Açık muvafakat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/17725 E. 2014/19316 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ prim alacağı↗ temsil yetkisi↗ acentelik sözleşmesi↗ temerrüt tarihi↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ muvafakat↗ temlik↗ yetkisizlik kararı↗ yasal faiz↗ temerrüt↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların .. NJ .. plakalı araç yönünden poliçenin iptal tarihine kadarki dönem itibariyle 1.694.39 TL,.. U .. plakalı araç yönünden poliçenin iptal tarihine kadarki dönem itibariyle 1.263,60 TL olmak üzere toplam 2.957,99 TL borcu bulunduğu, davacı ile L.. Sigorta A.Ş arasında akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin bulunduğu, yine davacı ile T.Genel Sigorta A.Ş arasında 18/07/2008 tarihinde akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin olduğu, her ne kadar acentelik sözleşmesi poliçenin iptali tarihinden sonra yapılmış ise de, Genel Sigorta A.Ş'nin davacının yapmış olduğu sigorta sözleşmesine itiraz etmeyerek zımni muvafakat verdiği, yapılan poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.957,99 TL prim borcu alacağının, temerrüt tarihi olan 14.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1270/1 maddesinde ''bir kimse diğer bir kimsenin nam ve hesabına dahi sigorta akdedebilir; şu kadar ki; o kimse, nam veya hesabına hareket ettiği kimseyi temsile salahiyetli değilse sigorta priminden dolayı bizzat mesul olur.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamına sunulmuş bulunan belgelerin incelenmesinde, davalı şirket lehine diğer davalı H.. D.. tarafından sigorta yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı H.. D..'in davalı şirketi temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, şirketi temsil yetkisi bulunduğunun anlaşılması halinde şirketin de ödenmeyen prim alacağından sorumlu olacağı, aksi halde davalı H.. D..'in tek başına dava konusu prim borcundan sorumlu olacağı hususu gözetilmek ve değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davalı şirketin sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca, Genel Sigorta A.Ş. tarafından dosya kapsamına gönderilmiş bulunan 04.04.2011 tarihli yazı kapsamında, davacının acentelik sözleşmesinin dava konusu 2275821 sayılı poliçenin iptal tarihinden sonra başladığı belirtildiğine göre, davacı, 2275821 sayılı poliçeden kaynaklanan prim bedelini ancak dava dışı Genel Sigorta A.Ş.'ye ödemesi halinde talep edebilecektir. Buna göre, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın ve dava dışı sigorta şirketinin de açık bir muvafakat veya temlik beyanı bulunmadığı gözetilmeksizin 2275821 sayılı poliçe yönünden de yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9123 E. 2016/5008 K.
Ortak:sigorta sözleşmesi
İncelediğiniz karardaSigorta A.Ş arasında akdedilmiş «acentelik sözleşmesi» kapsamında davacının «prim» tahsil etme «yetkisinin» bulunduğu, yine davacı ile T.Genel Sigorta A.Ş arasında 18/07/2008 tarihinde akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin olduğu, her ne kadar acentelik sözleşmesi poliçenin iptali tarihinden sonra yapılmış ise de, Genel Sigorta A.Ş'nin davacının yapmış olduğu «sigorta sözleşmesine» itiraz etmeyerek zımni «muvafakat» verdiği, yapılan poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.957,99 TL prim borcu alacağının, «temerrüt tarihi» olan 14.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, .poliçe tanzim ve «riziko» tarihi itibariyle meriyette olan 6762 sayılı TTK 1270-3 bendi gereği mezkur poliçe ön yüzünde sigortalı ifadesi dışında ayrıca bu sözleşmenin de bir başkası nam ve hesabına açıkça yapıldığı, poliçede yer verilen şartlardan anlaşılmayan «sigorta sözleşmesinin» bunu yapmış olan kimsenin nam ve hesabına «yapılmış sayılmasının» somut olayının şartlarına uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 52.891,10 TL alacağın davalıdan 09/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılmamış sayılma · aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · husumet ehliyeti · ticari faiz · riziko · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece uyulan Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmekte olup, somut olaya uygulanma imkanı bulunmayan 6762 …
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, .poliçe tanzim ve «riziko» tarihi itibariyle meriyette olan 6762 sayılı TTK 1270-3 bendi gereği mezkur poliçe ön yüzünde sigortalı ifadesi dışında ayrıca bu sözleşmenin de bir başkası nam ve hesabına açıkça yapıldığı, poliçede yer verilen şartlardan anlaşılmayan «sigorta sözleşmesinin» bunu yapmış olan kimsenin nam ve hesabına «yapılmış sayılmasının» somut olayının şartlarına uygun olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 52.891,10 TL alacağın davalıdan 09/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dairemiz bozma ilamında "..Davacı taraf, mahkemece hükme dayanak yapılan poliçenin «sigorta ettireni» olup poliçenin sigortalısı dava dışı ...'dir.
Ancak, Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere, mezkur «sigorta poliçesinde» «sigorta ettiren» davacı, sigortalı ise dava dışı .... olduğuna göre, mahkemenin 6762 sayılı TTK'nın 1270-3. maddesi gereğince mukavelenin diğer bir kimsenin nam ve hesabına yapıldığının mukavele şartlarından anlaşılmadığı ve bu sebeple sözleşmenin bunu yapmış olan kimsenin nam ve hesabına yapılmış sayılacağı gerekçesi kabul edilemez.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11245 E. 2010/1979 K.
Ortak:açık muvafakat · sigorta sözleşmesi · muvafakat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaSigorta A.Ş arasında akdedilmiş «acentelik sözleşmesi» kapsamında davacının «prim» tahsil etme «yetkisinin» bulunduğu, yine davacı ile T.Genel Sigorta A.Ş arasında 18/07/2008 tarihinde akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin olduğu, her ne kadar acentelik sözleşmesi poliçenin iptali tarihinden sonra yapılmış ise de, Genel Sigorta A.Ş'nin davacının yapmış olduğu «sigorta sözleşmesine» itiraz etmeyerek zımni «muvafakat» verdiği, yapılan poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.957,99 TL prim borcu alacağının, «temerrüt tarihi» olan 14.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Buna göre, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın ve dava dışı sigorta şirketinin de açık bir «muvafakat» veya «temlik» beyanı bulunmadığı gözetilmeksizin 2275821 sayılı poliçe yönünden de yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaSigorta ettiren, ancak sigortalı olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» elektrik arızasından kaynaklandığı ve poliçe «teminat» süresi içinde meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının (6.704,14) YTL üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, elektronik cihaz «sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · sigorta ettiren · aktif husumet · husumet ehliyeti · riziko · taraf ehliyeti · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama AŞ.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus tamamlanmadan işin esasının incelenmesine girişilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı g …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, «hasarın» elektrik arızasından kaynaklandığı ve poliçe «teminat» süresi içinde meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının (6.704,14) YTL üzerinden iptaline, bu tutara takip tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak suretiyle takibin devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
TTK.’nun 1269. maddesi uyarınca, bir malın muayyen «rizikolara» karşı temin etmekte para ile ölçülebilecek bir menfaati olan kimse, o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince, bir başkasının hesabına ve onun lehine de sigorta ettirmesi mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4943 E. 2015/12322 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/17725 E. , 2014/19316 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KULA SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 07/10/2011
NUMARASI 2010/94-2011/453
Taraflar arasında görülen davada Kula Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2011 tarih ve 2010/94-2011/453 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket adına kayıtlı ancak diğer davalının kullanmakta olduğu 2 adet araç için düzenlediği kasko sigorta poliçelerinin prim borçlarının yatırılmaması sebebiyle iptal edildiğini, iptal tarihine kadarki dönem için davalıların toplam 2.957,99 TL borçlu olduklarını, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu belirterek 2.957,99 TL prim borcunun yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların .. NJ .. plakalı araç yönünden poliçenin iptal tarihine kadarki dönem itibariyle 1.694.39 TL,.. U .. plakalı araç yönünden poliçenin iptal tarihine kadarki dönem itibariyle 1.263,60 TL olmak üzere toplam 2.957,99 TL borcu bulunduğu, davacı ile L.. Sigorta A.Ş arasında akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin bulunduğu, yine davacı ile T.Genel Sigorta A.Ş arasında 18/07/2008 tarihinde akdedilmiş acentelik sözleşmesi kapsamında davacının prim tahsil etme yetkisinin olduğu, her ne kadar acentelik sözleşmesi poliçenin iptali tarihinden sonra yapılmış ise de, Genel Sigorta A.Ş'nin davacının yapmış olduğu sigorta sözleşmesine itiraz etmeyerek zımni muvafakat verdiği, yapılan poliçenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.957,99 TL prim borcu alacağının, temerrüt tarihi olan 14.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 1270/1 maddesinde ''bir kimse diğer bir kimsenin nam ve hesabına dahi sigorta akdedebilir; şu kadar ki; o kimse, nam veya hesabına hareket ettiği kimseyi temsile salahiyetli değilse sigorta priminden dolayı bizzat mesul olur.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamına sunulmuş bulunan belgelerin incelenmesinde, davalı şirket lehine diğer davalı H.. D.. tarafından sigorta yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı H.. D..'in davalı şirketi temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırılarak, şirketi temsil yetkisi bulunduğunun anlaşılması halinde şirketin de ödenmeyen prim alacağından sorumlu olacağı, aksi halde davalı H..
D..'in tek başına dava konusu prim borcundan sorumlu olacağı hususu gözetilmek ve değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davalı şirketin sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Ayrıca, Genel Sigorta A.Ş. tarafından dosya kapsamına gönderilmiş bulunan 04.04.2011 tarihli yazı kapsamında, davacının acentelik sözleşmesinin dava konusu 2275821 sayılı poliçenin iptal tarihinden sonra başladığı belirtildiğine göre, davacı, 2275821 sayılı poliçeden kaynaklanan prim bedelini ancak dava dışı Genel Sigorta A.Ş.'ye ödemesi halinde talep edebilecektir. Buna göre, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın ve dava dışı sigorta şirketinin de açık bir muvafakat veya temlik beyanı bulunmadığı gözetilmeksizin 2275821 sayılı poliçe yönünden de yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102126800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz