Anonim şirket yönetim kurulu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1506 E. 2011/4490 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirket yönetim kurulu↗ ortaklık sözleşmesi↗ şahsi sorumluluk↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Anonim şirket yönetim kurulu 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3036 E. 2011/5225 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirketlerde toplam 96 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak, davan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2232 E. 2011/6001 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket» ve davacının da davalı şirketlerde hissesi olduğu, TTK.nun 405/2. maddesinde uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de; davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyesinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaGıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkında açılan davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2268 E. 2011/6104 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketlerin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» oldukları, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri istenemeyeceği, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar dava dilekçesinde ..., ..., ... ve ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının ve yönetim kurulu üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın reddine, davalılar ..., ..., ... ve ... hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeni ile reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 22.11.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı y …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2231 E. 2011/6712 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… irketler olduğu, davacının davalı şirkette hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı ...Ş. yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 13.12.2010 günlü ilamında açıklanan gerekçelerle davacı ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2255 E. 2011/6279 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirketler» olduğu, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2. maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, «yönetim kurulu» başkan ve üyeleri olan diğer davalıların «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın davalı şirketler yönünden esastan, diğer davalılar yönünden ise «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair tesis ettiği karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11507 E. 2011/12402 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu kararda… şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davanın tüm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8386 E. 2011/8095 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 05.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda… irketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 05.04.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7882 E. 2011/7676 K.
Ortak:anonim şirket yönetim kurulu · ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan «anonim şirket yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddin …
Benzer bu kararda… irkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu kararda… irkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.03.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/1506 E. , 2011/4490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2008 gün ve 2008/52-2008/300 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.11.2010 gün ve 2009/754-2010/11643 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin içinde bulunduğu, Yimpaş Grubu' nun 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede istenildiğinde iade garantisi vererek binlerce kişiden para topladığını, müvekkilinin 07.08.2000 tarihinde 50.000.DM (25.564.59 Euro) karşılığı hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 50.000.DM karşılığı 43.551.83 YTL'nın talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu’nun kaydında bulunan bir anonim şirket olduğu, davacının davalı şirkette 100 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, TTK’nun anonim şirketler ve pay sahiplerine ilişkin hükümleri karşısında davacı talebinin yerinde olmadığı, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan anonim şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında bu davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eyleminden de söz edilmediği sonucuna varılarak davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021282600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz