamında «marka hakkına tecavüz» oluşturmadığı, davalının kullanımın 6102 sayılı Kanun kapsamında «haksız rekabete» konu eylemler içinde sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… sendikaların ticari faaliyette bulunamayacağından hareketle davalı sendika tarafından müvekkili sendikanın marka/isim hakkının kullanımının marka hakkının ihlali ve «haksız rekabet» sayılmayacağı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığını, “hizmet iş (tüm belediye ve genel hizmet işçileri) sendikası” markasının müvekkili sendika adına tescil ettirildiğini, davalı sendika kurucu ve yöneticileri tarafından müvekkili sendikanın ulusal ve uluslararası kamuoyu ile işçiler nezdindeki tanınırlığından faydalanmak «iltibas» oluşturma amacıyla kullanıldığını, 41 yıldan bu yana kullandığı ve tanınır hale getirdiğini “hizmet iş” isminin kullanılarak aynı iş kolunda sendika kurulduğunu, d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8189 E. , 2011/5154 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tekkeköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.01.2009 tarih ve 2003/49-2009/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı .....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait fabrika sahası içerisinde yapılacak muhtelif hizmetlere ilişkin olarak açılan ihale sonucu davalının ihale ile aldığı hizmetlerin kendi elemanları eliyle yürütülmesi sırasında davalı şirketin Petrol-İş Sendikasına kayıtlı bir kısım elemanları adına anılan sendika tarafından müvekkil şirket hasım gösterilerek Tekkeköy İş Mahkemesinde açılan davalar sonucu davacıların müvekkil şirketin kadrolu elemanlarına uygulanan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmalarının tespitine ve ücret alacağına karar verildiğini, kararların Yargıtay aşamasından da geçerek kesinleşmesi üzerine takibe konulan alacakların müvekkil şirket tarafından ilgili icra müdürlüğüne ödenmek zorunda kalındığını, müvekkil şirket tarafından davalı şirketin sendikaya kayıtlı elemanları adına ödenen ve davalı şirketin iş yaptığı dönemi kapsayan asıl alacak, faiz, mahkeme ve icra masrafları toplamı 124.339.703.324 TL’den davalı şirketle akdedilen 01/07/1997 başlangıç tarihli Muhtelif Hizmetlere İlişkin Sözleşmenin “Müteahhitin Sorumlulukları” başlıklı 4.3.
maddesi gereğince davalı şirketin sorumlu olduğunu ileri sürerek, sözkonusu miktarın faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin kesinleşmiş olan tazminat davalarına konu Toplu İş Sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının rücuan tahsil talebinin yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının kadrolu işçileri için yaptığı toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığı, rücu imkanının varlığının kabul edilmesi durumunda davalının tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesinin sonuçlarından
sorumlu tutularak aldığı ihale bedelinden daha fazla ödeme yapmasının gerektiği, bunun sözleşmede düzenlenen maliyeti artıran unsurların ortaya çıkması halinde davacının aradaki farkı ödeyeceğine ilişkin hükme aykırı olduğu, bu durumda davacının sözleşmenin bütününe göre rücu imkanının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin sendikaya kayıtlı elemanları adına yapılan ödemelerin davalıdan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilmiş olan 01.07.1997 başlangıç tarihli muhtelif hizmetler ile ilgili şartnamenin müteahhitin sorumluluklarına ilişkin 4.3. maddesinde, müteahhidin çalıştırdığı işçilerin işvereni olduğu, personel çalıştırmaktan mer’i kanunlar (Vergi Kanunu, SSK Kanunu, İş Kanunu, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt, Sendikalar Kanunu vb.) muvacehesinde bütün yükümlülükleri ve bu kanunlardan dolayı ortaya çıkabilecek her türlü ihtilaflardan şirkete rücu edilebilecek miktarların ödenmesini müteahhidin kabul edeceği açıkça düzenlenmiştir.Bu durumda davacının davalının sendikaya kayıtlı işçileri adına Toplu İş Sözleşmesine dayalı olarak yaptığı ödemeyi anılan sözleşme hükmü uyarınca davalıdan rücu hakkının bulunduğunun kabulü ile davacının ödemek zorunda kaldığı miktarın anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece sözleşmenin açık hükmüne aykırı bulunan yazılı gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021325400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz