Tahsil talepleri
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10670 E. 2010/5215 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 308/b↗ yönetici sorumluluğu↗ zimmet↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ sözleşmenin feshi↗ müteselsil sorumluluk↗ ek prim↗ iş bölümü↗ infaz↗ fesih↗ temerrüt faizi↗ kâr payı↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre, anasözleşmenin 6/5 nci bendinde ve 44 ncü maddesinde, kooperatifin sadece finansman kuruluşlarından borç para alabileceği, kişilerden borç para alınabileceğine dair genel kurulca bir karar da verilmediği, toplanan ile geri ödenen meblağ farkı olan 10.344.283.000 TL zarar doğduğu, davalı ...' nın 30.06.1996-14.02.1999, diğer davalıların 01.07.1991- 14.02.1999 tarihleri arasında yöneticilik yaptıkları, 177.095.000 TL vergi cezası ödenmesine neden oldukları, kooperatifin o dönemde yüklenicisine ait olan, o dönemde ödenmeyen ve davalılarca takibi yapılmayan 3.615.400.000 TL fazla SSK priminin kooperatifçe ödenmesine neden oldukları, 14.02.1999 genel kurul tarihi ile dava tarihi arasında oluşan temerrüt faizi miktarını da davacının borçlandırılarak, tahsilini ıslah dilekçesinde istediği, diğer istemin kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, her iki davada davalılardan ... ile ...temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ceza davasının işbu dava konusu eylemlerle ilgisi bulunmamasına ve 1994 yılındaki zimmet olayı ile ilgili olmamasına ve davalıların görevlerinin sona ermesi üzerine davacı kooperatifin yüklenici aleyhine açtıkları dava sonunda 3.615.000.000 TL' nın 10.05.2000 tarihinden itibaren işbu davada olduğu gibi sorumlu tutulup, o kararın kesinleşmesine göre bu kaleme ilişkin hükmün tahsilde tekerrür olmamak üzere infazda nazara alınacağının mümkün ve tabii olmasına göre davalılardan ... ve...' nın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif yöneticileri olan davalılar hakkında tazminat istemine ilişkindir.
Anasözleşmenin 6/5 ve 44 ncü maddelerine aykırı olarak tüm davalılar yönetim kurulu olarak, kişilerden faiziyle borç para alınmasına karar vermişler, kararı imzalamışlardır. Kararda imzası bulunan davalı ...'nın, borç alınan paraların alınmasına ve geri ödenmesine ilişkin 28.09.1998-01.11.1999 tarihleri arasındaki belgelerde imzası yok ise de, bu davalının da müteselsil sorumlu olduğuna, ayrı bir iş bölümü yapılmadığına ve bu uygulamaya karşı çıkmadığına göre, 16.04.2007 tarihli ek raporda da açıklandığı üzere ...bu nedenlerle borç para faizinden doğan davacı zararından ilke olarak sorumludur. Her iki davalı zarardan ilke olarak sorumlu ise de, davalıların yanıt dilekçesinde ve rapora itiraz dilekçesinde, borç alınan paralarla sonuçta kooperatif yararına işler yapıldığı, kooperatifin daha avantajlı hale geldiği ayrıntıları ile açıklanmış denetim raporlarında da buna işaret edildiği savunulmuştur. Gerçekten de zimmete para geçirme sözkonusu olmayıp, özellikle sözleşmeye rağmen yükleniciye hak ettiği arsa payı verilmeyip, kooperatif bünyesinde tutulması ve yükleniciye nakit para verilmesi suretiyle kooperatif yararına hareket edildiği savunması üzerinde durulması, borç para alınmaya başlandığı tarihteki kooperatifin geldiği durum ile borç paranın geri ödenmesinin bittiği tarih arasında kooperatifin ulaştığı durum arasnıdaki fark tespit edilerek, bu savunmanın haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Davalıların bu noktaya ilşikin savunmalarına ve rapora itirazlarına rağmen savunmanın bu yönü üzerinde hiç durulmaması doğru olmamış, asıl davada bu kaleme yönelik verilen hükmün davalıdan ... ve ...yararına bozulması gerekmiştir.
3- Birleşen davada davalı ...' nın temyizine gelince; birleşen dava zarar kalemi yüklenici ile olan sözleşmenin feshi sırasında yükleniciden SSK ile ilişik kesme belgesi aranmadan SSK prim borçlarına ilişkin teminat alınmadan, SSK' dan prim borcu olupolmadığı sorulmadan feshin yapıldığı iddiasına dayalı olup, 1995 yılında yapılan fesihten sonra ...30.06.1996 tarihinde yönetime seçilmiştir...., rapora itirazında fesih sırasında görevde olmadığını savunmuş olup, ek bilirkişi raporunda davacı kooperatifin yüklenicinin SSK prim borçlarını iskan ruhsatı aşamasında 10.05.2000 tarihinde SSK' na dava konusu 3.615.000.000 TL ödeme zorunda kaldığı, dönem olarak 1996 ve 1997 yıllarına ilişkin borçların ödendiği, bu dönemin...' nın görevde olduğu döneme denk geldiği sonucuna varılmıştır. SSK borçları için sonradan davalıların yüklenici aleyhine icra takibi yapmadığı da iddia edilmiş, faizin artmasına da...' nın döneminde neden olunduğu bu şekilde iddia edilmiş olmaktadır. Göreve geldiğinde davalı ...' nın kendilerinden önceki yöneticilerin sorumluluk doğuran ve kendi dönemine de sarkan zararlar için basiretli davranması ve denetçilere bildirmesi TTK' nun 337 nci maddesinin ona yüklediği bir görevdir. Bu madde kapsamındaki yükümlülüğün yeni yöneticinin seçildiği hesap yılı içindeki, açık ve seçik olan ve yeni dönemdeki işler sırasında öğrenilmesi gereken yolsuzluklar ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Yoksa kendisinden önceki dönemin başa kadar incelemesi yükümlülüğü yüklenemez. Kurul halinde çalışan yönetim kurulu üyeleri, 337 nci madde nedeniyle tek başına hareket etme görev ve hakları da vardır. Bu madde kapsamında denetçilere bildirmesi gereken yolsuzluğu bildirmeyen yönetici kendinden önceki üyelerin sorumluluğuna aynen katılır. TTK' nun 308 nci maddesinde yer alan "yolsuzluk vaki olup olmadığını incelemekle mükelleftir" şeklinde bir buyucuru kuralı 337 nci maddeye konulmamakla, kendinden önceki tüm işlemlerin göreve gelir gelmez önce incelemesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme amaçlanmamıştır.
Bu itibarla, birleşen davanın davalılardan...' nın hukuki durumunun bu açıklamalar ve esaslar çerçevesinde ele alınıp sonucuna göre bir karar verilmemesi gerekirken, bu yönden bir inceleme ve gerekçe içermeyen hükmün bu nedenle davalılardan ...yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5741 E. 2011/16434 K.
Ortak:ek prim
İncelediğiniz kararda… gi cezası ödenmesine neden oldukları, kooperatifin o dönemde yüklenicisine ait olan, o dönemde ödenmeyen ve davalılarca takibi yapılmayan 3.615.400.000 TL fazla SSK «priminin» kooperatifçe ödenmesine neden oldukları, 14.02.1999 genel kurul tarihi ile dava tarihi arasında oluşan «temerrüt faizi» miktarını da davacının borçlandırılarak, tahsilini «ıslah» dilekçesinde istediği, diğer istemin kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
3- Birleşen davada davalı ...' nın temyizine gelince; birleşen dava zarar kalemi yüklenici ile olan «sözleşmenin feshi» sırasında yükleniciden SSK ile ilişik kesme belgesi aranmadan SSK «prim» borçlarına ilişkin «teminat» alınmadan, SSK' dan prim borcu olupolmadığı sorulmadan feshin yapıldığı iddiasına dayalı olup, 1995 yılında yapılan fesihten sonra ...30.06.1996 tarihinde yönetime seçilmiştir...., rapora itirazında «fesih» sırasında görevde olmadığını savunmuş olup, ek bilirkişi raporunda davacı kooperatifin yüklenicinin SSK prim borçlarını iskan ruhsatı aşamasında 10.05.2000 tarihin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket ortağı olması nedeniyle kendisine bir ücret ödenmesi ve SSK «primi» yatırılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, her ay yapıldığı ileri sürülen 1.000 TL'lik aylık ödemenin şirket kayıt ve belgelerinde yer almadığı, davacı tarafça «ibraz» edilen 04.01.2006 tarihli belgenin de kredi kartı alınması için verildiği bu nedenle dayanaksız olduğu gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Görev «kamu düzenine» ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınmalıdır.
Mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10670 E. , 2010/5215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2007 tarih ve 2000/67-2007/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak asıl ve birleşen davada ... ile ...tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.05.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı asillerden ... ve ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı ve davalı asiller dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili kooperatifin yöneticileri olan davalıların görevde oldukları 18.11.1996-23.09.1998 tarihleri arasında genel kurul kararı olmadan dava dışı dört kişiden tefeci piyasası faiziyle kooperatif adına borç para aldıklarını, toplam 21.865.000.000 TL borç alınan paraya karşılık 32.129.083.000 TL geri ödeme yapıldığını, aradaki 10.264.083.000 TL faizin kooperatif kasasından çıktığını, üyelere ait ince işler için kooperatif bütçesinden 6.595.767.812 TL harcama yapılmak suretiyle de zarar doğduğunu, ayrıca 177.095.000 TL vergi cezası ve faizin ödenmesine de davalıların neden olduğunu, 14.02.1999 tarihinde yapılan genel kurulda öğrenilen bu zarar nedeniyle ibra edilmeyen davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, ceza davasının da devam ettiğini ileri sürerek, toplam 17.036.000.000 TL' nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, yüklenici firmanın inşaat faaliyeti nedeniyle tahakkuk edip ödenmeyen SSK pirimlerini, iskan ruhsatı alabilmek için kooperatifin ödemek zorunda kaldığını, 1994 tarihli sözleşmenin 1995 yılı sonunda feshedilmesi sırasında, müteahhit firmanın SSK ile ilişik kesme keyfiyetini yerine getirip getirmediğine dikkat etmeyen, SSK' ndan bu durumu sormayan ve SSK prim borçlarını teminata bağlamayan, borçlar için takip başlatmayan davalıların sorumlu olduklarını, iskan ruhsatı alabilmek için inşaatın SSK ilişiğinin kesilmesi gerektiğini ve bunun içinde 10.05.2000 tarihinde 3.615.400.000 TL ödemede bulunulduğunu ileri sürerek, bu meblağın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve vekili, kooperatif kasasında yeterli para bulunmaması ve yeterli aidat toplanamaması, bankalardan para temin edememeleri, sözleşmeye rağmen yükleniciye arsa verilmeyip, kooperatif lehine olduğu düşünülerek aldıklarından daha yüksek oranda faizle borç para vermeleri zorunluluğunun doğması yüklenicinin SSK prim borcu nedeniyle kooperatife tedbir konulması, borç alınan paralarla inşaatın % 90 seviyeye getirilmesi karşısında, zarardan söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., yüklenici ile yapılan sözleşmenin feshi sırasında görevde olmadığını, borç para alınmasına ilişkin belgelerde imzasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporlarına göre, anasözleşmenin 6/5 nci bendinde ve 44 ncü maddesinde, kooperatifin sadece finansman kuruluşlarından borç para alabileceği, kişilerden borç para alınabileceğine dair genel kurulca bir karar da verilmediği, toplanan ile geri ödenen meblağ farkı olan 10.344.283.000 TL zarar doğduğu, davalı ...' nın 30.06.1996-14.02.1999, diğer davalıların 01.07.1991- 14.02.1999 tarihleri arasında yöneticilik yaptıkları, 177.095.000 TL vergi cezası ödenmesine neden oldukları, kooperatifin o dönemde yüklenicisine ait olan, o dönemde ödenmeyen ve davalılarca takibi yapılmayan 3.615.400.000 TL fazla SSK priminin kooperatifçe ödenmesine neden oldukları, 14.02.1999 genel kurul tarihi ile dava tarihi arasında oluşan temerrüt faizi miktarını da davacının borçlandırılarak, tahsilini ıslah dilekçesinde istediği, diğer istemin kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, her iki davada davalılardan ... ile ...temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve ceza davasının işbu dava konusu eylemlerle ilgisi bulunmamasına ve 1994 yılındaki zimmet olayı ile ilgili olmamasına ve davalıların görevlerinin sona ermesi üzerine davacı kooperatifin yüklenici aleyhine açtıkları dava sonunda 3.615.000.000 TL' nın 10.05.2000 tarihinden itibaren işbu davada olduğu gibi sorumlu tutulup, o kararın kesinleşmesine göre bu kaleme ilişkin hükmün tahsilde tekerrür olmamak üzere infazda nazara alınacağının mümkün ve tabii olmasına göre davalılardan ... ve...' nın aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif yöneticileri olan davalılar hakkında tazminat istemine ilişkindir.
Anasözleşmenin 6/5 ve 44 ncü maddelerine aykırı olarak tüm davalılar yönetim kurulu olarak, kişilerden faiziyle borç para alınmasına karar vermişler, kararı imzalamışlardır. Kararda imzası bulunan davalı ...'nın, borç alınan paraların alınmasına ve geri ödenmesine ilişkin 28.09.1998-01.11.1999 tarihleri arasındaki belgelerde imzası yok ise de, bu davalının da müteselsil sorumlu olduğuna, ayrı bir iş bölümü yapılmadığına ve bu uygulamaya karşı çıkmadığına göre, 16.04.2007 tarihli ek raporda da açıklandığı üzere ...bu nedenlerle borç para faizinden doğan davacı zararından ilke olarak sorumludur. Her iki davalı zarardan ilke olarak sorumlu ise de, davalıların yanıt dilekçesinde ve rapora itiraz dilekçesinde, borç alınan paralarla sonuçta kooperatif yararına işler yapıldığı, kooperatifin daha avantajlı hale geldiği ayrıntıları ile açıklanmış denetim raporlarında da buna işaret edildiği savunulmuştur.
Gerçekten de zimmete para geçirme sözkonusu olmayıp, özellikle sözleşmeye rağmen yükleniciye hak ettiği arsa payı verilmeyip, kooperatif bünyesinde tutulması ve yükleniciye nakit para verilmesi suretiyle kooperatif yararına hareket edildiği savunması üzerinde durulması, borç para alınmaya başlandığı tarihteki kooperatifin geldiği durum ile borç paranın geri ödenmesinin bittiği tarih arasında kooperatifin ulaştığı durum arasnıdaki fark tespit edilerek, bu savunmanın haklı olup olmadığı belirlenmelidir. Davalıların bu noktaya ilşikin savunmalarına ve rapora itirazlarına rağmen savunmanın bu yönü üzerinde hiç durulmaması doğru olmamış, asıl davada bu kaleme yönelik verilen hükmün davalıdan ... ve ...yararına bozulması gerekmiştir.
3- Birleşen davada davalı ...' nın temyizine gelince; birleşen dava zarar kalemi yüklenici ile olan sözleşmenin feshi sırasında yükleniciden SSK ile ilişik kesme belgesi aranmadan SSK prim borçlarına ilişkin teminat alınmadan, SSK' dan prim borcu olupolmadığı sorulmadan feshin yapıldığı iddiasına dayalı olup, 1995 yılında yapılan fesihten sonra ...30.06.1996 tarihinde yönetime seçilmiştir...., rapora itirazında fesih sırasında görevde olmadığını savunmuş olup, ek bilirkişi raporunda davacı kooperatifin yüklenicinin SSK prim borçlarını iskan ruhsatı aşamasında 10.05.2000 tarihinde SSK' na dava konusu 3.615.000.000 TL ödeme zorunda kaldığı, dönem olarak 1996 ve 1997 yıllarına ilişkin borçların ödendiği, bu dönemin...' nın görevde olduğu döneme denk geldiği sonucuna varılmıştır.
SSK borçları için sonradan davalıların yüklenici aleyhine icra takibi yapmadığı da iddia edilmiş, faizin artmasına da...' nın döneminde neden olunduğu bu şekilde iddia edilmiş olmaktadır. Göreve geldiğinde davalı ...' nın kendilerinden önceki yöneticilerin sorumluluk doğuran ve kendi dönemine de sarkan zararlar için basiretli davranması ve denetçilere bildirmesi TTK' nun 337 nci maddesinin ona yüklediği bir görevdir. Bu madde kapsamındaki yükümlülüğün yeni yöneticinin seçildiği hesap yılı içindeki, açık ve seçik olan ve yeni dönemdeki işler sırasında öğrenilmesi gereken yolsuzluklar ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Yoksa kendisinden önceki dönemin başa kadar incelemesi yükümlülüğü yüklenemez.
Kurul halinde çalışan yönetim kurulu üyeleri, 337 nci madde nedeniyle tek başına hareket etme görev ve hakları da vardır. Bu madde kapsamında denetçilere bildirmesi gereken yolsuzluğu bildirmeyen yönetici kendinden önceki üyelerin sorumluluğuna aynen katılır. TTK' nun 308 nci maddesinde yer alan "yolsuzluk vaki olup olmadığını incelemekle mükelleftir" şeklinde bir buyucuru kuralı 337 nci maddeye konulmamakla, kendinden önceki tüm işlemlerin göreve gelir gelmez önce incelemesi gerektiğine ilişkin bir düzenleme amaçlanmamıştır.
Bu itibarla, birleşen davanın davalılardan...' nın hukuki durumunun bu açıklamalar ve esaslar çerçevesinde ele alınıp sonucuna göre bir karar verilmemesi gerekirken, bu yönden bir inceleme ve gerekçe içermeyen hükmün bu nedenle davalılardan ...yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ... ve...' nın her iki davada verilen hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen hükmün davalılardan ... ve ...yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, birleşen davada verilen hükmün davalılardan ...yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz ilam harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 11.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021063400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz