6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11597 E. 2010/6205 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
distribütörlük sözleşmesi ön inceleme aşaması davadan feragat sözleşmenin feshi bayilik sözleşmesi feragat geçersizlik yetki yetkisizlik kararı kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı ile "Kahve Dünyası" marka ve logosunun kullanımı konusunda dava dışı Türkiye distribütörü AA.Kahve Ürünleri Ltd. Şti.arasında 17.09.2005 tarihinde ve süresiz sözleşme imzalandığını, davacının bu sözleşmeye dayanarak o tarihteki marka sahibi olan ... Gıda Ltd. Şti.yetkililerinin bilgisi dahilinde bayilik faaliyetini sürdürdüğü, AA.Kahve Ürünleri Ltd. Şti.' nin de davalıya bu bayiliği ... Gıda Ltd. Şti.arasında imzalanan 25.01.2005 tarihli distribütörlük sözleşmesine dayanarak verdiği, davacının da davalı ile olan bayilik sözleşmesini feshetmediği gibi mevcut ilişkiyi aynen sürdürüp davalıya işçi kıyafetleri, kahve fincanları ve kahve satmaya devam ettiği, hatta 25.09.2005 tarihli gazete ilanında davacı işletmesini kendi mağaza zinciri arasında gösterdiği, bu durumda davalının önceki distribötürün sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının sözleşmesini feshetmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve 17.09.2005 tarihli sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece asıl davanın kabulü ile 17.09.2005 tarihli sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine, karşı davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacı- karşı davalı vekilince temyiz aşamasında sunulan 31.05.2010 tarihli dilekçe ile asıl davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HUMK.’nun 95. maddesi uyarınca kesin hükmün sonuçlarını doğuran davadan feragat hakkında, bu aşamada dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece anılan feragat hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı davanın da asıl davada vaki davadan feragat üzerine mahkemece yeniden değerlendirilmesi gerekeceğinden, yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11597 E.  ,  2010/6205 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.07.2008 tarih ve 2007/317-2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 01.06.2010 gününde davalı-karşı davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davacı-karşı davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile "Kahve Dünyası" markalarını davalıya devreden dava dışı ... Gıda Ltd. Şti.'nin Türkiye distribütörü olan marka ve logosunun, müvekkiline ait işyerinde kullanılması amacıyla 17.09.2005 tarihli ve süresiz bir sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşmeye güvenerek bir çok masraf yaptığını, sözleşme süresince sadece davalıdan mal alıp sözleşmenin tüm şartlarına uyduğunu, davalının buna rağmen müvekkiline ihtarname keşide ederek kimseye bayilik vermediğini bildirip marka ve logonun kullanılmamasını istediğini ileri sürerek, davalının sözçleşmeyi feshinin geçersizliğinin tespitini, bu mümkün olmazsa uğranılan zarara karşılık şimdilik (100.000) YTL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin hiçbir şirkete distribütörlük vermediğini, davalı ile de bir sözleşme imzalamadığını savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada, davalının Kahve Dünyası ve Coffee Word marka ve logolarını kullanmasının engellenmesini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacı ile "Kahve Dünyası" marka ve logosunun kullanımı konusunda dava dışı Türkiye distribütörü AA.Kahve Ürünleri Ltd. Şti.arasında 17.09.2005 tarihinde ve süresiz sözleşme imzalandığını, davacının bu sözleşmeye dayanarak o tarihteki marka sahibi olan ... Gıda Ltd. Şti.yetkililerinin bilgisi dahilinde bayilik faaliyetini sürdürdüğü, AA.Kahve Ürünleri Ltd. Şti.' nin de davalıya bu bayiliği ... Gıda Ltd. Şti.arasında imzalanan 25.01.2005 tarihli distribütörlük sözleşmesine dayanarak verdiği, davacının da davalı ile olan bayilik sözleşmesini feshetmediği gibi mevcut ilişkiyi aynen sürdürüp davalıya işçi kıyafetleri, kahve fincanları ve kahve satmaya devam ettiği, hatta 25.09.2005 tarihli gazete ilanında davacı işletmesini kendi mağaza zinciri arasında gösterdiği, bu durumda davalının önceki distribötürün sözleşme yapma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının sözleşmesini feshetmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne ve 17.09.2005 tarihli sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Mahkemece asıl davanın kabulü ile 17.09.2005 tarihli sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine, karşı davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davacı- karşı davalı vekilince temyiz aşamasında sunulan 31.05.2010 tarihli dilekçe ile asıl davadan feragat edildiği bildirildiğinden ve HUMK.’nun 95. maddesi uyarınca kesin hükmün sonuçlarını doğuran davadan feragat hakkında, bu aşamada dahi karar verme yetki ve görevi yerel mahkemesine ait olduğundan, mahkemece anılan feragat hakkında bir karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.

2- Davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı davanın da asıl davada vaki davadan feragat üzerine mahkemece yeniden değerlendirilmesi gerekeceğinden, yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021195800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.