Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/10827 E. 2010/6039 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ ticaret sicili tescili↗ davanın konusu↗ iyiniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ bilirkişi incelemesi↗ ticaret sicili↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ ibraz↗ iltibas↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın iktisadi işletme adına ... tarafından açıldığı, dava konusu markanın sahibinin de “Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesi olduğu, davacı işletme ve ...’in dernek ile bağlantıları, ticaret sicilindeki kayıt dikkate alındığında husumet sorunu bulunmadığı, Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğu, davacı tarafın “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini 16, 41 ve 42.sınıflar için 24.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere marka olarak tescil ettirdiği, derneğin iktisadi işletmesi eli ile İngilizce dil kursları konusunda franchise yoluyla da eğitim yaptığı, tescilli markanın hükümsüzlük kararı verilinceye kadar sahibine sağladığı tüm hakları verdiği, bu kullanımın hukuk dışı olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ve davalı derneklerin asıl faaliyetlerinden olan yabancı dil kursları açısından “Amerikan Kültür Derneği”, “Amerikan Kültür” gibi ibareleri kullandığı, hizmetin konusunu, cinsini, niteliğini anlattığının tartışmasız olduğu, bu ibarelerin ayırt edici niteliği olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 5.maddesi uyarınca aranması gereken temel niteliğin eksik olduğu, ayrıca markanın, Amerikan Konsolosluk veya Elçilikleri ile bağlantı referansı taşıması nedeniyle iyiniyetli olmayan bir başvurunun tescili olduğu, marka sahibinin belirtilen bağlantı işlevine ilişkin bir tekel hakkını elde etmede tescil sınıfı mal ve hizmet açısından hakkı olmayacağı, dava konusu markanın kullanımıyla verilecek ürün ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve kaynağı konusunda da halkta yanlış anlama
olasılığının ortada olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/c, e, 42/1-e maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı (karşı davacı) taraf davacı (karşı davalı) tarafın dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin de kaldırılmasını istediği, ancak iki derneğin de Dernekler Sicili’ne kayıtlı olup, uyuşmazlığın derneklerin ticari olmayan faaliyetleri ile ilgili olmadığı, her biri farklı şehirde merkezlenmiş derneklerin adlarının iltibasının söz konusu olamayacağı gibi dernek olarak faaliyetleri dikkate alındığında istemin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davalarında hükmün ilanına dair hüküm bulunmadığı, davacı (karşı davalı) iktisadi işletmenin 30818 kod numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, davacının tecavüzün önlenmesi, durdurulması ile tazminat istemlerinin de dayanaksız kaldığı sonucuna varılarak, asıl davanın reddine; karşı davanın kısmen kabulü ile davacı(karşı davalı) adına kayıtlı 30818 numaralı “Amerikan Kültür Derneği” markasının 556 sayılı KHK’nin 7/c ve 42.maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen MK ve Dernekler Kanunu'na göre kurulan davacı derneğin tüzüğünde yazılı gayeyi gerçekleştirmesi için gelir sağlamak üzere oluşturulan ve ticaret siciline tescil edilen dernek iktisadi işletmesinin faaliyet konusu olan "yabancı dil kursları düzenlemek" hizmetinin dahil olduğu 41/01. altgruptaki "eğitim öğretim hizmetleri" ile sınırlı olarak marka tescili yaptırması gerekirken, sözkonusu iktisadi işletme amacını aşacak biçimde bu altgrup dışında kalan 16, 41 ve 42. ticaret ve hizmet sınıflarında da dava konusu ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil niteliğinde olmasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih 2008/11-50 Esas ve 2008/57 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kötüniyetle tescilin varlığı halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecek bulunmasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm, davacı karşı davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 2004/30818 sayılı markada "Amerikan Kültür Derneği" ibaresinin yer alması nedeniyle, dava konusu markanın tescilli olduğu 41/01. altgruptaki eğitim öğretim hizmetleri bakımından 556 sayılı KHK'nin 7/1-(f) bendi anlamında A.B.D. ile bağlantı kurularak hizmetin coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıcı olacağına dair mahkeme görüşü yerinde değildir.
Öte yandan, dava konusu markada yer alan "Amerikan Kültür" kelimelerinin içerdiği anlam itibariyle 41/01. altgruptaki eğitim öğretim hizmetleri bakımından yabancı dilde verilen eğitim öğretim hizmetinin nitelik ve amacının belirtmesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nun 7/1-(c) bendi anlamında tasviri işaret niteliğinde bulunduğuna ilişkin mahkeme görüşü isabetli ise de, davacı karşı davalı tarafça marka hükümsüzlüğüne dair açılan karşı davada dava konusu markanın tanınmışlık düzeyine getirildiği savunulmuştur. Dairemizin 19.02.2004 tarih ve 5445/1483 sayılı kararında da açıklandığı üzere 556 sayılı KHK'sin 7/son ve 42/son maddelerinde düzenlenen bir işarete kullanımla ayırt edicilik kazandırılmasına bağlanan hukuki sonuçlar tanınmış markalar bakımından da evleviyetle uygulanmalıdır.
Bunun yanında, Dairemizin 02.06.2006 tarih 3308/6634 ve 18.06.2007 tarih 6884/9262 sayılı kararlarında 556 sayılı KHK'nin 42/son fıkrasının "bir markanın tescil edildikten sonra ve hükümsüzlük davası açılıncaya kadar geçen sürede kullanılması sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler için ayırt edici nitelik kazanmış olması hallerinde de hükümsüz kılınamayacağı şeklinde uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın karşı davanın açıldığı tarih itibariyle 41/01. altgruptaki hizmetler bakımından tanınmış olup olmadığı ve davacı karşı davalının 556 sayılı KHK'nin 42/son fıkrasında düzenlenen kullanımla ayırtedicilik nitelik kazandırılması ilkesinden evleviyetle yararlanıp yararlanamayacağı hususlarında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 41/01. altgruptaki hizmetler bakımından eksik incelemeye dayalı karar verilmesi yerinde görülmediğinden karşı davanın davacı karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece verilen karardan sonra dava konusu markanın kısmi olarak dava dışı bir şirkete devredildiğine ilişkin TPE kayıtları dosyaya ibraz edilmiştir. O halde, davacı karşı davalı vekilinin bu yoldaki beyanları araştırılıp devre ilişkin belge örnekleri celbedilmek suretiyle gerektiğinde HUMK'nun 186. maddesine göre işlem yapılması gerekeceğinden açıklanan bu husus bakımından da kararın davacı karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı karşı davalı vekilinin marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat isteminin reddine ilişkin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15105 E. 2011/4868 K.
Ortak:tekel hakkı · iyiniyet · ilan · iltibas · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın iktisadi işletme adına ... tarafından açıldığı, «dava konusu» markanın sahibinin de “Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesi olduğu, davacı işletme ve ...’in dernek ile bağlantıları, ticaret sicilindeki kayıt dikkate alındığında «husumet» sorunu bulunmadığı, Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğu, davacı tarafın “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini 16, 41 ve 42.sınıflar için 24.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere marka olarak tescil ettirdiği, derneğin iktisadi işletmesi eli ile İngilizce dil kursları konusunda franchise yoluyla da eğitim yaptığı, tescilli markanın hükümsüzlük kararı verilinceye kadar sahibine sağladığı tüm hakları verdiği, bu kullanımın hukuk dışı olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ve davalı derneklerin asıl faaliyetlerinden olan yabancı dil kursları açısından “Amerikan Kültür Derneği”, “Amerikan Kültür” gibi ibareleri kullandığı, hizmetin konusunu, cinsini, niteliğini anlattığının tartışmasız olduğu, bu ibarelerin ayırt edici niteliği olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 5.maddesi uyarınca aranması gereken temel niteliğin eksik olduğu, ayrıca markanın, Amerikan Konsolosluk veya Elçilikleri ile bağlantı referansı taşıması nedeniyle «iyiniyetli» olmayan bir başvurunun tescili olduğu, marka sahibinin belirtilen bağlantı işlevine ilişkin bir «tekel hakkını» elde etmede tescil sınıfı mal ve hizmet açısından hakkı olmayacağı, dava konusu markanın kullanımıyla verilecek ürün ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve kaynağı konusunda da halkta yanlış anlama olasılığının ortada olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/c, e, 42/1-e maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı (karşı davacı) taraf davacı (karşı davalı) tarafın dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin de kaldırılmasını istediği, ancak iki derneğin de Dernekler Sicili’ne kayıtlı olup, uyuşmazlığın derneklerin ticari olmayan faaliyetleri ile ilgili olmadığı, her biri farklı şehirde merkezlenmiş derneklerin adlarının «iltibasının» söz konusu olamayacağı gibi dernek olarak faaliyetleri dikkate alındığında istemin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davalarında hükmün «ilanına» dair hüküm bulunmadığı, davacı (karşı davalı) iktisadi işletmenin 30818 kod numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, davacının tecavüzün önlenmesi, …
Benzer bu kararda… nın sahibinin de “Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesi olduğu, davacı işletme ve ...’in dernek ile bağlantıları, ticaret sicilindeki kayıt dikkate alındığında «husumet» sorunu bulunmadığı, Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğu, davacı tarafın “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini 16, 41 ve 42.sınıflar için 24.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere marka olarak tescil ettirdiği, derneğin iktisadi işletmesi eli ile İngilizce dil kursları konusunda franchise yoluyla da eğitim yaptığı, tescilli markanın hükümsüzlük kararı verilinceye kadar sahibine sağladığı tüm hakları verdiği, bu kullanımın hukuk dışı olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ve davalı derneklerin asıl faaliyetlerinden olan yabancı dil kursları açısından “Amerikan Kültür Derneği”, “Amerikan Kültür” gibi ibareleri kullandığı, hizmetin konusunu, cinsini, niteliğini anlattığının tartışmasız olduğu, bu ibarelerin ayırt edici niteliği olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 5.maddesi uyarınca aranması gereken temel niteliğin eksik olduğu, ayrıca markanın, Amerikan Konsolosluk veya Elçilikleri ile bağlantı referansı taşıması nedeniyle «iyiniyetli» olmayan bir başvurunun tescili olduğu, marka sahibinin belirtilen bağlantı işlevine ilişkin bir «tekel hakkını» elde etmede tescil sınıfı mal ve hizmet açısından hakkı olmayacağı, dava konusu markanın kullanımıyla verilecek ürün ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve kaynağı konusunda da halkta yanlış anlama olasılığının ortada olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/c, e, 42/1-e maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı (karşı davacı) taraf davacı (karşı davalı) tarafın dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin de kaldırılmasını istediği, ancak iki derneğin de Dernekler Sicili’ne kayıtlı olup, uyuşmazlığın derneklerin ticari olmayan faaliyetleri ile ilgili olmadığı, her biri farklı şehirde merkezlenmiş derneklerin adlarının «iltibasının» söz konusu olamayacağı gibi dernek olarak faaliyetleri dikkate alındığında istemin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davalarında hükmün «ilanına» dair hüküm bulunmadığı, davacı (karşı davalı) iktisadi işletmenin 30818 kod numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, davacının tecavüzün önlenmesi, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/2746 E. 2024/4228 K.
Ortak:ayırt edicilik · ilan · dahili dava · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın iktisadi işletme adına ... tarafından açıldığı, «dava konusu» markanın sahibinin de “Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesi olduğu, davacı işletme ve ...’in dernek ile bağlantıları, ticaret sicilindeki kayıt dikkate alındığında «husumet» sorunu bulunmadığı, Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğu, davacı tarafın “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini 16, 41 ve 42.sınıflar için 24.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere marka olarak tescil ettirdiği, derneğin iktisadi işletmesi eli ile İngilizce dil kursları konusunda franchise yoluyla da eğitim yaptığı, tescilli markanın hükümsüzlük kararı verilinceye kadar sahibine sağladığı tüm hakları verdiği, bu kullanımın hukuk dışı olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ve davalı derneklerin asıl faaliyetlerinden olan yabancı dil kursları açısından “Amerikan Kültür Derneği”, “Amerikan Kültür” gibi ibareleri kullandığı, hizmetin konusunu, cinsini, niteliğini anlattığının tartışmasız olduğu, bu ibarelerin ayırt edici niteliği olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 5.maddesi uyarınca aranması gereken temel niteliğin eksik olduğu, ayrıca markanın, Amerikan Konsolosluk veya Elçilikleri ile bağlantı referansı taşıması nedeniyle «iyiniyetli» olmayan bir başvurunun tescili olduğu, marka sahibinin belirtilen bağlantı işlevine ilişkin bir «tekel hakkını» elde etmede tescil sınıfı mal ve hizmet açısından hakkı olmayacağı, dava konusu markanın kullanımıyla verilecek ürün ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve kaynağı konusunda da halkta yanlış anlama olasılığının ortada olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/c, e, 42/1-e maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı (karşı davacı) taraf davacı (karşı davalı) tarafın dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin de kaldırılmasını istediği, ancak iki derneğin de Dernekler Sicili’ne kayıtlı olup, uyuşmazlığın derneklerin ticari olmayan faaliyetleri ile ilgili olmadığı, her biri farklı şehirde merkezlenmiş derneklerin adlarının «iltibasının» söz konusu olamayacağı gibi dernek olarak faaliyetleri dikkate alındığında istemin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davalarında hükmün «ilanına» dair hüküm bulunmadığı, davacı (karşı davalı) iktisadi işletmenin 30818 kod numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, davacının tecavüzün önlenmesi, …
… yön bulunmamasına ve esasen MK ve Dernekler Kanunu'na göre kurulan davacı derneğin tüzüğünde yazılı gayeyi gerçekleştirmesi için gelir sağlamak üzere oluşturulan ve «ticaret siciline tescil» edilen dernek iktisadi işletmesinin faaliyet konusu olan "yabancı dil kursları düzenlemek" hizmetinin «dahil» olduğu 41/01. altgruptaki "eğitim öğretim hizmetleri" ile sınırlı olarak marka tescili yaptırması gerekirken, sözkonusu iktisadi işletme amacını aşacak biçimde bu altgrup dışında kalan 16, 41 ve 42. ticaret ve hizmet sınıflarında da «dava konusu» ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin «kötüniyetli» tescil niteliğinde olmasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih 2008/11-50 Esas ve 2008/57 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kötüniyetle te …
Dairemizin 19.02.2004 tarih ve 5445/1483 sayılı kararında da açıklandığı üzere 556 sayılı KHK'sin 7/«son» ve 42/son maddelerinde düzenlenen bir işarete kullanımla «ayırt edicilik» kazandırılmasına bağlanan hukuki sonuçlar tanınmış markalar bakımından da evleviyetle uygulanmalıdır.
Benzer bu kararda… maralı markaların hükümsüzlüğü-terkinine yönelik açılan davada davalı olarak gösterilen Amerikan Kültür Derneği ile bu markaların adına tescil edildiği ...'nin aynı «tüzel kişilik» olduğu ve böylece davada «husumet» engelinin olmadığı, söz konusu marka tescil numaraları ile tescili sağlanan AMERİKAN KÜLTÜR DERNEĞİ ve AMERİCAN CULTURAL ASSOCIATION ibareleri itibariyle bu ibarelerin davacı tarafından tescilden önceki dönemde kullanıldığı, «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, davalı tarafından tescil ettirilen markada kullanılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli bulunan yukarıdak …
Özel Eğitim Hizmetleri Bilgisayar Donanım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kısmen devredildiği ve bu devrin marka siciline 18.07.2008 tarihinde «şerh» ve «ilan» olunduğu Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) gelen tescil dosyası içeriğinden anlaşıldığı, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu «üçüncü kişiye» devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı olduğu ve buna göre «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi dilerse dava konusunu üçüncü kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebileceği, dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesi (HUMK md …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · muvazaa · cy/cy şerhi · derdestlik · üçüncü kişi · yenileme · tüzel kişilik · temlik
Benzer bu karardaÖzel Eğitim Hizmetleri Bilgisayar Donanım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine kısmen devredildiği ve bu devrin marka siciline 18.07.2008 tarihinde «şerh» ve «ilan» olunduğu Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) gelen tescil dosyası içeriğinden anlaşıldığı, dava açıldıktan sonra iki taraftan biri dava konusunu «üçüncü kişiye» devrederse diğer tarafın seçimlik hakkı olduğu ve buna göre «temlik» eden taraf ile olan davasından vazgeçip dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edebileceği gibi dilerse dava konusunu üçüncü kişiye devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürebileceği, dava konusunun davalı şirket tarafından dava dışı şahsa devredilmesi ve «husumet itirazının» yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek olması karşısında mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesi (HUMK md …
… olmadığından satış bedelinin düşük gösterildiği, ... yetkilisi Ali Gülbaş tarafından markanın ...'e 1.000,00 TL bedelle devredildiği marka bedelinin düşük olmasının «muvazaa» iddiasını desteklediği, davalılardan Amerikan Kültür Derneğinin kuruluşundan beri isminin sık sık değiştirdiği ve bu suretle davalı derneğin isminin gittikçe davacı derneğin ismine yaklaştığı, davacı tarafın Amerikan Kültür ibaresi üzerinde öncelikli hak sahibi olduğu hususunun davaya konu olduğu, davalı aleyhine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onandığı, buna rağmen davalı taraflarca bu ibareyi andıran ve bu ibare kapsamında değerlendirilebilecek olan bu davaya konu markalar ile ilgili tescil taleplerinin devam ettiği öncesinde alınan markalarında kullanımının devam ettiği bu hususun açıkça «kötü niyet» olduğu gerekçesiyle 2012/147 E. sayılı asıl dava dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile 2007/06601 nolu markanın ve 2004/30818 nolu markanın «yenilenmediği» ve hükümden düştüğü gözetilerek hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ... şirketi adına kayıtlı "2007/71354 nolu American Cultural Association" ibareli markanın 41 inci sınıf yönünden hükümsüz kılınmasına ve sicilden terkinine, Amerikan Kültür Derneği adına açılan davanın pasif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine, ... adına kayıtlı 2004/46534 nolu marka hakkında açılan davanın «derdestlik» sebebiyle reddine, birleşen Eskişehir 3.
… maralı markaların hükümsüzlüğü-terkinine yönelik açılan davada davalı olarak gösterilen Amerikan Kültür Derneği ile bu markaların adına tescil edildiği ...'nin aynı «tüzel kişilik» olduğu ve böylece davada «husumet» engelinin olmadığı, söz konusu marka tescil numaraları ile tescili sağlanan AMERİKAN KÜLTÜR DERNEĞİ ve AMERİCAN CULTURAL ASSOCIATION ibareleri itibariyle bu ibarelerin davacı tarafından tescilden önceki dönemde kullanıldığı, «ayırt ediciliğinin» sağlandığı, davalı tarafından tescil ettirilen markada kullanılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli bulunan yukarıdak …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12175 E. 2014/19106 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye koyma borcu · el koyma · mutabakat · mahsup · anonim şirket · protokol · yönetim kurulu kararı · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaOysa, davacı taraf 100.000 TL sermaye «koyma» borcunun 46.000 TL kısmının banka havalesi yoluyla ödendiğini, davalının bakiye 54.000 TL borcu olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, davalı taraf ise tüp bebek uzmanı olduğunu, dava dışı Eğitim Sağlık Kültür Derneği'nin işlettiği tıp merkezinde bila bedel çalıştığını, anılan dernek ile davacı şirket arasında «protokol» düzenlendiğini, buna göre tıp merkezinin gelirlerinin % 90 kısmının davacı şirkete verileceğini, davalının sermaye koyma borcunu buradaki çalışma ücreti ile ödediğini, bu kapsamda 41.000 TL ücret alacağının sermaye borcu olarak davacı şirket «yönetim kurulu» başkanına para makbuzu ile verildiğini savunmuş, bu savunmasını ispat zımmında davacı ile Eğitim Sağlık Kültür Derneği arasındaki 01.03.2004 tarihli protokole, dernek başkanı Tarafından düzenlenen 41.000 TL davalının alacağı (hissesine devredeceği) ücretler isimli belgeye, yine davacı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından imzalanan 41.000 TL tutarlı para makbuzuna dayanmış, anılan belgeler incelendiğinde gerçekten de davalının tıp merkezindeki çalışmalarından ötürü tahakkuk eden 41.000 TL alacağın karşılıklı «mutabakatla» «sermaye koyma borcu» yerine kabul edildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece davacı şirket «yönetim kurulu» başkanına para makbuzu ile ödenen 41.000 TL'nin sermaye «koyma» borcundan «mahsup» edilerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Dava, «anonim şirket» sermaye «koyma» borcundan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 41.000 TL ödemeye ilişkin olarak davacı şirket «defterlerinde» kayıt bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 41.000 TL ve 13.000 TL'ne ilişkin şirket «defterlerinde» kayıt olmadığı, bakiye 54.000 TL ödenmemiş sermaye borcu bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/10827 E. , 2010/6039 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.05.2008 tarih ve 2007/54 - 2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.05.2010 gününde davacı ve karşı davalı avukatı ... ile davalı ve karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, yabancı dil kursları işletme hakkına da sahip olan Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğunu ve Antalya, Alanya, Kahramanmaraş, Denizli, İstanbul, Samsun gibi şubeler açtığını, derneklerin ticari faaliyette bulunamaması nedeniyle müvekkilinin garantör olması amacıyla Amerikan Kültür Derneği adına Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesinin kurulmasına öncülük ettiğini, sonrasında davacı adına 2004 30818 kod numarası ile “AMERİKAN KÜLTÜR DERNEĞİ” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, İktisadi İşletme Statüsüne kavuşan Derneğin, İktisadi İşletme adı altında Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak İstanbul Şişli’de Özel Amerikan Kültür Derneği Yabancı Dil Kursu’nu faaliyete geçirdiğini, dava tarihi itibariyle Milli Eğitim Bakanlığı onay işlemleri devam eden şubeler ile toplam 17’ye ulaşan bayilikleri ile Amerikan Kültür Derneği Yabancı Dil Kursları’nın Türkiye’nin en büyük ve en çok bayisi bulunan yabancı dil kurusu olduğunu, buna rağmen 1954 yılından bu yana İzmir’de İngilizce öğrettiğini iddia eden Türk-Amerikan Derneği’nin tanıtım ve reklamını yaptığı internet adresinin giriş sayfasında “Amerikan Kültür Derneği" olarak bilinen İzmir-Amerikan Derneği İngilizce kurslarını 59 yılı aşkın süredir ….adresinde sürdürmektedir.”, “Şubemiz Yoktur” ibaresini kullanarak müvekkiline ait tescilli isminin haksız ve dayanaksız olarak kullandığını, müvekkilinin ve şubelerinin de ticari itibarını ciddi anlamda zedelediğini, 59 yıldır eğitim verdiğini iddia eden kurumun Milli Eğitim Bakanlığı’na kayıtlı isminin “Özel Türk-Amerikan Derneği Yabancı Dil Kursu”, derneğin adının ise “İzmir Türk-Amerikan Derneği” olup, “Amerikan Kültür Derneği” isminin müvekkiline ait olup her anlamda öncelik hakkına sahip olduğunu ileri sürerek, davacı adına tescilli “AMERİKAN KÜLTÜR DERNEĞİ” ibareli markanın davalı tarafın her türlü etiket, tabela, flama, tanıtım broşürleri, poşet, ambalaj, antetli kağıt, internet sayfaları ve her türlü yazılı ve sözlü basın-yayın araçları ile tanıtımlarında kullanmaktan men’i ile gerekirse imhasına, haksız rekabetin önlenmesine, şimdilik 1.000 YTL maddi ve 75.000 YTL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, dava konusu markanın davacı iktisadi işletme adına değil, Dernek adına tescilli olduğunu, tüzel kişiliği ve hak ehliyeti bulunmayan iktisadi işletmelerin taraf ehliyeti olmadığını, müvekkili İzmir Türk-Amerikan Derneği ve bunun paralelinde Ankara’da faaliyet gösteren Türk Amerikan Derneği’nin 1950’li yıllarda Amerikalılar ile Türkler arasındaki ilişkilerin gelişmesiyle iki ülke dostluğunu ve kültür ilişkilerini güçlendirmek amacıyla bir grup Türk ve Amerikalı tarafından kurulduğunu, müvekkili derneğin binasının bulunduğu arsanın dahi Amerikan Konsolosluğu tarafından bağışlandığını, müvekkilinin ve Ankara’da aynı paralelde faaliyet gösteren Türk Amerikan Derneği’nin 50 yılı aşkın süre içerisinde gösterdiği çalışmaları sonucunda halk tarafından özelilikle lisan kursları yönünden yoğun bir talep ve ilgi ile karşılandığını, davacı tarafın yöneticilerinin ve özelilikle ...
isimli şahsın tamamen kötü niyetli olarak müvekkilinin para, zaman, emek harcayarak halk nezdinde oluşturduğu itibarından haksız şekilde istifade etmek için dernek adı altında iltibas yaratarak, halkı yanıltacak şekilde “Amerikan Kültür Derneği” adı ile bir dernek kurduğunu, sağladıkları haksız avantajın boyutlarını geliştirmek için pek çok ilde şubeler açtığını ve “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin internet adresindeki yazıların gerçeği yansıttığını savunarak asıl davanın reddini, karşı dava ile de davacı(karşı davalı) adına tescilli “Amerikan Kültür Derneği” markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, hüküm özetinin ilanına, müvekkilinin “...” adı ile “Amerikan Kültür Derneği” adının halk tarafından özdeşleştirildiğinin, bu nedenle karşı davalının “Amerikan Kültür Derneği” adını ve markasını kullanması şeklindeki fiillerinin haksız rekabet olduğunun tespit ve men’ine, karşı davalının dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin kaldırılmasına, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, asıl davanın iktisadi işletme adına ... tarafından açıldığı, dava konusu markanın sahibinin de “Amerikan Kültür Derneği İktisadi İşletmesi olduğu, davacı işletme ve ...’in dernek ile bağlantıları, ticaret sicilindeki kayıt dikkate alındığında husumet sorunu bulunmadığı, Amerikan Kültür Derneği’nin 12.10.2001 tarihinde Eskişehir’de kurulduğu, davacı tarafın “Amerikan Kültür Derneği” ibaresini 16, 41 ve 42.sınıflar için 24.09.2004 tarihinden geçerli olmak üzere marka olarak tescil ettirdiği, derneğin iktisadi işletmesi eli ile İngilizce dil kursları konusunda franchise yoluyla da eğitim yaptığı, tescilli markanın hükümsüzlük kararı verilinceye kadar sahibine sağladığı tüm hakları verdiği, bu kullanımın hukuk dışı olarak nitelendirilemeyeceği, davacı ve davalı derneklerin asıl faaliyetlerinden olan yabancı dil kursları açısından “Amerikan Kültür Derneği”, “Amerikan Kültür” gibi ibareleri kullandığı, hizmetin konusunu, cinsini, niteliğini anlattığının tartışmasız olduğu, bu ibarelerin ayırt edici niteliği olmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nin 5.maddesi uyarınca aranması gereken temel niteliğin eksik olduğu, ayrıca markanın, Amerikan Konsolosluk veya Elçilikleri ile bağlantı referansı taşıması nedeniyle iyiniyetli olmayan bir başvurunun tescili olduğu, marka sahibinin belirtilen bağlantı işlevine ilişkin bir tekel hakkını elde etmede tescil sınıfı mal ve hizmet açısından hakkı olmayacağı, dava konusu markanın kullanımıyla verilecek ürün ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve kaynağı konusunda da halkta yanlış anlama
olasılığının ortada olduğu, 556 sayılı KHK’nin 7/c, e, 42/1-e maddesi uyarınca da markanın hükümsüzlüğü gerektiği, davalı (karşı davacı) taraf davacı (karşı davalı) tarafın dernek adında yer alan “Amerikan Kültür” ibaresinin de kaldırılmasını istediği, ancak iki derneğin de Dernekler Sicili’ne kayıtlı olup, uyuşmazlığın derneklerin ticari olmayan faaliyetleri ile ilgili olmadığı, her biri farklı şehirde merkezlenmiş derneklerin adlarının iltibasının söz konusu olamayacağı gibi dernek olarak faaliyetleri dikkate alındığında istemin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davalarında hükmün ilanına dair hüküm bulunmadığı, davacı (karşı davalı) iktisadi işletmenin 30818 kod numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, davacının tecavüzün önlenmesi, durdurulması ile tazminat istemlerinin de dayanaksız kaldığı sonucuna varılarak, asıl davanın reddine;
karşı davanın kısmen kabulü ile davacı(karşı davalı) adına kayıtlı 30818 numaralı “Amerikan Kültür Derneği” markasının 556 sayılı KHK’nin 7/c ve 42.maddeleri gereğince hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen MK ve Dernekler Kanunu'na göre kurulan davacı derneğin tüzüğünde yazılı gayeyi gerçekleştirmesi için gelir sağlamak üzere oluşturulan ve ticaret siciline tescil edilen dernek iktisadi işletmesinin faaliyet konusu olan "yabancı dil kursları düzenlemek" hizmetinin dahil olduğu 41/01. altgruptaki "eğitim öğretim hizmetleri" ile sınırlı olarak marka tescili yaptırması gerekirken, sözkonusu iktisadi işletme amacını aşacak biçimde bu altgrup dışında kalan 16, 41 ve 42. ticaret ve hizmet sınıflarında da dava konusu ibareyi marka olarak tescil ettirmesinin kötüniyetli tescil niteliğinde olmasına, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih 2008/11-50 Esas ve 2008/57 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere kötüniyetle tescilin varlığı halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecek bulunmasına göre, davalı karşı davacı vekilinin tüm, davacı karşı davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu 2004/30818 sayılı markada "Amerikan Kültür Derneği" ibaresinin yer alması nedeniyle, dava konusu markanın tescilli olduğu 41/01. altgruptaki eğitim öğretim hizmetleri bakımından 556 sayılı KHK'nin 7/1-(f) bendi anlamında A.B.D. ile bağlantı kurularak hizmetin coğrafi kaynağı konusunda halkı yanıltıcı olacağına dair mahkeme görüşü yerinde değildir.
Öte yandan, dava konusu markada yer alan "Amerikan Kültür" kelimelerinin içerdiği anlam itibariyle 41/01. altgruptaki eğitim öğretim hizmetleri bakımından yabancı dilde verilen eğitim öğretim hizmetinin nitelik ve amacının belirtmesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nun 7/1-(c) bendi anlamında tasviri işaret niteliğinde bulunduğuna ilişkin mahkeme görüşü isabetli ise de, davacı karşı davalı tarafça marka hükümsüzlüğüne dair açılan karşı davada dava konusu markanın tanınmışlık düzeyine getirildiği savunulmuştur. Dairemizin 19.02.2004 tarih ve 5445/1483 sayılı kararında da açıklandığı üzere 556 sayılı KHK'sin 7/son ve 42/son maddelerinde düzenlenen bir işarete kullanımla ayırt edicilik kazandırılmasına bağlanan hukuki sonuçlar tanınmış markalar bakımından da evleviyetle uygulanmalıdır.
Bunun yanında, Dairemizin 02.06.2006 tarih 3308/6634 ve 18.06.2007 tarih 6884/9262 sayılı kararlarında 556 sayılı KHK'nin 42/son fıkrasının "bir markanın tescil edildikten sonra ve hükümsüzlük davası açılıncaya kadar geçen sürede kullanılması sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler için ayırt edici nitelik kazanmış olması hallerinde de hükümsüz kılınamayacağı şeklinde uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, hükümsüzlüğü istenen dava konusu markanın karşı davanın açıldığı tarih itibariyle 41/01. altgruptaki hizmetler bakımından tanınmış olup olmadığı ve davacı karşı davalının 556 sayılı KHK'nin 42/son fıkrasında düzenlenen kullanımla ayırtedicilik nitelik kazandırılması ilkesinden evleviyetle yararlanıp yararlanamayacağı hususlarında yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 41/01. altgruptaki hizmetler bakımından eksik incelemeye dayalı karar verilmesi yerinde görülmediğinden karşı davanın davacı karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece verilen karardan sonra dava konusu markanın kısmi olarak dava dışı bir şirkete devredildiğine ilişkin TPE kayıtları dosyaya ibraz edilmiştir. O halde, davacı karşı davalı vekilinin bu yoldaki beyanları araştırılıp devre ilişkin belge örnekleri celbedilmek suretiyle gerektiğinde HUMK'nun 186. maddesine göre işlem yapılması gerekeceğinden açıklanan bu husus bakımından da kararın davacı karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı karşı davalı vekilinin marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve tazminat isteminin reddine ilişkin asıl davaya yönelik temyiz istemlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı ...-Amerikan Derneği vekilinin tüm, davacı karşı davalı ... Kültür Derneği vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle karşı davaya ilişkin kararın davacı karşı davalı ... Kültür Derneği yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ve karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı ve karşı davalıya iadesine, 28.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021128100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz