Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/11998 E. 2011/4511 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infisah↗ pay sahipliği↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ derdestlik↗ anonim şirket↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ kâr payı↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir anonim şirket, davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" düzenleme uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve ortaklık edinme amacıyla ödenen paranın istirdadı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline ‘İştirak Taahhütnamesi’ ibareli bir belge imzalatılarak kendisinden 45.150 DM alındığı, ancak geçerli bir paydaşlık sıfatı kazanıl- madığını iddia etmektedir. Ancak, dosya içerisinde dava dilekçesinde sözü edilen ortak olmaya ilişkin belgeye rastlanılmamıştır. Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının
fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre davacının bu şirkette 1.000.000 TL nominal bedelli 129 hissesi mevcuttur. Davalı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse alarak ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı ...Ş’nde savunmada açıklanan miktarda hissesi mevcuttur. Aynı yazıda davacının dava dışı şirketlerde de ortaklık payının bulunduğu da bildirilmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, aynı mahkemenin 2006/453 Esas sayılı derdest davasında, davacının şirket ortağı sıfatına dayanarak şirketin TTK’nun 334, 335 ve 336. maddeleri gereğince infisah ettiğinin tespitini veya feshini istemiş olup, o davanın incelenerek eldeki davaya etkisi değerlendirilip tartışılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan dahi bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/15051 E. 2011/7364 K.
Ortak:infisah · pay sahipliği · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, davanın davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" düzenleme uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve ortaklık edinme amacıyla ödenen paranın «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın re …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın re …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6369 E. 2010/12521 K.
Ortak:pay sahipliği · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, davanın davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" düzenleme uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve ortaklık edinme amacıyla ödenen paranın «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… dığı, davanın, davacının şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… dığı, davanın, davacının şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6294 E. 2010/12892 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Gıda A.Ş’nin ortağı olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu karardaGıda A.Ş.’de hissesinin bulunduğu, TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacının diğer davalı şirkette hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...
Gıda A.Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6287 E. 2010/12893 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili cevabında davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkan ve üyelerinin «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumun da bulunmadığı, davacının diğer davalı şirkette hissesinin olmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki ise «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6379 E. 2010/12146 K.
Ortak:pay sahipliği · hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · kâr payı · ek tasfiye · yönetim kurulu kararı · Alacak
İncelediğiniz kararda… e, davanın davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına müteallik hakları mahfuzdur" düzenleme uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve ortaklık edinme amacıyla ödenen paranın «istirdadı» istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...Ş'ye yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK.nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · pasif husumet · husumet
Benzer bu kararda… avanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan «anonim şirket», davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "«pay sahipleri» sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, «tasfiye» payına mütaallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette «payının» bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar «yönetim kurulu» üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...Ş'ye yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın «pasif husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4978 E. 2012/8350 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9897 E. 2012/8360 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10887 E. 2012/8365 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, «pay defterlerinin» gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasb …
… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · husumet
Benzer bu kararda… TTK’nun 405/2. maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, bu nedenle davacının isteminin yerinde olmadığı, davalı «yönetim kurulu» başkanının «şahsi sorumluluğunu» gerektirir bir durumun da bulunmadığı gerekçesiyle, şirket hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/11998 E. , 2011/4511 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2006/463 - 2008/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, istediği zaman parasını geri çekebileceği garantisi verilerek ikna edilen müvekkilinin 40.000 Euro karşılığı davalı şirkete ait hisse senedi satın aldığını, müvekkiline menkul kıymetler borsasında kote edilmiş senetler yerine şirket tarafından bastırılan kar payı kuponları verildiğini, müvekkilinden senet bedelinden fazla para alındığını ileri sürerek, 40.000,00 Euro’nun temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının nominal değeri 1.000.000 TL olan 136 adet hisse ile müvekkili şirkete ortak olduğunu, ortaklığının pay defterine kaydedildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bulunduğu şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu kurul tarafından faaliyetleri denetlenen bir anonim şirket olduğunu, TTK'nun 329. ve 405. maddesi gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye halinde olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun kaydında bulunan bir anonim şirket, davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesindeki "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" düzenleme uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin geri istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve ortaklık edinme amacıyla ödenen paranın istirdadı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline ‘İştirak Taahhütnamesi’ ibareli bir belge imzalatılarak kendisinden 45.150 DM alındığı, ancak geçerli bir paydaşlık sıfatı kazanıl- madığını iddia etmektedir. Ancak, dosya içerisinde dava dilekçesinde sözü edilen ortak olmaya ilişkin belgeye rastlanılmamıştır. Davalı vekili cevabında, davacının davalı ...Ş.’nin ortağı olduğunu bildirerek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının
fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre davacının bu şirkette 1.000.000 TL nominal bedelli 129 hissesi mevcuttur. Davalı şirketin yönetim kurulu tarafından verilen cevapta da davacının hisse alarak ortak olduğu bildirilmiştir. Takasbank kayıtlarına göre de davacının davalı ...Ş’nde savunmada açıklanan miktarda hissesi mevcuttur. Aynı yazıda davacının dava dışı şirketlerde de ortaklık payının bulunduğu da bildirilmiştir.
Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise şirket genel kurulunca primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığı takdirde ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalının hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, aynı mahkemenin 2006/453 Esas sayılı derdest davasında, davacının şirket ortağı sıfatına dayanarak şirketin TTK’nun 334, 335 ve 336. maddeleri gereğince infisah ettiğinin tespitini veya feshini istemiş olup, o davanın incelenerek eldeki davaya etkisi değerlendirilip tartışılmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu bakımdan dahi bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021138500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz